YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Bebek katili PKK ve terörist seviciler!..
22 Ocak 2016 09:14

 

Yakın geçmişte, ressam bir arkadaşın atölyesinde bir gurup hanım hazırlamayı tahayyül ettikleri bienal için toplanmış, konuşuyorduk. Çoğunluk 'özgürlük' temalı olmalı konusunda hem fikirdi. İçi boşaltılmış, anlam kaybına uğramış bir kelime bu diye itiraz etmiş, geri çekilmiştim.

Bir süre sonra, başka bir kıymetli arkadaşım 'hak ve özgürlükler' ismi altında 28 Şubatın sene-i devriyesinde, bir panel hazırlığındaydı. Artık irrite eden 'hak ve özgürlük' kavramlarını kullanmaması için onunla da aynı konuşmayı yapmıştım.

Harf inkılabına maruz kaldığımız yetmemiş gibi, başörtüsü diye bir sorun yaratılıp, eğitim hakkı elinden alınarak, her fırsatta darbelerle darb edildikten sonra özgürlük kelimesi artık benim için, manasız rahatsız edici kelime olmuştu.

O günlerde özgürlükleri kısıtlamayı marifet bilen kesimin sözcüleri olan birileri bugün ifade özgürlüklerini kullanarak, bildiri yayınlamışlar!..

Nerdeeen, nereye...

Kim bunlar? Alev Alatlı'nın ifadesi ile küskün beyaz Türk'ler... Namı diğer, endişeli modernler... Adamların elinde bir argüman, ortaya koyacakları bir koz kalmadı. Önceden öyle miydi? Biri çıkıp irtica geliyor dese, ne gürültü kopar, ne haklar gasp edilirdi.

Köprülerin altından çok sular aktı. Bunların sanatçı kolu yine bir ara, ifade özgürlüklerini kullanarak, videolar hazırlayıp 'hayatı durdurun' çağrılarında bulunmuşlardı. Hayat durmayıp kimse çağrılarına kulak vermeyince onlarda böyle suçlu ve yalnız kalmışlardı. Şimdi onların 'aydın' kesimi, bir çıkış daha yaparak, kimliklerini kendilerini aykırılıklarını haksız hukuksuz yanlışlarını bir kez daha ortaya koymaya gayret etmişler.

Teşbihde hata olmaz, hani bazen başını  tahtaya vurana kadar insan öldüğünü anlamazmış ya, bunlarda o hesap. Devrin geçtiğini, iklimin değiştiğini anlayacaklar bir gün. Aslında çoktan anladılarda, işte çıkmadık canda bir umut. Halbuki çıkardıkları gürültü, artık kuyruğa bağlı teneke sesi gibi olsa da hiç değilse kendilerini deşifre etmiş oluyorlar.

Halbuki kısa zaman önce PKK nın bebek katili olduğunda askeri polisi masum insanları öldüren teröristler olduğunda hem fikirdik. Ne oldu, hangi ara arkadaşlar saf değiştirip, teröristler için kaygılanmaya başladı, onların selameti için bildiriler yayınlamaya başladılar?...

Terörist aynı terörist, yine bebekleri kadınları masum insanları öldürüyor lakin bizim küskün endişeli modernlerimiz, terörle mücadelede kararlılık gösterince devlet şiddet uyguluyor, demeye başladı. Masum insanları öldüren, hendeklerle hayatı zehir edip insanları göçe zorlayan din ve vatan hainleriyle devlet mücadele etmeyip de ödül mü vermeliydi. Bu nasıl akıl almaz bir ifadedir.

Adamların Mecliste partileri var siyaset yapmıyorlar, çözüm sürecini harcadılar, onların derdi başka, tek bildikleri ise kan dökmek. Ne demişler, nus ile uslanmayanı etmeli tekdir, tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir...

Birileri alışık bundan önceki hükümetlerin acz içinde seyirci kaldığı gibi seyirci kalınmasını istiyorlar. Daha önce askerimiz polisimiz şehit olur, teröristler kayda değer bir kayıp vermezlerdi. Şimdi oran değişti. Hükümetin kararlı mücadelesi ile teröristlerin kayıpları çoğalınca, yandaşları feryat etmeye başladı.

Artık sanatçılarınızın 'hayatı durdurun' çağrıları, akademisyenlerinizin haksız bildirileri halkta bir karşılık bulmuyor. Artık, Kürt halkı PKK nın hak savunmadığını, bilakis zarar verdiğini anladı, devletle dayanışma içine girdi. Birilerinin korkusu bu...

Yazarın Önceki Yazıları
Hepimiz şehit yakınıyız 14.07.2017Bir yaz yazısı yazmaktı dileğim lakin, gündem karışık… 11.07.2017Kontrollü artistik yürüyüş... 03.07.2017Şahsiyetimiz, Gazze ve İmam Şafi 29.06.2017Kur’an’ı Kerim’i anlamak üzerine… 19.06.2017Kur'an'ı Kerim yarışması ve eleştiriler... 09.06.2017Darbelerin darb ettikleri!.. 01.03.2017İmam-ı Şafii 22.02.2017Osmanlı'nın hakimiyet sırrı!.. 13.02.2017Rahman'ın nefesi Mevlana'dan inciler 19.12.2016Din mi, devlet mi?.. 24.11.2016En yakın komşumuz Amerika!.. 10.11.2016Peygamberimiz sinemada... 24.10.2016Her gece meydanlarda nöbet tutanlar... 20.07.2016Bir rüya Ayasofya 11.07.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.