YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Yeni Türkiye'nin Kuruluş Savaşı
01 Şubat 2016 08:42

Türkiye’nin orta vadede yeniden bir İmparatorluk olarak uluslararası arenaya çıkacağı yolunda önemli bir gidişat gözlenmekte... Zaten bu gelecek, içinde bulunduğumuz medeniyet kuşağı ve büyük güç olma potansiyeli nedeniyle kaçınılmazdı...

Bu süreçte önemli olan kim İmparatorluk yolundaki mücadele Türkiye’nin yanında olacak kim hainlik içerisinde tuzaklar kuracak sorusuydu... Bu sorunun cevabı çok önemli çünkü ak ile kara belli olmadan aydınlığa kavuşulmaz...

Doğum sancılıdır... Bu sancı onlarca kemiğin bir anda kırılması gibi derler... İşte bizim İmparatorluk sancımızda da çürük kemikler kırılacak ki iyileşip güçlenerek küllerimizden doğacağız...

İçimizdeki unsurlar da ya bu ülküyü amaç edinip mücadeleye katkı sağlayacak ya da yok olup gitmeye razı olacaklar...

Kervan düzüldü. Yola çıkıldı. Şimdi dirayet zamanı...

İnşallah bu kutlu yolda muvaffak olacağız...Yeter ki imanımız kuvvetli, inancımız sağlam, teslimiyetimiz tam olsun.

Zafer Allah’ındır ve Allah’tan gelir...

İçimizdeki hainler deyince ister istemez Mahsun Kırmızıgül akıllara gelir oldu. Müzik ödülleri töreninde rahmetli Ahmet Kaya’ya çatal atılırken kalkıp alkışlaya alkışlaya şarkı söyleyen Mahsun, o zaman Kürt meslektaşına sahip çıkmazken bugün kalmış pkklı teröristlere sahip çıkıp devleti suçlamakta... Böyle hainleri deşifre etmek, hak ettikleri muameleyi kendilerine gösterebilmek adına çok önemlidir...

Sözde sanatçı camiasına gitmeye bile gerek yok... Mecliste kim hain kim devletin yanında saflar iyice belirginleşti...

Meclis Başkan Vekili Ahmet Aydın konuşmasında bir Kürt olarak terörün her türlüsünü lanetliyorum derken AK Parti ve MHP vekilleri bunu ayakta alkışladılar... Yakışanı da buydu... chp’li ve hdp’li vekiller ise mum gibi dizilmiş yerlerinde oturuyorlardı...

chp şimdiye kadar uyguladığı kaypak siyasetlerle yeri geldi solcu oldu, yeri geldi muhafazakar... Kâh sağcı oldu, kâh devrimci oldu, şimdi de ne yazık ki sırf Erdoğan düşmanlığı yapacağım diye teröristlerle kol kola girdi... Herkes yeni chp’yi iyi tanımalı... Yeni chp, hdp ile ikiz kardeş, mezhepçi dışlayıcı bir parti olmuştur... Bu dışlama Mustafa Kemal’in posterini çöpe atabilecek seviyededir. chp’nin bu siyasetini eleştiren milli solcular ise partiden dışlanıyor...

Solcu kişiliğiyle bildiğimiz ve chp genel başkanlığı için adı geçen Metin Feyzioğlu’nun konuşmasını basan bazı yeni chp’liler “katil devlet” diyerek sloganlar savurdular... Feyzioğlu’nun chp’yi eleştirmesini engellediler ve konuşmasına izin vermediler... hdp ile çok sık oturup kalkmaya başlayan chp yakında açlık grevlerine başlayıp “dağa çıkalım” derse bu hiç de şaşırtıcı olmayacak...

İç gelişmelerin yanında dış politikada da gündem bir hayli yoğun...

Çevremizde yeni bir harita çizilmeye çalışılıyor ve tüm aktörler yeni haritadaki çıkarlarını maksimize etme peşinde...

“Bağımsız Kürdistan” söyleminin bu kadar dillendirildiği bir dönemde bir çelişkiye okurun dikkatini çekmek istiyoruz...

pkk’yı her daim “sempatik” bulmuş olan Avrupa Birliği, Irak’ın Kuzeyinde Mesud Barzani başkanlığında kurulacak bir Bağımsız Kürdistan’ı desteklemeyeceklerini belirttiler... Bağımsızlık referandumu kararı alınması üzerine AB’den bir heyet, Kürdistan Bölgesi’ndeki siyasi partilerle görüşmek üzere Erbil’e gitti...

Kürdistan İslami Topluluk Partisi (Komel), İslami Birlik Partisi (Yekgırtu), Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ve Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ile görüşen AB Heyeti, ABD Başkanlık seçimlerinden önce yapılması planlanan bağımsızlık referandumundan “Hayır” çıkması için niyet bildiriminde bulundular...

Demek ki mesele Bağımsız bir Kürdistan’ın kurulması değil... Bağımsız olmayacak bir Kürdistan kurdurmak istiyorlar... Tek amaç ise Yunanla aramıza ekilen düşmanlığın bir benzerini Kürtlerle aramıza ekmektir...

Yunanın adı geçmişken, İstanbul’da terör örgütü pkk adına sözde mahkeme kurup yargılama yaptıkları gerekçesiyle haklarında gözaltı kararı çıkarılan hdp Beyoğlu İlçe Eş Başkanları’nın Yunanistan’a kaçtıkları haberini es geçmemeyi gerekli görüyoruz...

Zira Yunanistan, geçmişte pkk ile organik ilişkisi olduğu kanıtlanmış ve uluslararası hukuk ve kamuoyu tarafından mahkum edilmiş bir ülkedir... Her ne kadar SYRIZA partisinin iktidarı Batı Trakya Türk Azınlığı için birçok yeni vaadi beraberinde getirmişse de “Anavatan” Türkiye’ye karşı, pkk ile ilişkili olduğu somut delillerle ispatlanmış kişilere kucak açılması Yunanistan’ın tekrar aynı hatalara düşmesine sebebiyet verecektir... Bu işlerden en büyük zararı zaten batık durumda olan kendileri görür... Bu bağlamda Yunanistan aklını başına almalıdır...

“Yarım savaş”ı bir kenara bırakalım ve esas savaşın cereyan ettiği Suriye’ye ve bölgedeki Rus tehtidine dönelim... Türkiye, daeş’in denetimindeki Cerablus’a yakın bir bölgede, sınırın kendi tarafındaki mayınları temizlemeye başladı...

Bu, Türkiye’nin bir kara harekatı hazırlığında olabileceğine işaret ediyor olabilir...

Ruslar ise teröristlerle tarihlerinden gelen yakın ilişkilerini kuvvetlendirmeye devam ediyorlar... Ruslar, Cerablus’a operasyon düzenleyip daeş’ten elde ettikleri bölgeyi ypg’nin kontrolüne bırakma niyetindeler... Esas mesele Suriye’nin Kuzeyinde Akdeniz’e açılan bir enerji koridoru tesis etmek...

Bunun yanısıra olası bir ypg kontrollü koridor, Türkiye’nin varlığına ilişkin çıkarlarını da tehdit eder nitelikte...

pkk’nın Suriye kolu ypg’nin Cerablus’a girmesi halinde Türkiye’nin kırmızı çizgisini aşmış olacağını Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN defalarca dile getirdi... Rusya, Türkiye ile ayrılıkçı teröristler arasındaki çatımalardan faydalanmaya çalışıyor... ABD’nin Rusya ile ilişkilerinde gizli kapaklı mutabakatlarla hareket ediyor olması ise güvenilmezliğinin kanıtı...

ABD’de hayat ne yazık ki başkanlık seçimleri sona erene kadar durmuş vaziyette... Doğal olarak zaten kılını kıpırdatmayan bu güvenilmez devletten şimdi hayır beklemek abes olacaktır...

Lozan sona erdiğinde Yeni Türkiye’yi kuracak olan anlaşmayı imzalarken “masada kazanan” olmak için her türlü iç ve dış tehdide karşı tetikte olmalıyız...

Demokrat Parti kanadında Sanders ve Clinton’ın çetin mücadelesi devam ederken, Cumhuriyetçilerin adayı “komedyen” Donald Trump kampanyasına son hız devam ediyor...

Şimdiden birşey söylemek zor olsa da kapitalizmin denge noktasından bu kadar uzaklaştığı bir dönemde, dünyayı yöneten “imtiyazlı sınıflar” kontrollü bir devlet kapitalizmiyle sürekliliği sağlamak istiyorlar...

Özetle kendini Sosyalist Demokrat olarak tanımlayan Sanders ABD Başkanlık seçiminin sürpriz kazananı olabilir...

Trump gibi zalimce söylemleri vaat olarak sunan bir kişinin seçilebilir olarak görülmesi dahi insanlığın utancıdır...

Zor dönemlerden geçiyoruz, aydınlığa ulaşacağımıza olan inancımız ise tam...

Kısa bir öneriyle yazımızı noktalayalım:

TRT’nin muhteşem icraatlerinden olan “Diriliş: Ertuğrul” benzeri bir tarihi diziye de Kazaklar imza atıyorlar... Kazak hanlığının kuruluş hikayesinin anlatıldığı bu dizi 10 bölüm olacak... Konu, Kazak hanları Canibek ve Kerey’in Özbek hakimiyetinden ayrılıp, 1465’te Güney Kazakistan’ın steplerinde yeni bir devlet kurması... Mutlaka takip edelim ve çevremize önerelim dostlar...

Bir toplum önce dinini yani bizim için İslamiyet’i, sonra milli hassasiyetlerini yani Türk’ün örfünü öğrenirse o toplum yenilmez bir toplum olacaktır inşallah...

Selametle...

01.02.2016

Yazarın Önceki Yazıları
Batı, Türkiye için dost hüviyetini kaybetme riski ile karşı karşıya 18.02.2016Papa ve Rus Patriği görüşmesi 16.02.2016Vakit varken 13.02.2016Düşman baharı göremeyecek 11.02.2016Savaş Sürüyor 05.02.2016Terörün Son Kozları ve Asıl Mesele 03.02.2016Mücadele Her Alanda Sürüyor 29.01.2016Sinsi Yılan İran 27.01.2016Diktatör Kime Denir? 26.01.2016İnsanlık İçin İslam Kardeşliği 24.01.2016Hayalet Şehirler" Planı Nasıl Suya Düştü 23.01.2016Hain Akıllar Yargılanmalı 21.01.2016Millet Yetkilendirdi, İhanet Gönderecek" 20.01.2016Beceriksiz Bölgesel Güç 01.12.2015Türkiye'yle Oyun Olmaz 24.11.2015Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.