25 Ocak 2017 Çarşamba
  • Altın147,005
  • BIST84.208
  • Dolar3,7769
  • Euro4,0596
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,7314
  • İstanbul6 °C
  • Ankara-2 °C
  • İzmir7 °C
  • Konya-2 °C
  • Adana12 °C
  • Antalya6 °C
  • Diyarbakır1 °C
  • Bursa5 °C
  • Kayseri-3 °C
  • Kocaeli3 °C
  • Şanlıurfa3 °C
  • Gaziantep5 °C
  • İçel10 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
İletişim Kopunca
28 Temmuz 2015 16:21

Kör dilencinin biri “El aman ey ehli zaman, bende iki körlük vardır” diye dileniyormuş.

“Bende iki körlük vardır ve ben arada kaldım, bana iki kez merhamet edin”  diyormuş dilenirken. “Ahali körlüğünün birini görüyoruz ikincisi nedir” diye sual etmişler. Dilenci:

“Çok çirkin bir ses tonum var, bu çirkin sesimden dolayı kimsenin benimle muhabbeti olmuyor, itilip kakılıyorum, bu yüzden sesimin nahoş oluşu, gözümün körlüğü kadar benim için sıkıntı oluyor, hiç bir yerde kabul görmüyorum, bu yüzden bana iki kez merhamet ediniz.” demiş..

Halk dilenciye hak vermişler, madem ki doğru sözlüdür, aczini ve çaresizliğini itiraf etti, gerçekten gözü kör ve kimsenin onunla muhabbet edemeyeceği kadar kötü bir sesi var diyerek yardım etmeyi kabul etmişler. Adamın gözü kör, sesi kötü ama kalbi doğru demişler.

Kalbi kör olsa işte o ebedi uzaklık sebebi olurdu, yani kalbi körlük sebebiyle kibir ve enaniyet sahibi, kusurlarını itiraf edemeyen insanın körlüğü  çok daha vahimdir. Zahiri körlük merhamete şayandır, lakin kalb körleştiği vakit, doğruyu yanlışı ayırd edemez, bilmediğini bilmez ve aleme nizamat vermeğe kalkar ki çekilmezdir, diyerek münazaralar etmişler.

Bu tasvir ne kadarda tanıdık geldi öyle değil mi?... Her yerdeler... Kalbleri kör, hakkı batılı birbirinden ayıramayan, duyguları iptal, kalbleri katılaşmış, doğruyu yanlışı birbirinden ayırd edemeyen insanların devri sanki devir. Kalb kör ve akıl tutulması içinde, okumuş yazmış, lakin af buyurun eşeklik baki kalmış, kendisi bundan bi haber, anlat anlat bir kulak pencere, bir kulak tencere insanlarla dolu çevremiz. Kalbin duyarsızlaşması, insanın kendi mezarına toprak atması gibi ama duyarsızlaşmaya görsün bir kez, geri dönüşü tedavisi nerdeyse yok gibi. Kalbin körlüğü katran bir aura gibi onu kaplıyor, iletişim kopuyor ulaşım artık mümkün olmuyor.

Eskiden hakkın batılın çıkış yeri belli, eğrinin doğrunun tanımı tartışmasız, iyi ve kötünün niteliği ve niceliğinde hem fikirdi insanlar. Ne zaman bu kalb körlüğü salgın gibi yayıldı 'bana göre' diye bir itiraz yerleşti lisanlara. Bana göre öyle değil, böyle diye ahkam keserken, sen kimsin, diyen yok. En absürd en yanlış bir düşünceyi ffütursuzca dile getiriken, diğeri hiç katılmadığı halde, riya tavan yapmış vaziyette  o senin görüşün, saygı duyarım diye cevap veriyor. Kalbdeki körlük katran karası bir hal aldıkça, doğru yanlış, iyi kötü yer değiştiriyor. Değerler ve fikirler artık, neye göre kime göre diye ayrışmaya başladı.  Gelenek bağlarımız maalesef çok kötü koptu. Deprem gibi, heyelan gibi, kıymet kaybı yaşıyoruz.  Oysa bu yaşadığımız doğal bir afet değil, planlı kurgulu üzerimize bombardıman edilmiş organize işler.

Sel gibi tusunami gibi gelen ahlak çöküntüsünün verdiği zararı yaptığı tahribatı gösterecek bir gösterge tablosu yok maalesef. Züccaciye dükkanına girmiş fil misali, değerler kıymetler örf ve gelenek tahrib oldukça, toplumda suç oranı tavan yapıyor. Kork Allah'tan korkmazdan, diye bir atasözümüz vardı bizim şimdilerde unutulan.

Duyarsız hissiz bir şekilde hunharca kan akıtılıyor... Masum insanlar katledilirken sesi çıkmayanların, katiler hedef alınırken feveran etmesi sadece mide bulandırıyor...

Yazarın Önceki Yazıları
Rahman'ın nefesi Mevlana'dan inciler 19.12.2016Din mi, devlet mi?.. 24.11.2016En yakın komşumuz Amerika!.. 10.11.2016Peygamberimiz sinemada... 24.10.2016Her gece meydanlarda nöbet tutanlar... 20.07.2016Bir rüya Ayasofya 11.07.2016Savaş zamanlarında yaşamak!.. 18.02.2016Bebek katili PKK ve terörist seviciler!.. 22.01.2016Büyük millet, güçlü devlet!.. 06.11.2015Alışacaklar!.. 22.10.2015Tetikçiyi geçip, emri vereni görmek!.. 12.10.2015Ufak Haçlı saldırıları... 17.09.2015İçi boşalmış ışığı sönmüş kelimeler... 27.08.2015Eğer ister isen sulh-û salah... 06.08.2015İktidar kimin elinde? 03.07.2015Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.