YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
İçi boşalmış ışığı sönmüş kelimeler...
27 Ağustos 2015 11:17

Bazı kelimeler var lisanımızda, günlük kullanımda bir hayli örselenmiş. Öylesine hoyratça kullanılmış ki, aslında olumlu bir şey ifade ettiği halde, yerli yersiz kullanımdan dolayı, siyakı ve sibakı kaymış, maksat aşılmış, taşıdığı manadan uzaklaşmış, tabiri caizse erozyona uğramış.

Bunlardan ilk akla gelenler; özgürlük-barış ve insan hakları...

Bugünlerde el birliği ile evirip çevirip en çok deforme edilen kelimemiz ise bence  'barış'...

Kan dökenler, barış dediği zaman, kelimenin tüm yaldızları dökülüyor, ışığı sönüyor, normalde taşıdığı anlamdan uzaklaşıyor adeta evrim geçiriyor...

Bozuk ağızlarda sanki kelimeler de bozuluyor, mağdur ediliyor...

Yeryüzünü, tabiatı ifsat ettiğimiz, dengeleri bozduğumuz gibi kelimeleride ifsat ediyoruz.

"Onlara yeryüzünde fesat çıkarmayın denildiği zaman biz ıslah edicileriz"  diyen teröristler gibi, kelimelerin kodları ile oynanıyor. Böylece o kelimelerle aramız açılıyor, mana ondan uzaklaştıkça, bizde uzaklaşıyoruz, iklim bozuluyor, sessizce, yabancılaşıyoruz birbirimize.

                                          "Yunus bir söz söylemiş, hiç bir söze benzemez,

 Münafıklar yüzünden, örter mana yüzünü..."

 

Yunus Emre, Yüzyıllar öncesinden bu erozyonu fark etmiş ve böyle dile getirmiş.

Bozuk insanların, bozuk kullanımlarından dolayı, kelimelerde mana örtmüş yüzünü.

Barış kelimesinin yüzündeki örtüyü aralar, günümüz ifadesi ile etimolojisine köküne bakacak olursak, sulh etmek, anlaşmak anlamı ile karşılaşıyoruz. Bize çağrıştırdığı ise, huzur. Barış, söylemlerimiz, barış çağrılarımız aslında hep huzuru yakalamak, yaşamak için. Zira barış geldi mi, kardeşi huzuruda birlikte getirir. Barışa tav oluşumuz,  huzura olan özlemimizdendir.

Sulh- ise -barış- kelimesine evrilmeden önce -salah- ile el ele... Sulh-u salah... Birlikte anılıyormuş.. İki kelimenin birlikte bir ritmi ahengi gizemi var. Bir çoğumuzun zihninde Abdülhak Molla'nın: "Hazır ol cenge, eğer ister isen sulh-u salah..." mısrası ile kalmış.

Googlla sorguladığımız zaman ise:

"Sözlükte "iyi olmak, iyi hal üzere bulunmak, durumu düzeltmek, uygun olmak, fesadın yok olması ve istikâmet" anlamlarına gelir. Fesadın zıddıdır.

Kur'ân'da bu kelime "salaha" şeklinde iki âyette geçmiş ve îmân etmek anlamında kullanılmıştır (Ra'd, 13/23; Mümin, 40/8). Kur'ân'da daha çok bu kökten türeyen sulh, sâlih, sâlihîn, sâlihât, ıslâh ve muslih kelimeleri kullanılmıştır. Allah'ın emrettiği, razı olduğu, hayırlı, yararlı ve mutedil her şey salahtır. İnsanın; ifrat ve tefritten uzak, itidal, istikamet ve güzel bir hal üzere bulunması, îmân edip emir ve yasaklara uyması, isyan, aşırılık ve bozgunculuktan kaçınması salahtır. Salah, müminin güzel vasıflarından biridir."  Bilgisi ile karşılaşıyoruz. Heyhat!.. Salah, müminin güzel vasıflarından biriymiş. Güzel vasıflar unutuldukça, maalesef mana da yüzünü örtmüş.

Bugün, iç savaş çıkarmaya çalışan teröristler 'barış' dedikçe, mızraklarının ucunda Kur'an sayfalarıyla, Hz. Ali ile savaşan haricileri hatırlatıyorlar. Nasıl bir illüzyon ve yanıltmaca ki, bizim argümanlarımız, bizim hasletlerimiz, bizim kelimelerimiz; içini boşaltıyor ve bize karşı kullanıyorlar. Böyle ajite ederek kışkırtmak, tahrip gücü yüksek silah etkisi yaratıyor, bu da savaşı ikiye katlamak gibi. Stratejileri bu, bir yandan kan döküp, bir yandan yüzlerinde maske barış, diye diye savaşmak, 

Yazarın Önceki Yazıları
Rahman'ın nefesi Mevlana'dan inciler 19.12.2016Din mi, devlet mi?.. 24.11.2016En yakın komşumuz Amerika!.. 10.11.2016Peygamberimiz sinemada... 24.10.2016Her gece meydanlarda nöbet tutanlar... 20.07.2016Bir rüya Ayasofya 11.07.2016Savaş zamanlarında yaşamak!.. 18.02.2016Bebek katili PKK ve terörist seviciler!.. 22.01.2016Büyük millet, güçlü devlet!.. 06.11.2015Alışacaklar!.. 22.10.2015Tetikçiyi geçip, emri vereni görmek!.. 12.10.2015Ufak Haçlı saldırıları... 17.09.2015Eğer ister isen sulh-û salah... 06.08.2015İletişim Kopunca 28.07.2015İktidar kimin elinde? 03.07.2015Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.