YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
FETÖ’cü 15 Temmuz Darbe Kalkışması ve dünya basını...
20 Temmuz 2016 16:11

 

15 Temmuz darbe kalkışmasının Batı destekli FETÖ’cü bir oluşum olduğu apaşikardır. FETÖ’cüler geçen yıldan beri İblisin baharda sinesinin açılacağı ve “Kainat İmamının” hadiselere hükmedeceği hipnozunu yayarken, ABD devletinin güdümündeki Foreign Affairs dergisi buna adeata destek mahiyetinde 30 Mayıs 2016’da Türkiye’nin Gelecek Askeri  Darbesi  başlığıyla makale yayınladı.  (https://www.foreignaffairs.com/articles/2016-05-30/turkeys-next-military-coup )

Bu makalede askeriyenin Erdoğan’a karşı kin duymasını gerektirecek  yeterli sebepler mevcut olduğu, Laikliğin zedelendiği, askeriyeyi sivil idareye karşı sorumlu hale getirdiği, askeri yargıyı sınırladığı, üst düzey komutan atamalarında etkin rol oynadığı, Erdoğan’ın Batı güdümünde hareket etmeyip bağımsız siyaset izlediği, “Kürt poltikasında zikzaklar çizmesi; Erdoğan’ın otoritileşmesi, Ortadoğu siyasetine odaklanması ve agresif dış politikası izlemesi nedeniyle Batı’dan uzaklaşması” nedeniyle “komutanların kaşlarının çatılmasına sebebiyet vereceği”nden naifçe (!) bahsediliyordu.

Sayın Cumhurbaşkanımızın içeride ve dışarıda bağımsız ve özgür bir siyaset izlemesinin Batı’yı kızdırdığı ve bunun önlenmesi için girişimler yapılacağı hiç bir beis görülmeden ilan ediliyordu. Durumun vehametini arttıran husus ise Batı’nın bu manivelasına kendisini “hizmet ve dini hareket olarak gösteren bir” grubun adeta Mescid-i Dırar olayı gibi münafıklık gösterip şeytanlaşmasıdır. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızın öldürülmesi girişimleri olmak üzere, sivil halkın üzerine tank ve hava araçlarını sürerek gözünü kırpmadan ateş açan, kendi Meclisini bombalatalar bir İblis gibi ortaya çıkarak “benim haberim yok” demesidir. Bu nasıl bir halet-i ruhiyedir? Bari yaptığın işleri ikrar etme cesaretini göster. Takiyye ruhuna bürünmüş bu grup her zaman gerçek yüzlerini sakladıklarından, şimdi de yarasalar gibi saklanmanın telaşındalar. 

Darbe kalkışmasının dünyadaki belli başlı yansımaları şöylece ele alınabilir:

Darbe yanlısı Batı ve basını:

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry kalkışmanın başlarında “taraflara” sükunet ve itidal çağrısında bulunarak adeta darbeye meşruiyet kazandırma çabasına girişti. Darbenin başarısız olduğu anlaşılınca basında ve yetkililerden yapılan açıklama ve değerlendirmelerde ise “Türkiye’deki seçilmiş hükümetin ve yönetimin yanında oldukları, ama hukukun üstünlüğü, insan hak ve hürriyetlerinin sağlanmasının gerekliliğinden” dem vuran beyanatlar yer aldı. Batı basını Sayın Cumhurbaşkanımızı akıllarınca tahfife aldıklarını varsayarak “Sultan”ın gücünü arttıracağı öngörüsünü (!) dile getirdi. Bu yorumlarda FETÖ’cülerin kıydıkları ve öldürdükleri insanlardan yeterince bahsedilmemesi, insanların haklarını ve hukuklarını çiğneyerek  önemli her köşebaşını kendi adamlarıyla hukuksuzca dolduranlardan söz edilmemesi, paralel devlet vurgusunun yapılmaması ve hala Erdoğan’a yönelik suçlamalarin ifade edilmemesiı Batı siyaseti ve yaklaşımın yansımasını teşkil etmiştir.      

Darbecilere bir başka desteğin ise darbeci Mısır yönetiminden gelmesi şaşırtıcı olmamıştır. Devlet kontrolundaki Mısır basını darbeden henüz iki saat geçmemişken kutlamalara başlamış, 16 Temmuz tarihli gazeteler “Türkiye’de ordu yönetime el koydu” ve Erdoğan devrildi başlıklarıyla çıkmış, TV’lara çıkan sözde yorumcular ve stratejistler (!) “Şark’tan Mağrib’e Arap milletinin diktatör Erdoğan’ın yok oluşuna” şahit olduklarını ve artık “hürriyetin geldiği” görüşünü serdetmişlerdir.

İkincisi İsrail:

İsrail basınında yer alan değerlendirmelerde varsayımsal olarak Erdoğan’ın darbeyle indirilip yerine laik bir yönetimin gelmesinin İsrail tarafından tercih edilen bir husus olduğu, ama bu darbeden sonra yerine gelecek yeni yönetimde iç savaş çıkması, Kürt sorununun alevlenmesi ve çıkacak olan kaos ortamı ihtimalleri nedeniyle bununun tercih edilmediği, darbeden sonra belirsizliğin mevcut olacağı, “Gülen’in İsrail ile ne tür ilişkikler kurulacağının bilinmediğini (!), bilinen bir şeytanın (!) bilinmeyen bir gelecekten daha iyi” olduğundan hareketle Erdoğan’a ihtiyaç duyulduğunu, aslında pek sevmese de Erdoğan’ın İsrail ile ilişkileri düzeltmeye çalışan kişi olduğu savunulmaktadır. Yorumlarda açıkça Erdoğan düşmanlığı yapılmaktadır.

Üçüncüsü: Rus basını...

Rus basını göreceli olarak Türkiye’nin yanında yer almış ve darbecilere zımni bir destek gösterilmemiştir. Rus basınında yapılan değerlendirmelerde darbenin başarısızlığa uğramasının sebepleri irdelenmiş, darbecilerin geçmişte Rus uçağının düşürülmesi hadisesi gibi girişimlerle Türkiye ile Rusya ilişkilerini zehirlemeye çalıştıkları, önümüzdeki süreçte Türkiye Rusya ilişkilerinin gelişeceği ve Suriye ile münasebetlerin iyileşebileceği tahminleri yapılmıştır.

Dördüncüsü İran basını...

İran basını ise devlet ricalinin darbe karşıtı olduğu ve Türkiy’ye destek verdiğini yazarken, hadiseyi sunuşta herhangi bir renk vermeyerek “ABD’de yaşayan Erdoğan muhalifi din adamı Gülen” demekle yetinip FETÖ’nün eylemlerini adeta gizlemeleri düşündürücüdür.

İran Dışilerine yakın İrdiplomacy, ABD düşmanı(!)  olduğundan, ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi Robert Pearsen’nin  ülkemizdeki şer güçleri iyi gösteren ve yaşanılan her sıkıntının sebebine Erdoğan’ı koyan darbe hakkındaki Türkiye aleyhtarı yazısına yer vermesi dikkat çekicidir. http://www.irdiplomacy.ir/fa/page/1961339/%D8%B6%D8%B1%D8%A8%D9%87+%D9%85%D9%87%D9%84%DA%A9+%DB%8C%DA%A9+%DA%A9%D9%88%D8%AF%D8%AA%D8%A7%DB%8C+%D9%86%D8%A7%D9%81%D8%B1%D8%AC%D8%A7%D9%85.html

http://www.politico.com/magazine/story/2016/07/what-caused-the-turkish-coup-attempt-214057    

İran basını bu darbenin “Erdoğan için semadan gelen bir hediye” olduğu başlığını atmaktan da imtina etmeyerek, Erdoğan’ın ülkede birçok değişikliğe gideceğini belirtmiştir.

Resmi İran basını bu şekilde hadiseleri verirken kendisine bağlı Lübnan’daki Hizbul... örgütü FETÖ darbesinden çok memnun kalmış ve neredeyse darbe kutlamalarına başlamış olacaktı.

Beşincisi Liberal uluslararsı Arap basını da tam taraf tutmaktan imtina etmiş, Batı görüşü ve ortada durma siyaseti arasında gezinip durmuştur.

Altıncısı: Devletimizi ve Cumhurbaşkanımızı açıktan destekleyenler...

Sosyal medyada dahil yer alan yorum ve paylaşımlarda ise başta Filistinliler, Afganlar, İran’ın Sünnileri olmak üzere mazlum milletler ve bağımsızlıktan yana insanlar Sayın Cumhurbaşkanımıza daualarıyla ve başarı dilekleriyle taraf olmuşlardır. Kabe’de okunan dualarda da görüldüğü üzere dünyanın muhtelif mekanlarındaki insanlar Türkiye’ye olan desteklerini izhar etmişlerdir.

Demokrasinin Türkiye’de yok olmasının bölge güvenliğini tehlikeye atacağı, Rusya ve İsrail’le normalleşme adımları atıp Suriye ve diğer ülkelerle ilişkileri yeniden değerlendiren bir süreçte meydana gelen başarısız darbe girişimini destekleyen bir kısım Arap yöneticileri ve aydınlarının aslında kendi ülkeleri ve Arap aleminin geleceğini tehlikeye düşürdükleri, Batılı güçlerin İranla anlaşıp bölgede yeni tasfiyelere ve hesaplaşmalara (Irak, Suriye, Lübnan ve Yemen gibi) giderken bölgesel güç Türkiye’nin bu coğrafyanın İran’ın egemenliğine geçmemesi için direnen en etkin  güç olduğu, bu tarihi gecede darbeye karşı direnenlerin halkın iradesinin yok edilemeyeceğini bir kez daha dünyaya gösterdiği;  Batının bölgeden elini çekmeyerek Syces Picot 2’yi bölgede uygulamaya koymaya çalışıtığı esnada bu darbenin meydana geldiği ve bu darbede Batının rolünün açık olduğu savunulmaktadır.     

Sözün özü...Türkiye büyük bir badire, felaket ve iç savaşın eşiğinden dönmüştür. Dirayetli yöneticilerimiz, basiretli halkımız, güçlü ve içindeki urları söküp atmış temiz ordumuz, bir araya gelebilen iktidar ve muhalefetimiz ile demokratik kurumlarımız, bu zorlu sınavda başarılı bir imtihan verebilen kitlesel iletişim araçlarımız ve üreten ekonomimizle beraber daha güvenli ve aydınlık bir gelecek bütün Türkiye’yi beklemektedir. Dünyadaki mazlumların beklentisi ve umuda da budur."

Yazarın Önceki Yazıları
Bilişim Çağının Yeni Evresi: Kuantum İnterneti 2030’da... 02.10.2017Savaşa Çekilmek İstenen Türkiye ve Şeytanlaştırılan Barzani 22.09.2017Türkiye’nin PKK/PYD, ABD, İran ve Irak’la Mücadelesi 26.04.2017DEAŞ-PKK-FETÖ ve İsrail Medya Okuması 05.01.2017İran: Açılan Şehitlik Kapısı ve Düşmana Vatanında Saldırmak 17.12.2016Halep’in Düşmesi ve Çeçen Kuvvetleri Suriye’de 14.12.2016Kerbela Bir Kıyam Değil Can Güvenliği Hadisesidir 08.12.2016Kerbela Hadisesi, Şiiliğin dönüşümü ve günümüze yansımaları 15.10.2016Perez: Filistinliler onu hep tartıştı... 10.10.2016İsrail Ordusunun Strateji Belgesi 09.09.2016Suriyelilere vatandaşlık... 14.07.2016Avrupa’da Sağın Yükselişi ve İslam Düşmanlığı 23.06.2016Humeyni – ABD İlişkileri..Mergber Amerika mı? Beri Gel Amerika mı? 11.06.2016Ramazan Ayı ve Namazın Hatırlattıkları 06.06.2016Taliban ve İran.. Mansur’un öldürülmesi ve Afganistan’ın geleceği... 27.05.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.