YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Eğitim - Şiddet - Beyaz Baronlar
09 Eylül 2014 13:57

Şiddetin eğitimsiz kitleler tarafından çıkarıldığı Beyaz Türkler tarafından uydurulmuş bir şehir efsanesidir. Araştırmalarla sabittir ki, beyaz yakalı beyaz Türkler Türkiye'de şiddetin üreticisidirler. Yani şiddet üretimine eğilimleri tescillidir. Şiddetin Türkiye’deki üretiminin baş sorumluları Beyaz Türkler, baronlar ve onların koltuk değnekleridir. Hepsi de sözüm ona tepeden tırnağa eğitimlidir.

Beyaz Türkler ve baronlarının o nazik o naif görüntülerinin altında bir kont drakula kimliği yatmaktadır. Varlıkları bizatihi şiddetin ta kendisidir. Kandan ve ölümden beslenip, bulundukları mevkileri de etraflarına yaydıkları şiddet ve zulümle muhkem etmektedirler

Bunun içinde şiddet ve zulüm düzenli olarak uygular, dolayısıyla korkuyu bilinçli olarak üretirler. Halkı korkutmayı ve bu korkularını kullanılmayı, toplumu yönetme ve yönlendirme yöntemlerinden biri olarak seçmiş, yıllarca da başarıyla uygulanmışlardır. Kalabalıklar bir kere korkmaya görsün. İstediğin gibi dönüştürürsün. Sonrasıysa gelir kendiliğinden.

Bu korku imparatorluğunu sağlamada çok çeşitli argumanlar ve yöntemler kullanırlar. Ama bunların içinde iki tanesi vardır ki görünür bir şekilde öndedir. Yıllarca bu ikili işlevlerini çok iyi yerine getirmiştir. Baronların ve Beyaz Türklerin korku imparatorluğu bunlarsız kötürümdür. Bunlar, korku imparatorluğunun bir nevi koltuk değnekleridir.

1. koltuk değneği; toplumda genelde gazeteci diye bilinen bir kısım provokatör zevattır. Gazetecilik esas meslekleri değildir. Buna rağmen, kendilerini topluma sürekli olarak gazeteci diye lanse ederler. Bunlar şiddet ve her türlü melanet goy goyculuğunda lider ve her biri usta provokatördürler. Sıfatları her ne kadar gazeteci de olsa her kılığa girer, bukalemunlar gibi şekilden şekle geçerler. Şeriat gelse, ilk molla kisvesine bunlar bürünürler. Kominizim gelse, işleri kolay biz zaten öyleydik derler. Faşizm gelse, çakallığı kurtluğun çok öncesinde bilirler.

2. koltuk değneği; sıfatları politikacı olan azgın kompradorlardır. En az gazeteci kılıklı provokatörler kadar zararlıdırlar. Her türlü şiddetin politik alt yapısını ve detay planları hazırlarlar. Geniş halk yığınlarını şiddet sarmallarının tam ortasına ustalıkla atarlar. Bu şer ikili birbirlerini tamamlayan değişmez unsurlardır. Şiddet üretiminde ve rantın paylaşımında ayrılmaz ortaktırlar. Hem de büyük ortak. Diğer kullanılan payandalar şiddetin üretilmesinde tali. Şiddet rantının bölüşülmesinde hayalidirler.

Nedense şiddete maruz kalanlar hep suçludur. Her nedense ve nasılsa hep istenmeyen olayları bu eğitimsiz mağdurlar çıkartırlar. Pek tabii ki de bütün olumsuz sonuçlara da onlar katlanırlar. Beyaz Türkler ve onların uşağı bir kısım provokatör gazeteci ve komprador politikacı bozuntuları da itina ile zemin hazırladıkları şiddetin rantını alırlar.

Olan eğitimsiz kitlelere olur. Tuzak kurulur yem yutulur. Halk çeşitli bahanelerle korkutulur. Yine, yana yana eğitimsiz ve cahil denen garibanlar yanar. Ağlarsa da bu garibanların anaları ağlar. Her zaman ki gibi. Hep olduğu gibi.

Tüm kötülüklerin gizli teşvikçileri, Beyaz Türkler, koltuk değnekleri provokatör gazeteciler ve komprador politikacılar bu istenmeyen olayları hiç mi hiç istemezler. O kadar istemezler ki, her türlü şiddet ve zulmün altından pırtlak gibi çıkarlar. Türkiye’de ki tüm şiddet olaylarının altını biraz kazıyınca altından hep Beyaz Türkler, baronlar ve payandaları neşet ederler.

Sayıp sayıp döker, bol bol kelam eder. O kadar laf salatasının sonunda amma der, lakin der, kem küm eder, edeceklerinden de geri dönmezler. İstenmeyen olaylar konusunda da hiç bir mesafe almaz, aldırmazlar. Tribünlere oynar kalabalıkları kandırma yolları arar ve bulurlar. Kitleleri her türlü hile ile yönlendirip, yönetmede üstlerine yoktur bu grubun.

Allah’a şükür ki yeni Türkiye'de bu iki zararlı tür tıpkı diğerleri gibi sürekli azalma eğilimi içerisindeler. Vatansever siyasetçi ve gazeteciler bu payandaları alt ettiler. Eski Türkiye artıkları bir bir en muhkem kalelerini yitirdiler. Geri çekildiler. Allah'a şükür biraz rahat ettik. Ama geri çekilmeleri yetmez terk edip gidecekler geldikleri cehennem deliklerine. O zamana kadar bize rahat da, uyku da yok.  Azmü cem ettik daha da sizlere can vermeyeceğiz dedik.

İNANÇLI VE KARARLIYIZ. BU HAİNLERE KARŞI SABRIMIZIN SONUNDAYIZ.

Ey bir kısım iki buçuk medya yeter artık, rakı masası ağzıyla yayın yapma. (ÜMRAN HAN)

 

MURAT YAMAN

KASİAD YÖN.KRL.BŞK 

 

 

Yazarın Önceki Yazıları
Profesyonel Propagandistlere Karşı Aklımızı Kullanalım... 16.01.2017Her şeyi çok bilen klavyetörler 06.01.2017Osmanlı ruhu Yeni Türkiye ile beden buluyor 02.01.2017Din-ü Devlet Mülk-ü Millet. Devlet-i Ebed Müddet 23.12.2016Yeni Türkiye yarına bırakır amma yanınıza bırakmaz 15.12.2016Düş mü, rüya mı? Ya da kimin için düş, kimin için rüya? 02.12.2016Emri bi'l ma'ruf, nehyi an'il münker ve cihad bilinçli... 16.11.2016Zâlimin rişte-i ikbâlini bir âh keser 04.11.2016Dost bî-pervâ, felek bî-rahm ü, devran bî-sükûn 27.10.201615 Temmuzda İlk üç günün samimiyeti ve havası bir başkaydı 07.10.2016İşler siyasette başka, sahada başka yürüyor; ABD batıyor 23.09.2016Şimdi her şey yeni başlıyor saflar netleşiyor 25.08.2016Müslüman olmanıza gerek yok. Sonuçta hepimiz cennete gireceğiz 16.08.2016La galibe İllallah 05.08.2016Demokrasi görünümlü azınlık diktatörlüğü 22.06.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
yorum
 // Mustafa Kaya
Murat bey, televizyon programında kendinizi daha iyi gösterebilirsiniz bence.....
10 Eylül 2014 Çarşamba 00:17
22:03
 // turgay uzun
yazilariniz cok guzel tv programiniz neden yok murat bey...
09 Eylül 2014 22:03
22:02
 // fadime bel
sizin yazilarinizin takipcisiyim
cok guzel yaziyosunuz yazdiklarinizda dogru
tv programi yapabilirmisiniz murat bey...
09 Eylül 2014 22:02