YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Diyanetin başkanı mı olur?
15 Kasım 2014 07:08

Devletimiz yıllarca bizlere kendini, LAİK DEMOKRATİK SOSYAL BİR HUKUK DEVLET’İ diye en insancıl yöntemlerle öğretti. Asgari gereklerini bile yerine getirmedi. Ama her nasılsa, her zaman olduğu gibi bir güzel ikna etti, bizleri. Öyle bir güzel ikna ediyordu ki unutuyorduk her şeyi.

Laik olduğu iddia edilen bir devlette Diyanet İşleri Başkanlığı diye bir kurum niye olur?  O zaman ya devlet laik değil ya da Diyanet İşleri Başkanlığı dini bir kurum değil, diye düşündük, düşünmesine de söyleyemedik hiç kimselere. Diğer söyleyemediklerimiz gibi, hep attık içimize. Dertli, dertli.

Bu D.İ.B şimdiye kadar Türkiye deki dini hayata maddi külfetten başka ne katmıştır? Ya da kattığından ne kadar fazlasını toplumumuzdan geri almıştır? Acaba bir bilen var mıdır?

Diyanet işleri Başkanlığı Türkiye’deki Müslümanlar'ın dini hayatını kolaylaştırmak ve dinimizi halkımıza anlatmak için mi kurulmuştur? Ya da kestirmeden söyleyelim, Cumhuriyeti kuran iradenin dini anlayışını Müslümanlara dikte etmek için mi?

Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan insanlarının tümünün dini tek midir? Bu topraklarda, başka dinler yok mudur? Başka mezhepler, başka yorumlar, anlayışlar yok mu olmuştur? LAİK DEMOKRATİK SOSYAL HUKUK DEVLET’İ bu mudur.

Herkes tek tip midir? Bu nasıl demokrasidir? Amaç; devlet tekelinde tek din, tek mezhep midir? Tek anlayışı ve tek yorumu İslami kılıfla Müslümanlara empoze etmek midir? Nedir bu tek tipçilik? 'Nihai hedef devlet dini midir?' diye, söyleyemedik hiç kimselere. Ne de olsa yönetiliyorduk, özgürlükçü demokrasiyle.

Türkiye’deki Müslümanlar Diyanet'in dayattığı İslam'ı uygulayınca mı gerçekten Müslüman olacaktır? Bu kurumun olmadığı diğer ülkelerde İslam yaşanmamak da mıdır? İslam’ı yaşamanın tek yolu Diyanet İşleri Başkanlığı'nın dayatmaları mıdır? Bize dayatılanlar ne kadar gerçek İslamdır?

Hiç anlamam, Alevi kardeşlerim Diyanet İşleri Başkanlığı gibi bir kurumu niye kurmak isterler. Bizdeki diyanet işleri anlayışı imamlarımızı namaz kıldırma memuru yaptı, yetmedi İslam’ı camilere hapsetti. Sizin diyanet işleriniz de dedelerinizi cem işleri memuru kesin yapar da, gerisini bilmem artık ne yapar. Biz yıllardır yandık siz yanmayın. Aman canlar bu diyanet işleri anlayışından uzak kalın!

Tüm dini grupların mezheplerin anlayışların üzerindeki devlet baskısı ve tekeli kaldırılmalı. Dinde, dindar da özgür bırakılmalı. Hâsılı tüm inanlar özgür olmalı. İsteyen inançlarını ya da inançsızlığını istediği gibi yaşamalı. Başka inanlara ve inançlara zarar vermeden. Sınırlarını bilerek. Kimseyi engellemeden, kimseye hakaret etmeden. İnsanlar her neyse o olmalı. Korkmadan, çekinmeden, özgürce.

Tüm eski Türkiye’ye ait kurumlar gibi. Bu Diyanet İşleri Başkanlığı da acilen kaldırılmalı, yenilenmemeli, düzenlenmemeli. Her ne gerekiyorsa en hızlı şekilde yapılmalı. Daha fazla ötelenmemeli.

Tavsiyem belirli bir yaşın üstündeki D.İ.B. çalışanları (45 yaş üstü tüm imamlar) emekli edilecek geri kalanları da değişik devlet kurumlarında değerlendirilecek. D.İ.B. diye bir şey olmayacak.

Eski Türkiye’nin ve Statüko’nun bir kurumu olarak D.İ.B gereğinden fazla hayatımızda yer işgal etti. Tarihin çöplüğündeki yerine bir an önce gitmeli ki Müslümanlar rahat bir nefes alsın. İslami ya da değil tüm anlayışların önü açılsın. Ve tüm bunlar bir yıl içerisinde acilen tamamlanmalı.

Rahat bırakın artık dini de devleti de. Herkesin dini de dinsizliği de kendine. Millet yıllardır sessiz bir çığlıkla isyan etti devlet dinine. Devlet de zaten yeter hepimize.

Müslümanlar adına illaki bir çözüm üretilecekse eski Türkiye’nin son kalesini zorla yaşatmak yerine, İşte halifelik kurumu bütün kapsayıcılığı ile önümüzde. Tüm zamanlara hitap eden, küresel bir dine, küresel bir kurum.

Bütün mezheplere, anlayışlara ve yorumlara eşit mesafede ve hepsini kucaklayıcı bir Halife. Yeniden bir uyarlanma ile günümüzde çare olur birçok derdimize. Yepyeni olmayan ama en mükemmel ve en güzel çözüm olan hilafet yeniden canlandırılacak. İslam aleminin de birçok üretilmiş sorununa çözüm bulacak.

Lozan’la kaldırılan Hilafetin revize edilerek tekrar ihya olması ve Müslümanların tekrar özüne dönmesiyle, Ümmet-i Muhammet Kur’an a ve sünnete yönelecektir. İşin esası tüm Müslümanlar tekrar ümmet olmanın tadına varacaktır. Şucu bucu değil. Sade ve katkısız Müslüman. Allah’a kul, H.Z Muhammet'e ümmet olma şerefi insan olarak yeter bize, gerek yok gerisine. Hilafet varken ne gerek var D.İ.B gibi engellere.

 

Yazarın Önceki Yazıları
Bizim REİS hepimizin REİSİ 03.05.2017Güçlü millet, güçlü devlet, güçlü yönetim 20.04.2017CHP nasıl kurtulur - mu? 10.04.2017Hibrit savaş terörsüz olmaz 21.03.2017Ümmet Olarak Hibrit Savaş İle Karşı Karşıyayız 15.03.2017Fırat kalkanı kutsal mızrağı parçaladı! Bırak anlamsız hayır’ı 05.03.2017Haçlı ve Siyonist teröre cevabımız Fırat Kalkanı'dır 22.02.2017İslam dünyasının en anlamlı cevabı; İslam Ordusu 09.02.2017Bir oradan bir buradan anlayana kitabın ortasından 27.01.2017Profesyonel Propagandistlere Karşı Aklımızı Kullanalım... 16.01.2017Her şeyi çok bilen klavyetörler 06.01.2017Osmanlı ruhu Yeni Türkiye ile beden buluyor 02.01.2017Din-ü Devlet Mülk-ü Millet. Devlet-i Ebed Müddet 23.12.2016Yeni Türkiye yarına bırakır amma yanınıza bırakmaz 15.12.2016Düş mü, rüya mı? Ya da kimin için düş, kimin için rüya? 02.12.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
karagülle
 // hüseyin
bu diyanet niye var hiç anlamadım. hemen kaldırılmalı ...
17 Kasım 2014 Pazartesi 16:19