YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Gidip gelen emanet oylar...
09 Haziran 2015 09:25

Seçim sonuçları itibari ile enteresan bir dönem bizleri bekliyor. 13 yıllık tek parti iktidarının ardından, karşılaştığımız tablonun soğuk duş etkisinden sonra, iniş ve çıkışları ile, sarp yokuş diye tanımlanmış dünyada, tabiatı itibari ile hiç bir şey bir karar üzere değildir.

Yükselen yeni Türkiye'nin çıkışına tahammül edemeyenler, koalisyon denemeleri ile kaos ve kargaşa ortamına çanak tutuyorlar. Eskiler 'dereyi geçerken at değiştirilmez' derlerdi. Dereyi geçemesin, hatta derenin sularında öyle ya da böyle boğulsun temennileri ile yönetim kadrosunu değiştirme girişimleri bunlar... 

Hangi siyasi görüşte olursa olsun, manevi değerlerde buluşamasa da, dünyevi istikrar adına, sevsede, sevmesede AK Partiye oy veren kesim, bu sefer hüsran yarattı. Aslında, AK Partili olmayan vatandaşların, Ak Partiyi desteklemesi için teknik ne çok sebebi vardı. 'Beğenmesek de adamlar yapıyor kardeşim' derken aniden rüzgar değişti. Yiğidi öldür, hakkını yeme, söylemi, aniden, yiğidi öldürüp, hak hukuk tanımamaya dönüştü. Pes ve yuh, dedirtecek kadar, acımasızca testiyi kıranla, suyu getiren yer değişti. 

Toplumda bu algıyı yaratmaya çalışan, beyaz mı siyah mı bilinmez, Alev Alatlı'nın 'küstüler' deyip roman yazdığı kesim, ufku vizyonu olmayan, iş bilmez, basiretsiz CHP den artık bıkıp usanıp bir ümit, HDP ye oy verenlere kötü haberim o ki, nitelik olarak HDP size CHP yi bile çok aratır. Bu şıp sevdi, mesnetsiz ani gelişen HDP aşkı, magazin dünyasının yaşadığı bir gecelik ilişkilerden de kısa süreli ve çirkin.  Geçip gittikten sonra, her aklınıza geldikçe kusturacak kadar da, yanlış. Zira PKK, HDP olmakla ehilleşmedi, evrim geçirmedi, günahlarına nedamet getirip tövbe etmedi, silah bırakmadı. Seçime ramak kala iki hüdaparlı öldürdü ve kendi mitinginde kendi taraftarlarını bombalayarak, ekranlara çıkıp barışı biz getireceğiz, dedi. Yani aymazlıkta, kendinizi aştınız. HDP ye oy verenler içinde aslında inadi küfürde olup da, toplumda takiye yapanlar bir tarafa, diğer rüzgar gülleri, rüzgar kesildiği ve gerçek yüzleri ile karşılaştığınız zaman, şimdilerde revaçta olan deyim ile 'yok artık' diyeceksiniz... O eski şarkıda ki gibi, bir sabah çıkıp geleceksin, lakin vakit geçmiş olacak... Gönül hicran şarabından yudum yudum içmiş ve de iş işten çoktan geçmiş olacak... 

Şimdi siz, AK Partinin hayallerinizin bile yetişemediği girişim ve başarıları karşısında, küskünlüğünüz ve çaresizliğinizle, sadece yeni bir oyun bir argüman olarak HDP ile kendinizi kandırıp oyalıyorsunuz ya, aslında yalan rüzgarıyla verdiğiniz oylara, emanet oylar, diyerek, HDP sizden daha sahici çıktı. Yarın takke düşüp, kel göründüğü zaman, bu tek seferlik yalan aşk nihayetlenip, herkes kendi mevki ve mevzine geri çekilecek. Ne denir, ölmüşle olmuşa çare yok...

Öteki, beriki, beyazı, siyahı ayrışa ayrışa bu noktaya kadar geldik. Bu vatan hepimizin, öyle ya da böyle, sulh ve selamet için yaşamak zorundayız. Ayrılıkları ve farklılıkları düşmanlığa çevirmeden yaşamasını öğrenmek zorundayız.

Kenar etkisi

 Takip edenler bilirler, Sinan Canan Hoca'nın 'kenar etkisi' teorisini gündeme getirmeliyiz. Açmaz çıkmaz yollar düğüm olduğu zaman, sen ben kavgası yerine çözümü tabiatta aramalıyız. Yaşam şartları farklı bitki örtülerine dikkat ederseniz farklı eko sistemlerin, birleşme noktalarında kenar etkisi diye ifade edilen bir ortak alan vardır. Mesela ormanın bitki örtüsü şartları yaşayanları farklı, hemen kıyısındaki çayırın bitki örtüsü yaşayanları farklıdır, iki ayrı yaşam alanını birleştiren kenar alan, orta alan olduğu için iki ayrı yaşam alanından daha zengindir ve aslında bu kazanımdır. Bu esası farklı fikirlerdeki insanlar için de uygulamak mümkün. İletişmeye karar vermiş farklı  anlayış ve donanım da ki insanların hayatı algılamada ki kazanımları hiç bir şeyde yoktur. Farklı konularda ihtisas yapmış bilim adamlarının, alanının dışına çıktığı zaman çok ilginç gelişmeler ve kazanımlarla döndüğünü örnekleri ile anlatır Sinan Canan...  
 

 

Yazarın Önceki Yazıları
Alçakların bile isteye yaptığı yanlışlar!.. 20.11.2017Meltem’le Hakan aslında aynılar… 03.10.2017“Hakikati gizleyenden daha zalim kim olabilir…” 15.08.2017Hepimiz şehit yakınıyız 14.07.2017Bir yaz yazısı yazmaktı dileğim lakin, gündem karışık… 11.07.2017Kontrollü artistik yürüyüş... 03.07.2017Şahsiyetimiz, Gazze ve İmam Şafi 29.06.2017Kur’an’ı Kerim’i anlamak üzerine… 19.06.2017Kur'an'ı Kerim yarışması ve eleştiriler... 09.06.2017Darbelerin darb ettikleri!.. 01.03.2017İmam-ı Şafii 22.02.2017Osmanlı'nın hakimiyet sırrı!.. 13.02.2017Rahman'ın nefesi Mevlana'dan inciler 19.12.2016Din mi, devlet mi?.. 24.11.2016En yakın komşumuz Amerika!.. 10.11.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
 // Nevin tanrısever
Doğru söze ne denir..eyyvallah birde şapka çıkartılır üzerine selam durulur.kardeşim senin önerdiğin ortak alan projesi aslında gerçek bir çözüm bir reçete lakin ahhhh keşke maksat üzüm yemek değil bağcıyı dövmek olmasaydı...!...
09 Haziran 2015 13:08