YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Bir rüya gördüm-2
16 Mart 2015 11:42

Her akşam olduğu gibi dün akşam da bir rüya gördüm. Rüyamda daha doğmamış aksakallı bir pir-i fani kulağıma bir şeyler fısıldadı. Her zaman olduğu gibi bu fısıldamasında da piyango ve loto numaraları yoktu, maalesef (meraklısına).

Yine bir gecemi idi, değil mi idi, belli değildi, geldi bizim deli veli. Bir geldi pir geldi. Daha, Selamün Aleyküm demeden doğrudan sohbete girdi. Bizim aksakallı pir-i fani. Söylediklerinin hepsi de her zaman olduğu gibi inanılmaz şeylerdi.

Şu açılımlar var ya başlı başına bir rüya hem de dizi film şeklinde bir rüya. Ki bu açılımlar dönüşümün en önemli mihenk taşları. Diğer dağdan inecekler bu kadar sorunlu olmayacaklar. Bu ülkenin evlatları hak ettikleri barış ortamına çok yakın bir zamanda kavuşacaklar.

‘Hey be pirim sanki bu dünyada yaşayan birisin. Sen nasıl bir rüya ehlisin’. Demeye kalmadan kükredi.

‘Beni rüyalarında gören bir sen misin bir gecede milyonlarca rüyada gezen senin tabirinle bir pirim. Yıllar var ki ben hep düşlerde gezmekteyim. İnan ki bu coğrafyada yaşananlar, kâbuslara dahi sığmazlar. Bil ki tarihin hiçbir evresi bu kadar vahşiyi ve adi şerefsizi bir arada hiç görmedi.

Bu şerefsizler güruhu, dünyanın şimdiye kadar hiç görmediği katliamları bu coğrafya da gerçekleştirdiler. Bunu adına da demokrasi dediler, barış dediler, özgürlük dediler. Bütün kutsal değerleri yerle bir ettiler. Ve bu yaptıkları kıyımlardan daha da beterdi. Çünkü insanları öldürmekle kalmadılar, insanı insan yapan tüm değerlerini de yok ettiler.

Sonuç olarak da yıllar sonra dönüp kendilerini de yok edecek olan cellâtlarını ürettiler. Tüm zalimler gibi o kadar kibirliler ki, başlarına geleceğin farkında değil cani kefereler. Gün gelecek yaptıkları tüm katliamların, zulümlerin ve dahi şerefsizliklerinin hesabını verecekler. ( az kaldı çok az )

‘‘Vay be pirim sen neymişsin’’ demeye kalmadan lafı ağzıma tıkadı. ‘‘ 20–25 yıldır gördüğün rüyaları (yada kabusları) sana kim sağladı.  Ve inan ki bu toprakların anaları, yüzlerce yıldır hep ağladı da bir duyan! olmadı. Ocaklara ateşler düştü, yürekler cayır cayır yandı da bir söndüren çıkmadı.’’ . Maalesef keyifle seyreden kefereler vardı.

Hepten yıkmayalım her zaman bir miktar gönül gözlüler vardı da, mazlumlara çare olamadı. Onlar hep dua dua yalvardı,  gelecek güzel günleri andı. Ama kimsecikler inanmadı Çareleri, sabır ve gözyaşıydı. Ümit dolu yarınlar hep rüyalarıydı. Gündüzleri kâbusları, geceleri tatlı hülyaları vardı.

Senin pirinde hep o rüyaları daha da güzel yapmak için çırpınırdı. Anlayacağın onların rüyaları ve benim dualarım aynıydı. İşte o gün bu gündür bu rüyaların peşinde olan insanlar hep beni buldular. Kimi zaman farkına vardılar, kimi zaman rüyadır deyip, dünyaya daldılar. Farkına varanlar yandı, rüyadır diyenler aldandı.

Not. Görülen bu rüyanın %80 ni, tüm rüyalarınsa %99 daha yazılamamıştır. İnşallah vakti gelince yazılacaktır. Bu da diğerleri gibi çok ama çok eskidir.

Benim asil milletime utanmadan arlanmadan medeniyet dersi veren barbar batının, itliğini pazara çıkarmaya devam edeceğiz.

Batı Medeniyeti'nin Katliam Tarihinden:

Batı Dünyası’nın Katliam Suçlarından acı bir örnek daha,

İngilizlerin Avusturalya’da Gerçekleştirdiği Yerli Soykırımı

Avusturalya İngilizler 1770 yılında Avusturalya kıtasını keşfetti ve çok geçmeden sömürgeci yerleşimcileri bu kıtaya göndermeye başladı.1788-1938 yılları arasında bütün kıta sömürgeleştirildi.

Yeni tarım alanları, hayvancılık bölgeleri açmak, yer altı madenlerine ve hammadelere el koymak amacıyla, Avustralya’nın yerli halkı olan Aborjinler sistematik biçimde ya katledilerek ya da tehcire tabi tutularak yok edildiler. İngilizlerin yaydığı çiçek, tifo, dizanteri, tüberküloz, difteri, grip gibi hastalıklardan ve sömürgecilerce yerlilerin yiyecek tayınlarına zehir katılmasından dolayı da binlerce yerli kırıldı.

Avustralya Sömürge Valiliği’nin 1805 yılında çıkardığı askeri bir kanunla, yeni yerleşen beyaz sömürgeci topluluğa bir yerlinin her hangi bir şekilde yaklaşması o yerli için öldürülme sebebi sayıldı. 1824 yılında çıkarılan sömürge kanunlarıyla, Bathurst Sydney ve New South Wales bölgesindeki beyaz yerleşimcilere, tüm yerlilerin güvenlik nedeniyle fiziki olarak tamamen yok edilmesi yetkisi verildi. Tazmanya bölgesine yerleştirilen beyaz topluma, yerlilerin topraklarını fiilen ele geçirmeleri için, ada yerlilerinin görüldüğü yerde öldürülmesi için izin çıkarıldı.

Sömürge yönetimi tarafından adada ele geçirilen yerli erkeklerin cinsel organları kesilerek hadım edildi. Yerli kadınlar kendilerinin rızası olmaksızın kısırlaştırıldı. Yerli halk, yaşadıkları topraklardan Avustralya’nın çeşitli bölgelerine ve çok uzak adalara tehcir edildiler. Bu uygulamalara direnen yerli halk seri bir şekilde katledildi.

Queensland bölgesinde, 1824 ve 1908 yılları arasında yerli nüfusun % 25’lik bölümü olan 10.000 kişi beyazlar tarafından katledildi. 1885-1887 yılları arasında dayanılmaz işgal ve baskı politikasına karşı çeşitli direnişler oldu. İngiliz sömürge yönetimi, bu direnişlerde ölen her beyazın karşılığında ceza olarak yerlilerden 50’sini öldürdü.

Orta Avustralya’da 1861-1895 yılları arasında 1.750 yerli, Kuzey Avustralya’da 1861-1930 yılları arasında 10.000 yerli beyazlar tarafından öldürüldü. Bu soykırım Avustralya’nın diğer bölgelerinde de durmaksızın devam etti.

1910-1970 yılları arasında tüm yerlileri öldürerek yok edemeyeceğini anlayan İngiliz sömürge yönetimi, 100.000 Avustralyalı yerli çocuğu ailelerinden zorla koparttı ve beyaz ailelerin yanına köle olarak verdi.

1788 yılında Kıta’da 750.000 siyah derili yerli Aborjin yaşarken, 1911 yılına gelindiğinde bu sayı 31.000 kişiye düşmüştü.

 

Yazarın Önceki Yazıları
Profesyonel Propagandistlere Karşı Aklımızı Kullanalım... 16.01.2017Her şeyi çok bilen klavyetörler 06.01.2017Osmanlı ruhu Yeni Türkiye ile beden buluyor 02.01.2017Din-ü Devlet Mülk-ü Millet. Devlet-i Ebed Müddet 23.12.2016Yeni Türkiye yarına bırakır amma yanınıza bırakmaz 15.12.2016Düş mü, rüya mı? Ya da kimin için düş, kimin için rüya? 02.12.2016Emri bi'l ma'ruf, nehyi an'il münker ve cihad bilinçli... 16.11.2016Zâlimin rişte-i ikbâlini bir âh keser 04.11.2016Dost bî-pervâ, felek bî-rahm ü, devran bî-sükûn 27.10.201615 Temmuzda İlk üç günün samimiyeti ve havası bir başkaydı 07.10.2016İşler siyasette başka, sahada başka yürüyor; ABD batıyor 23.09.2016Şimdi her şey yeni başlıyor saflar netleşiyor 25.08.2016Müslüman olmanıza gerek yok. Sonuçta hepimiz cennete gireceğiz 16.08.2016La galibe İllallah 05.08.2016Demokrasi görünümlü azınlık diktatörlüğü 22.06.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
11:37
 // bulut
Kardeşlerim;yaşadığımız bu günlerin kıymetini bilelim.eski Türkiye geride kaldı artık çok şükür(28şubatçı zihniyetleri taşıyanlar günümüzde yaşasalarda!)bu ülkede milletimiz çok acılar çekti(28 şubat,terör,çatışma,başörtüsüyle savaşanlar,paralel,devalüasyonlar,algı yönetimleri,üst akılların müdahaleleri,çeşitli medya organları,lobiler,baronlar,faiz politikaları,devleti içten kemiren oluşumlar,sokak olayları vb.değerli kardeşlerim,lütfen uyanın,kanal a,ülke TV,a haber,tgrt,kanal 7,atv,beyaz tv,TRT,360 tv, kanal 24, bu ve benzeri kanalları izleyin,değerli kardeşlerim,onyıllardır bizi tüketen IMF yi borcu kapatıp kapı dışarı eden,dünya beşten büyüktür diyen,havaalanları,hızlı trenler,büyük yatırımlar yapan,baronlara lobilere karşı çıkıp kafa tutan,mazlum Filistine kucak açan,baskılara,algılara,medya patronlarına,zulme boyun eğmeyen,anlata anlata bitiremeyeceğim kadar,benim için çok değerli olan,değerli büyüğüm sayın RECEP TAYYİP ERDOĞANIN kıymetini bilelim kardeşlerim.haziran ayında seçimlerde sandığa giderken bu yazım gelsin aklınıza,elinizi vicdanınıza koyup sorun kendinize şu soruyu;yeni türkiyemi,eski türkiyemi,IMF ye borçlu günlermi,bu günümüzmü,başörtüsü zulümlerimi,bu günümüzmü.son sözüm şu kardeşlerim,günümüzün en etkili silahı olan " algı yönetimlerine" sakın kanmayın.vicdanınızın sesi sizi doğru yola götürecektir.hoşçakalın.saygılarımla...
19 Mart 2015 11:37