YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Ankara saldırısında yaşanan bir menkıbe ve bir dua
24 Mart 2016 18:22

Bir menkıbe

Çorum'da kapıcılık yapan Muharrem bey ve eşi Perihan hanım kızları Bağdat’ın üniversite imtihanına Ankara'da girmesini ve sınav çıkışı Ankara'da güzelce gezmeyi üç ay önceden planlarlar.

Pek tabii ki Kızları Bağdat da buna çok sevinir.

Ve nihayetinde sınav günü gelir ve büyük bir mutlulukla Ankara'ya giderler.

Biricik kızları Bağdat, Beşevler'de sınava girer. Sınav çıkışında, gayet neşeli bir şekilde okul önünde anne ve babası ile buluşur ve Ulus'taki Hacı Bayram Camii’ne giderler. Öğle namazını kaza eder ve yemek yerler.

Sonra ikindi namazı için tekrar camiye girdiklerinde Bağdat annesine başını bugün kapatacağını ve bir daha hiç açmayacağını söyler. Anne mutluluk gözyaşlarına hakim olamaz, böylesine mutlu bir güne tarifsiz bir mutluluk daha eklenmiştir. Artık bir şükür secdesi gerekir. (Merak edene her Anadolu kadını gibi anne zaten kapalıdır.)

Bu yaşanan olay ikindi namaz çıkışında babaya anlatılır. Baba çok sevinir ve ‘sana bir kaç tane başörtüsü alalım’ der. Anafartalar çarşısına giderler. Orada Nurettin isimli bir beyin mağazasından birkaç başörtü seçerler. Baba Muharrem mağazacı Nurettin'e kızının durumunu anlatır. Mağazacı çok sevinir ve Bağdat'ı da çok sevmiştir. En iyisinden bir başörtü hediye eder ve dua ile başını mağazada örterler. Çay içer sohbet ederler ve Kocatepe’de akşam namazı kılmak üzere mağazadan ayrılırlar.

Mağazacı ‘nerede kalacaksınız yeriniz var mı?’ diye sorduğunda, Perihan hanım kardeşinin Gaziosmanpaşa Kırk Konaklar'da kapıcılık yaptığını Kocatepe'den sonra oraya gideceklerini söyler. 

Baba, anne ve kızımız Bağdat Kocatepe'ye giderler ve akşam namazını eda ederler. Daha sonra Kırk Konaklar’a gitmek üzere Kızılay Güvenpark'a iner ve otobüse binerler.

Saat 18.45 de PKK'nın ve arkasında ki alçakların patlattığı hain bomba ile üçü de parçalanarak şehit olurlar.

Takdiri ilahi...

Tesettüre gir ve anne babayı da al Allah'a (cc) yürü.

Bağdat kızımız imtihanı kazanmışdır değil mi?

Yüce rabbim onlara ve tüm şehitlerimize rahmet eylesin nur içinde yatsınlar. Mevlam bizleri de şefaatlarına nail eylesin, inşaalllah.

Bir dua

Sevdiğim ve değerli bir abimin bana öğrettiği bir duayı paylaşıyorum siz gönül dostlarımla.

Ya Rabbi seninle nasıl söyleşeceğimizi bilemiyoruz.

Ya Rabbi,

Dilimiz söyleyeceği kelamı şaşırıyor.

Ellerimizi ümitle açıyor,

Kalbimizi Sana yöneltiyoruz.

Kendimizi sana teslim ediyoruz.

Düşlerimizi de, yüreğimizi de

Bizi de bizden daha iyi bildiğini biliyoruz.

 

Bizim için ne dilediysen, hayır umuyoruz.

Biliyoruz ki Sen bizim için hayırlı olanı bilensin. 

Bizim için hayrı var edensin.

 

Biz karanlıklar içinde, çöl ortasındayız.

Katından bir rahmet bekliyoruz.

Güneşinden içimize aydınlıklar diliyoruz.

 

Sana, Hz. Musa gibi yalvarıyoruz

“Bize indireceğin her hayra muhtacız.”

 

Hz. Eyüp gibi sesleniyoruz.

“Rabbim Sen merhametli ve şefkatlisin.”

 

Sana, Hz. İbrahim gibi yöneliyoruz

“Nurumuzu tamamla ve bizi bağışla...”

İbrahim’i yakmadığın ateşlere bizleri salma.

 

Sana, Hz. Muhammed (sav) gibi yalvarıyoruz.

“Katından bizi destekleyecek bir kuvvet ver.”

 

Bizi bırakma.

Bırakırsan,

Nefsimizin karanlıklarına hapsoluruz.

Bırakırsan,

Nefsimizin kurulu tuzaklarında mahvoluruz.

 

Sen bize yetiyorsun.

Senin merhametinin

Gazabının önünde olduğunu biliyoruz.

 

Biz her işimizi Sana bırakıyoruz.

Haksızlıkları affetmemizi emrettiğinden beri,

Kalplerimizi karartmaman için,

İçimizdeki kirleri arındırman için,

Sana dua dua yalvarıyoruz

 

Rabbim, yüreğimize düşen ateşler

Ekinsi bir vadiye döndürdü bizi.

Gökyüzünde ki yıldızların şahit olsun,

Sadece affını ve merhametini diliyoruz.

 

Yaptığımız hatalardan pişmanız.

Sana her an muhtacız.

Üzerimize gelen belâları,

Ü̈stümüze yürüyen,

Ömrümüzü çalan günahlarımızı

Sen affetmezsen, kim affeder?

 

Rahmetine ümit ile koştuğumuz zamanlarda

Bizi Senden ayrı bırakma! Ya Rabbi

 

Hz. Muhammed (sav) 

“kavmimi bağışla, çünkü onlar bilmiyorlar.” Diyordu.

Biz de bilmiyoruz ya Rabbi

Sana nasıl yalvaracağımızı,

Seninle nasıl söyleşeceğimizi.

 

Sana yürüdüğümüzde koştuğunu söylüyorsun,

Sana en yakın secdede oluyoruz.

Alnımızı secdenin serinliğınden ayırma! Ya Rabbi

 

Bizi miracımıza çıkarmanı,

Rahmetinle içimizin yangınlarını söndürmeni diliyoruz.

 

Yusuf’u kurtardığın gibi

Bizi de dünyanın kuyularından

Kurtar ya Rabbi

 

“Dualarınız olmasa ne ehemmiyetiniz var” diyorsun.

“Dua edin icabet edeyim” buyuruyorsun.

 

Yarabbi, kalbimizin hüznünü biliyorsun.

Şeytanları sevindirme!

Bizi yalandan, talandan koru ve kurtar.

 

Senden başkasını

Kalblerimize sokmaman için

Sana yalvarıyoruz

 

Hz. Yunus gibi, Hz. Yusuf gibi, Hz. İbrahim gibi,

Hz. Muhammed (sav) gibi sana yalvarıyoruz.

 

Senden annelerimize, babalarımıza

Hayırlı evlâtlar olabilmeyi 

Ve hayırlı evlâtlara erişebilmeyi diliyoruz

 

Senden ümidimizi hiç kesmedik.

Dostlarınla dost olabilmeyi,

Düşmanlarından uzak durabilmeyi diliyoruz.

 

Dertler dilimize ve bedenimize dokunduğunda

biliyoruz ki,

Şâfî isminle imdadımıza yetişeceksin.

 

Kalbimizi sevginden mahrum bırakma!

Ve bizleri başkalarına havale etme!

 

Hz. İsmail’in tevekkülü ile,

Hz. Hatice’nin sadakatiyle,

Hz. Aişe’nin iffetiyle,

Hz. Eyüp’ün sabrıyla kuşat bizi.

 

Rahmetinden rahmet gönder.

Ve bizlere ne verirsen rahmetinden ver.

Affına ve cömertliğine sığınıyoruz.

Ellerimizi bırakma, ellerimizi bırakma Allah'ım.

Amin. Amin. Ecmain.

 

 

 

Yazarın Önceki Yazıları
Hibrit savaş terörsüz olmaz 21.03.2017Ümmet Olarak Hibrit Savaş İle Karşı Karşıyayız 15.03.2017Fırat kalkanı kutsal mızrağı parçaladı! Bırak anlamsız hayır’ı 05.03.2017Haçlı ve Siyonist teröre cevabımız Fırat Kalkanı'dır 22.02.2017İslam dünyasının en anlamlı cevabı; İslam Ordusu 09.02.2017Bir oradan bir buradan anlayana kitabın ortasından 27.01.2017Profesyonel Propagandistlere Karşı Aklımızı Kullanalım... 16.01.2017Her şeyi çok bilen klavyetörler 06.01.2017Osmanlı ruhu Yeni Türkiye ile beden buluyor 02.01.2017Din-ü Devlet Mülk-ü Millet. Devlet-i Ebed Müddet 23.12.2016Yeni Türkiye yarına bırakır amma yanınıza bırakmaz 15.12.2016Düş mü, rüya mı? Ya da kimin için düş, kimin için rüya? 02.12.2016Emri bi'l ma'ruf, nehyi an'il münker ve cihad bilinçli... 16.11.2016Zâlimin rişte-i ikbâlini bir âh keser 04.11.2016Dost bî-pervâ, felek bî-rahm ü, devran bî-sükûn 27.10.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
 // zeynep
Her Anadolu kadını gibi başı örtülü ne demek ....Bizim başımız açık diye Anadolu kadını olmuyor muyuz bu nasıl bir söylem...
27 Mart 2016 11:21
 // murat kenanoglu
Amin ecmain...
27 Mart 2016 04:51
 // Zeynep
Amin...
25 Mart 2016 19:20