23 Ocak 2017 Pazartesi
  • Altın146,538
  • BIST83.067
  • Dolar3,7912
  • Euro4,0490
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,6673
  • İstanbul4 °C
  • Ankara-3 °C
  • İzmir0 °C
  • Konya-5 °C
  • Adana0 °C
  • Antalya2 °C
  • Diyarbakır-5 °C
  • Bursa0 °C
  • Kayseri-10 °C
  • Kocaeli-4 °C
  • Şanlıurfa0 °C
  • Gaziantep-4 °C
  • İçel6 °C
ABD GİZLİ BELGESİ VE REİNA SALDIRISI!
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Seçim mi, geçim mi?
27 Ekim 2015 07:18

Saygıdeğer okuyucularım noktasına ve virgülüne anlam ve içeriğine ve senesine dokunmadan 15 Aralık 1995 tarihinde kaleme aldığım yazımı sizlerle paylaşmak istiyorum. Bakalım bu 20 sene içerisinde hiçbir değişiklik var mı?

Türkiye’de büyük potansiyel var. Aylarca durgum geçen Ankara’da bir anda freni boşalan araba gibi çok sesler gelmeye başladı. Çok şeyler halledilmeye başlandı. Şu meclise bakın, şu hükümete bakın. Meclis yenilenmek üzere ama zamanı dolan bu meclis ilk günkü gibi çalışıyor .Hükümette güvenoyu almamış azınlık hükümeti. Ama normal hükümetten daha çok işi gündemine almış üst üste çıkartıyor. Bunların çoğunun seçim ekonomisi gereği olduğu muhakkak, yararlı mı? Zararlı mı? olduğu tartışmalı “Seçimden sonra tufan”  sözü gerçek olursa bu kısa süreli seçim ekonomisi uygulaması nedeniyle olacak. Bu açıdan bakınca seçim yasasının iptalini temenni etmemek gerekiyor. İptal demek en aşağı bir kaç ay daha seçim ekonomisi demek, yani süre uzadıkça kambur üzerine kambur binecek.

Ey ahali!..uyanın artık iktidar bir at ise seçim günü dizginler halkın eline geçecek. Halkta bu ülkenin gerçek sahibi benim diyecektir ve siyasetçilere gel bakalım karşıma diye seslenecek, artık dizginler milletin elinde olacaktır. Aklınızı başınıza toplayın.Başka çare yok Koalisyonsa, koalisyon… Seçimse, seçim… Memleketin iç ve dış sorunlar dolayısıyla daha fazla beklemeye daha fazla yalpalanmaya tahammülü yoktur. Nicedir lafla yürütülen peynir gemisi, böylesine su alırken, koskoca dalgalara bırakılamaz. T.B.M.M ile yeni hükümet , Türkiye’mize yıllar boyunca boş yere yaratılan “Aciz ve Adaletsiz” imajından kurtarmak zorundadır.

Saygıdeğer okuyucularım , Türkiye’nin bu günkü ihtiyacı istikrar değil mi? Seçim yasaları Türkiye ‘de ağırlıklı olarak bunu hedef almalı. Bu açıdan bakınca iptal istemlerine de konu alan “Adalet mi? İstikrar mı? Tartışmasını fuzuli görmemek imkansız. Türkiye ne çekiyorsa istikrarsızlıktan çekiyor. İstikrarı yok eden ise siyasi yelpazenin anlamsız bölünmüşlüğü Mecliste 11 parti var. 11 parti var da , 11 ayrı görüş var mı? Yok!.. Öyle ise seçim kanunu toplayıcı olmalı, parti sayısını azaltıcı etkisi olmalı.O ne öyle market malları gibi.Bunun yolu ise “iki türlü” seçim sistemini kabulden geçer.Ama DYP-ANAP çekişmesi bu seferde kabul fırsatının kaçırılmasına neden oldu, işte burada zihniyet önemli iki parti lideri şahsi çıkarları ve inatları yüzünden, istikrar başka bahara kaldı.Yapılacak tek iş vardı.Çok şükür memleketi kimse zaten düşünmüyor.Fikirler yaşamalı.Çıkar sağlayanlar ise tecrit odalarına kapatılmalıydı.

Türkiye seçim havasına girdi.24 Aralık’ta seçim yapılmazsa “Bir çalkalanma dönemi” başlar.Bu çalkalanmanın “Ekonomik Bakımdan” bedeli olacaktır. Seçimin yapılması halinde ise “Meşruluk Tartışması” yaşanacaktır.Çünkü seçim yasağı “Demagoji götürür” hale sokuldu. Yasanın “Hile içerdiği” düşüncesi doğdu.Eğer 24 Aralık’ta seçim yapılırsa bu “1946 Seçimleri gibi” tartışılır bir seçim haline gelir. Bununda siyasal bedeli ağır olur.

Demokrasiyi becermesine , becereceğiz de galiba “Bu kadrolarla değil” Batı’da seçim yasası değişiyor. Ama geniş bir uzlaşmayla değişiyor ve de değişen yasa ilk seçimde uygulanmıyor. Batı parlamentosu seçim yasasında “Kendisi için değil” “Kendisinden sonra gelenler için” değişikliğe gidiyor. Biz de ise akşam yasayı değiştiriyor. Sabah ta “Cafer oğlum , acele bezi getir” diyoruz. Oy uğruna oyunlar oynanan bozuk düzene son vermek için sizleri Ulusal göreve çağırıyorum. Ey benim halkım sizin göreviniz “Geçim” için “Seçim” Van Gölü canavarı Van’da değil, Orada canavar yaşamaz . Onların hepsi Ankara’da 450 kişilik işyerinde,

Oylarınızla yok edin ,yeni filizler seçin.

Bir ramazan günü mollalar dere boyunda iftar için kuzu çevirmesi yaparken ateşte kuzuyu çevire çevire yorulmuşlar o sırada oradan geçen Keloğlan’a

-Gel bakalım, şu kuzuyu birazda sen çevir, demişler.

Açlıktan bitkin Keloğlan, kendisine de verecekleri umuduyla, yutkuna yutkuna kuzu çevirmeye başlamış.Ama kuzu bir türlü pişmeyence

-Hay senin gibi kuzunun dinine imanına… diye sövmüş.

Mollalar bunu duyunca Keloğlan’ı sille tokat dövmüşler. Zavallı Keloğlan derenin öteki kıyısına kaçıp canını kurtarmış, açlıktan yere yığılıp kalmış.

Mollalar, dinine imanına sövülmüş kuzuyu yemek caiz mi, değil mi diye tartışmaya başlamışlar.Sonunda caiz olmadığı kararına varılınca kuzuyu kıyının ötesindeki Keloğlan’a fırlatıp,

-Ey kafir, dinine imanına sövdüğün kuzuyu alda zıkkımlan demişler.

Bu kez Mollalar, iftar için ocaktaki tencerede irmik helvası yapmaya başlamışlar. Kuzuyla bir güzel karnını doyuran Keloğlan, karşı kıyıdan rüzgarla gelen miss gibi irmik helvasının kokusunu alınca canı çekmiş.

-Heeey, Mollalar diye bağırmış.Ben irmik helvasının da dinine imanına…

Saygıdeğer okuyucularım kurulacak olan biz bu hükümetlere ne diye bağıracağız bilemiyorum. Sonuç haydi sandığa, ama sandığa gitmemezlik yapmayın.İnşAllah bu defa seçimlere katılım oranı fazla olur hayırlısı.

Gününüz mutlu, geleceğiniz umutlu olsun.

 

Levent UĞUR

Yazarın Önceki Yazıları
İdama karşıyım! 20.07.2016Adaletin gerçek formülü 15.09.2015Bize Bişey Lazım..! 20.07.2015Notaların efendisi ilahi üstad Manço 03.02.2015Sefil Maymunlar 25.11.2014Sizinle olmak var ya!.. 30.09.2014Kılıç'a su verin, İnce geliyor 06.09.2014Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
Herkes oyunu kullansın !!!
 // Yusuf ÖCAL
Kaleminize sağlık hocam. Güncel yazılarınızı hasretle bekliyoruz. Fıkranız anlamlı ve çok güzeldi. Ülkemize seçimlerin hayırlı olmasını diliyorum ....
28 Ekim 2015 Çarşamba 16:31
ÖNCE SEÇİM SONRA GEÇİM
 // Abdullah YAVUZ
Tarih her zaman tekerrür etmiştir.Ancak saygıdeğer hocamızın da kaleme aldığı gibi seçim zamanı ipler herzaman halkın elindedir.Bende hocamızın dediği gibi tüm halkımızı elini vicdanına koyarak seçimlere oy kullanımına davet ediyorum.Hocamızın kalemine sağlık.....
28 Ekim 2015 Çarşamba 16:05
Aman Dikkat!
 // İbrahim KAPLAN
üstadım... ne zaman atacağız acaba bu seçim öncesi korkuları? Ne zaman özgürlüklerimizi, mukaddesatımızı, yaşama ve inan hürriyetimizden endişe etmeden bir seçime girebileceğiz? 20 yıl öncesi ile elbette değişen çok şey oldu ama korkular ve hissedilenler aynı:( Allah cc. sonumuzu hayretsin. Rabbim zalimi sevindirecek, mazlumu üzecek bir sonuçtan vatanımızı milletimizi ümmetimizi muhafaza eylesin. ...
27 Ekim 2015 Salı 15:45