YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Hain Akıllar Yargılanmalı
21 Ocak 2016 13:00

Milletçe, ihanet içerisine düşmüş akademisyen bozuntularının devlet düşmanlığı ve terör seviciliği yaptıkları olgusuyla yüzleştik... Fakat bu ihanet planının yürürlüğe konmasındaki elebaşı kimdir? Ya da en büyük pay kime aittir sorusuna henüz net bir cevap bulabilmiş değiliz...

Bu sebeple bugünkü yazımızda dikkati, bu süreçteki rolünün büyüklüğüne bizzat şahit olduğumuz Üniversite Konseyleri Derneği kurumsal kimliğine çekmek istedik...

Bu dernek de aynı bir takım meslek odalarının Türkiye’yi kalkındıracak projelerin önüne set koyma çabaları gibi –ki Mimarlar Odası’nın kurumsal kimliğinde somutlaşmış beyhude çabalardır- , üniversitelerdeki akademisyenleri manipüle ederek devlet karşısında bir pozisyona sürükleme faaliyeti içerisindedir...

Henüz “İhanet Listesi” aşamasına kadar gelinmemişken, bahsi geçen dernek belirli iletişim kanalları yoluyla hükümet aleyhinde propoganda yapıyor, “ODTÜ’nün AKP tarafından desteklenen IŞİD’e teslim edilemeyeceği”ni dillendirecek kadar fütursuzca söylemlerde bulunuyordu...

İhanet Listesi sonrası düzenlenen” karşı imza kampanyasına” destek veren hocalarımızı, adice “hocanızı tanıyın” diyerek afişe ediyor ve hedef göstermekten çekinmiyordu...

Hukukun işlemeye başlamasıyla köşeye sıkışan akademisyen bozuntularının akıl hocası bu dernek, son olarak “Üniversitelerdeki Gerilim ve Taraflaşmaya Dair Üniversite Yönetimlerine Mektup” adı altında bir yazı kaleme alıyordu...

“Kişi kendinden bilir işi” sözünün hakkını vererek “Teröre Hayır” diyen hocalara hakim oldukları okullarda yaşattıkları zulmü, kendilerine yapılıyormuşçasına lanse ederek yine bir manipülasyon çabası içine girmişlerdi...

“...imzacı akademisyenler birçok platformda can güvenlikleri tehlikeye düşecek düzeyde muamelelere maruz kaldılar. Üniversitelerimizden kaygı verici haberler ise gelmeye devam ediyor. Akademisyenlerin kapılarına hakaret ve tehdit dolu mesajlar bırakılıyor, kendilerini hedef gösterecek biçimde isimleri ve fotoğrafları yayınlanıyor, çalışma ofisleri basılıyor. Meslektaşlarımızın bir kısmı şu anda fiilen üniversitelerinden uzaklaştırılmış durumdalar. Linç kampanyası büyük bir süratle ilerliyor.” diyerek dezenformasyon ve spekülasyonla üniversiteleri yönlendirmeye çalışıyor...

Önce üniversite yönetimlerini sorumluluk almaya çağırıyor, sonra da kamu üniversitelerinde ihnaete sessiz kalmayan yöneticileri verip veriştiriyor... “...kimi üniversite yönetimleri hiç beklemeksizin hedef gösterilen çalışanlarını işten çıkarmış, kimi kamu üniversiteleri de ilgili hukuksal zemini olmadığı halde soruşturmalar açmış...” diyerek kara propogandaya hız kesmeden devam ediyor...

Silahlı, eli kanlı teröre destek veren kişiler hakkında hiçbir işlem yapılmayacağı ve bunun yanlarına kâr olarak kalacağı hayaliyle yaşayan bu dernek, işte bu “Akademideki ihanet”in üst akıllarından biri olduğunu kendi sözleriyle tescilliyor...

Son olarak “...derneğimiz, üyesi olan ve olmayan meslektaşlarımızın üniversitelerde güvende hissetmeleri için ilgili yönetimlerin uygulamalarını sürekli olarak mercek altında tutmaya devam edecektir.” diyerek üst akıl rolünü sahiplenen dernek, hakim oldukları okullarda öğrencileri de devletle karşı karşıya getirmek için kışkırtmaktan çekinmiyor...

İhanet ağları belki “birbirine dolanmış elektrik kablolarından” çok daha karmaşık olsa da deşifre olmak kaderleri olacaktır...

Türkiye Cumhuriyeti milletiyle ve devletiyle her türlü oyunu bozacak güçtedir...

Toplumun en küçük yapısı olan bireyden başlayarak bütün kişi ve kurumlara, bilhassa öğrenci kardeşlerimizin hain üst akılların tuzaklarına düşmesini engellemekte, büyük sorumlulukları vardır...

Özellikle ailelerin üniversitelerde okuyan evlatlarından bihaber kalmamaları ve din, vatan, millet ve devlet sevgisinden uzak bırakılmamaları gerekmektedir...

İsmail Bey Gaspıralı’nın ısrarla vurguladığı gibi, “Yeni yetişen bir genç önce dinini, sonra Milli hassasiyetlerini çok iyi öğrenmelidir, bundan sonra ne okursa okusun etkilenmez, ama bunları bilmeden birşey okursa ondan hayır gelmez...”

İhanet metninde yer alan düşüncelerin ifade özgürlüğü olduğu yanılgısına kapılmayalım...

Özgürlüğü ancak adalet üzerine inşa edersek özüne kavuşuruz... İfade özgürlüğü onlarca sivili, kadın, çocuk, bebek demeden canice öldürenlerin üzerine kalkan değildir... Bu ifade özgürlüğü değil apaçık ihanettir...

Türkiye’ye karşı ihanet içerisinde olan terör sevicilerin, bürokratların, siyasilerin, medya patronlarının ve büyük sermaye gruplarının mutlaka adalet karşısına çıkarılıp adilce yargılanmaları ve hak ettikleri cezayı almaları gereklidir...

Adalet, Allah’ın hükmü üzerine inşa edildi mi adalet olur. İşte o zaman kuvvet de kudret de O’ndan gelir...

Evvelallah...

Fatih Demircioğlu

21.01.2016

Yazarın Önceki Yazıları
Batı, Türkiye için dost hüviyetini kaybetme riski ile karşı karşıya 18.02.2016Papa ve Rus Patriği görüşmesi 16.02.2016Vakit varken 13.02.2016Düşman baharı göremeyecek 11.02.2016Savaş Sürüyor 05.02.2016Terörün Son Kozları ve Asıl Mesele 03.02.2016Yeni Türkiye'nin Kuruluş Savaşı 01.02.2016Mücadele Her Alanda Sürüyor 29.01.2016Sinsi Yılan İran 27.01.2016Diktatör Kime Denir? 26.01.2016İnsanlık İçin İslam Kardeşliği 24.01.2016Hayalet Şehirler" Planı Nasıl Suya Düştü 23.01.2016Millet Yetkilendirdi, İhanet Gönderecek" 20.01.2016Beceriksiz Bölgesel Güç 01.12.2015Türkiye'yle Oyun Olmaz 24.11.2015Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.