YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Dar kafalı çağdaş-ım
05 Eylül 2014 08:09

Sanal âlemin derin girdaplarında saplanıp kalmış, kayıp olmuş çağdaş-ım.  Bir yerlere tutunduğunu mu sanıyorsun. Dünyada temiz su, temiz hava bitiyor. Dahası temiz olan ne varsa tükeniyor. Sanal âlemde nefes alacağını, doyacağını mı sanıyorsun. Gün gelecek tuşlara basmaya kudretin, atıp tutmaya nefesin kalmayacak. Sen bunun farkında mısın? 

Dondurulmuş gıdalarını mikro dalga fırınında çözüp, açlığını kapatıyorsun. Peki, donmuş yüreğini nerede ısıtıyorsun? Kalbinin penceresinden ruhunun yanık kadavra kokusu geliyor. Bunu tweetliyebiyormusun. Bırak bunu twetlemeyi senin bir ruhun var biliyor musun?

TV'lerini tüplü ekrandan HD ekrana geçirip yalan dünyanı daha net seyrederken, sen hala burnunu dibini göremiyorsun.

Kullandığın kimyasal tatlandırıcılar gibi hep hayatına kattığın tatlar, samimiyetsiz ve yapmacıklar. Diyeceğim ama sana haksızlık etmek istemiyorum bizatihi kendin samimiyetsizlik ve yapmacıklıkta zirvesin. Tatsız tuzsuz bile değilsin, bildiğin ya da bilemediğin kendine özgü şahsına münhasır pek acayip bir şeysin.

Hep bir daha fazlasını istiyor, elindekilerle hiç yetinmiyorsun. Doymak bilmez bir şehvetle saldırıyorsun etrafındaki tüm güzelliklere. Ama hiç tatmin olmuyorsun. Düşünsüzce yaşıyorsun.

Bitmek tükenmek bilmez bir iştahla tüm dünyalıklara saldırıyor, kalbini ve ruhunu ise hep unutuyorsun. Sanal mutluluklarla daha ne kadar avunacağını sanıyorsun.

Bir tarafınla tıka basa tokken bile arsız bir iştahla saldırıyorsun hiç ihtiyacın olmayanlara. Mazlum ruhunsa, masum yalnızlığıyla manevi açlığının derin girdaplarında, sızım sızım sızlamakta.  Bir gün hatırlayacak mısın onu da.

Hep bir analiz ve sentezlerdesin. Hep bir bilmiş hallerdesin. Sen, daha kendini çözememişsin. Ey çağdaş yobazım,  hangi sanal âlemdesin.

Olamadıklarının derdiyle yaşıyor, olduklarının kıymetini anlamıyorsun. Ey sanal çağdaş-ım bu kadar anonim olmak zorunda mısın? Hiç yok mu senin özgül ağırlığın. Daha senin değilken senin varlığın. Sen hangi sanal âlemlerin sevdasındasın.

Anlayışsız insan olarak kavramların israfına yol açıyorsun. Konuşmalarının sınırlarını bilmediğin gibi, yerini de bilmiyorsun.  İnsanlığın devasa problemlerini cahilce cesaretinle çözmeye kalkıyorsun. Oysa daha, kendini çözümleyememiş insancıksın, dar kafalı çağdaşım

Hep bir muhalifsin her şeye ama her şeye. Hatta bazen hızını alamayıp kendine bile. Her ne kadar kendini anlayıp anlamlandıramamış olsanda. Her bi şeyden de anlıyorsun. Hep bi maydanoz tadındasın. Ama sende biliyorsun ki sen maydanoz bile olamazsın. Çünkü hep bi sanal, hep bi yapmacıksın. Çağdaş yobaz-ım

Senin ıslak mendil kokulu ellerin, parfüm kokulu elbiselerin, alkol kokulu nefesin, Kendini beğenmiş hallerin, benim içinse senin için ağlayan yüreğim. 

Bir zamanlar, insanların eline kıymık batardı hatırlarmısın. Var mı benim için o kadarcık ah’ın.

Çare olmuyorsun ne kendine, ne bana, ne de bize.  Benden de istemiyorsun ki, sana bulayım bir çare.  Anla artık, çare senin içinde, özünde. Senin kendini keşfinde ve beni kabullenişinde. Daha fazla zulüm etme hepimize.

Hep monologdasın. Diyalogu hiç kullanmazsın. Sürekli konuşmak, eleştirmek ve İstemek iletişimden senin anladığın. Bunu için en başta susmayı dener misin? Yeterince istersen belki yapabilirsin. Ah bir susabilseydin, belki beni dinlemeyi ve anlamayı da becerebilirdin.

Her sözün bana bir mermi olmak zorunda mı? Niye kaba sözlerinle kalbimi kulağımı ve ruhumu kirletiyorsun. ÇAĞDAŞ lafazan. Biraz da sussan ve Sukutta sukut olsan.

Kâinat kitabında bir harf olamayan arsız çağdaşlara cevabımızı sukutumuzda bulduk, onun için de hep içimize attık ve sustuk yıllarca. Sus sus da bir yere kadar. Yeter artık ama buraya kadar.

Kısacık sayfalara sıkıştırılmış kelimelerle cevabım ancak bu kadar size. DAR KAFALI ÇAĞDAŞLAR-IM

         

          ZALİM NEFSİNİN ELİNDE MAZLUM RUHUN.

                       BENCİL AKLININ ELİNDE MASUM KALBİN.

                                      NASILDA ACINACAK BİR HALDESİN

                                                       ZAVALLI DAR KAFALI ÇAĞDAŞ-IM

                                                                                                (ÜMRAN HAN)

 

MURAT YAMAN

KASİAD YÖN. KRL. BŞK.

 

Yazarın Önceki Yazıları
Asimetrik kuşatma ve bir şekilde ikna edilenler 02.10.2017Çalışma hayatı ve Beş Maymun Hikaye’si 21.09.2017Aile kutsaldır 16.09.2017İran Türkiye ile neden yakınlaşmaya çalışıyor? 2 05.09.2017İran Türkiye ile neden yakınlaşmaya çalışıyor? 1 24.08.2017Selam olsun... 15.08.2017Hukuk ve adalet, savaşta bile! 07.08.2017Yürek Devleti’nden Evdeki Hilâfet’e ve İslam Devleti 27.07.2017Avrupa Hanedanlığı: Akraba Monarklar - 2 14.07.2017Avrupa hanedanlığı; Akraba Monarklar - 1 04.07.2017Şehirlerin KUTSAL bekçileri 24.06.2017Darbe oyunları ve mütemmim cüzler 12.06.20173. dünya savaşından bir ve beraber olursak çıkabiliriz 29.05.2017Bizim REİS hepimizin REİSİ 03.05.2017Güçlü millet, güçlü devlet, güçlü yönetim 20.04.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.