29 Temmuz 2017 Cumartesi
  • Altın143,977
  • BIST107.700
  • Dolar3,5286
  • Euro4,1426
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,6300
  • İstanbul26 °C
  • Ankara26 °C
  • İzmir32 °C
  • Konya27 °C
  • Adana33 °C
  • Antalya34 °C
  • Diyarbakır39 °C
  • Bursa28 °C
  • Kayseri29 °C
  • Kocaeli29 °C
  • Şanlıurfa41 °C
  • Gaziantep35 °C
  • İçel33 °C
"MÜBAREK BELDELERİMİZİ KORUMAK İMAN MESELESİDİR"
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Millet Yetkilendirdi, İhanet Gönderecek"
20 Ocak 2016 07:11

Bugün ihanet listesindeki akademisyenlerin neden kendi kendilerini görevlerinden “azlettiklerini” açıklayacağım sizlere…

Tam da demokrasinin gereği olarak…

Her insanın toplumsal bir işlevi vardır, zaman içerisinde doğal ve çevresel faktörlerle kendi yolunu çizer ve topluma hizmet dairesine dâhil olur...

Kimisi toprağı işler, kimisi fabrikada makineyi kullanır, kimisi hizmet sektöründe faaliyet gösterir kimisi sağlık sektöründe…

Özetle her insan toplumsal yardımlaşma bilinci çerçevesinde bir işi meşgale edinir… Rızık da bu meşgalenin bir artısı olarak gelir…

Elbette her insanın belli bir işe yatkınlığı, yeteneği vardır…

Dinimize göre de her iş, o işe kabiliyeti olana verilmelidir…

Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de buyuruluyor ki: “Allah size, mutlaka emanetleri [işleri] ehli olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle davranmanızı emreder.” (Nisa:58)

Ayrıca Hadis-i Şerif’te şöyle geçiyor: “İş ehli olmayana [layık olmayana] tevdi edildiği [verildiği] zaman, kıyameti bekle.” (Buhari)

Mesele “toplumsal yardımlaşma dairesi” olunca hastaları Allah’ın izniyle tedavi eden bir doktorun doktorluğuna, bir çiftçi itiraz etmez. Aynı şekilde bir manav bir kasabı kıskanmaz…

Yani herkes, ehli olduğu işi yapması ve bu şekilde topluma faydalı olması için birbirini yetkilendirmiştir… Gözle görülmese de bir toplumsal mutabakat vardır…

Bir akademisyen de sadece bilimsel faaliyet ile uğraşıyorsa, toplumun tamamı ona bu konudaki yeteneğini kullanması konusunda yetki verdiği içindir…

Akademisyen bu bilinçle davranmalı ve toplumun bilimsel bilgi ihtiyacını karşılamak ve onu yetkilendiren topluma faydalı olmak “ZORUNDADIR”.

Devlet memuru statüsünde bir akademisyen, maaşını dahi kendisini yetkilendiren toplumun fertlerinin vermiş olduğu vergiler ile almaktadır…

Gerçek bu iken, ihanet listesine imza atan akademisyenler, hem maaş aldıkları devlete, hem kendilerini akademik faaliyet yapmak üzere yetkilendiren millete hıyanet içerisinde olduklarını kendi elleriyle tescillemişlerdir…

Dini, ahlaki, etik, mesleki yahut felsefi, hangi açıdan tartışılırsa tartışılsın, bahsi geçen kişilerin, bu raddeden sonra görevlerini devam ettirebilmelerinin mümkünü YOKTUR!

Doğruluğu kendinden menkul bu tespiti toplumun her kesimi iyice düşünüp tartmalıdır…

Milletin vergileriyle beslediği, saatlerce ağır koşullarda çalışarak, “yeter ki geleceğimiz daha iyi koşullarda yaşasın” düşüncesiyle yetkilendiği, bu sözde akademisyenler, gerçekten onlara gösterilen saygıyı ve özel itimamı hak ediyor mu diye!

Dünyamızın içinde bulunduğu bu kaotik dönemde, Hakikat mücadelesinin cephelerinden biri de akademilerde geçecektir/geçmektedir…

Bireysel olarak aldığımız küçücük bir kararın büyük toplumsal çıktılarının olduğu bu dönemde, ihanete göz yummadan Milli bir akademinin tesis edilmesi yolunda karınca kararınca desteğimizi esirgememeli, hainlere karşı diri ve uyanık olmalıyız…

Selametle…

19.01.2016

 

Yazarın Önceki Yazıları
Batı, Türkiye için dost hüviyetini kaybetme riski ile karşı karşıya 18.02.2016Papa ve Rus Patriği görüşmesi 16.02.2016Vakit varken 13.02.2016Düşman baharı göremeyecek 11.02.2016Savaş Sürüyor 05.02.2016Terörün Son Kozları ve Asıl Mesele 03.02.2016Yeni Türkiye'nin Kuruluş Savaşı 01.02.2016Mücadele Her Alanda Sürüyor 29.01.2016Sinsi Yılan İran 27.01.2016Diktatör Kime Denir? 26.01.2016İnsanlık İçin İslam Kardeşliği 24.01.2016Hayalet Şehirler" Planı Nasıl Suya Düştü 23.01.2016Hain Akıllar Yargılanmalı 21.01.2016Beceriksiz Bölgesel Güç 01.12.2015Türkiye'yle Oyun Olmaz 24.11.2015Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.