YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Gecenin en karanlık zamanı
07 Haziran 2015 23:26

Dünyanın seçimi sona erdi... Sandıktan tek başına iktidar çıkmadı... Özellikle koalisyon çıktı yerine “tek başına iktidar” çıkmadı demekte fayda var, zira çok ihtimalli durum bu ifadeyi daha doğru kılıyor...

Dünyanın seçiminde, Juda-Christ İslam düşmanları istediklerini elde etmeyi başardılar, memlekete yazık oldu... Bundan sonraki süreçte malum yapılar CHP-MHP-HDP koalisyon hükümetinin kurulması için var gücünü kullanacak... “Çatı Başbakan”ları Ekmeleddin İhsanoğlu ya da “birbirinden Eş Başbakan”ları ile hükümet kurmaya çalışacaklar... Biz, seçim sonuçlarına ve demokrasiye olan saygımız gereği bu tabloya üzülmekle yetineceğiz... Sevinenler de olacak tabi, hainliğe ortak olmanın verdiği vicdan azabıyla kavrulanlar da olacak... Sonuçta dini İslam ve vatanımız türlü sıkıntılara gark olacak... Bu süreçte nasıl bir iktidar oluşacak bekleyip göreceğiz...

AK Parti her ne kadar birinci parti olsa da ve teamül gereği hükümet kurma görevi Davutoğlu’na verilecek olsa da AK Parti’nin herhangi bir koalisyona girmemesi yerinde bir karar olacaktır. AK Parti’nin koalisyon hükümeti kurmaması, muhalefetin halka verdiği vaatleri uygulamasını gerektirecek ve halk bunların boş vaatler olduğunu ve sözlerin tutulmadığını görecektir. Yine olası bir CHP-MHP-HDP koalisyonunda MHP’nin yer alması durumun garabetini MHP seçmenine kanıtlaması açısından önemli olacaktır. Malum yapılar bu ihanet koalisyonunun kurulması için çalışacaklardır.

AK Parti’nin koalisyona girmemesini ve halkın diğer türlüsünün sonuçlarını görüp aklının başına gelmesi elbette tam anlamıyla bir “yaşayarak öğrenme” olur, fakat AK Parti, halka sırf yanlışı göstermek için halkı iktidarsız bırakacak kadar düşüncesiz bir parti de değildir. Türkiye’nin bu sonuçtan en az zararla kurtulmasının yolu, çözüm süreci konusundaki tavrını yumuşatmış bir MHP ile AK Parti’nin koalisyon hükümeti kurmasıdır.

İstikrar önemli değil diyenler seçimi kazandılar, millet ise birçok açıdan kaybetti, ilk şoku ekonominin haline bakıp göreceğiz. Siyasi istikrarsızlık ardından gelecek, AK Parti seçimin mağlubu olarak lanse edilip Cumhurbaşkanını değiştirmek adına politikalar gündeme getirecekler, Cumhurbaşkanlığı seçiminin yenilenmesini isteyecekler... Nitekim bu seçimi “zor günler”i davet edenler kazanmıştır... Davete icabet eden bu “zor günlerin” ceremelerini de onlar kucaklayacaktır...

Seçmenlerin oy tercihleri bakımından seçimin kısa bir değerlendirmesini yapmak gerekirse, AK Parti’nin kaybettiği oyların bir kısmının MHP’ye, özellikle doğu illerindeki oyların ise HDP’ye kaydığını görmekteyiz. Özellikle Kürt halkının AK Parti’den HDP’ye dönmesini, sosyolojik açıdan tedhiş ve tehdit altında olan bir toplumun var olmaya ilişkin çıkarları doğrultusunda hareket ettikleri şeklinde değerlendirmek yerinde olacaktır... Bu sonuçlarda Recep Tayyip Erdoğan’ın karizmatik liderliğinin nüfuzunun Ahmet Davutoğlu’nun liderliğine dezavantaj teşkil etmesinin de AK Parti açısından önemi vardır...

MHP’nin oylarının artmasının sebebini, doğrudan diğer partilerden kayarak gelen oylar almasından ziyade milliyetçiliğin, dünyanın içine düştüğü “yabancı düşmanlığı” yanılgısı sonucu siyasal olanın güvenlikleştirilmesi ile dünya genelinde bir yükseliş trendinde olmasından kaynaklanmıştır. Yani “MHP hiçbir propoganda yapmasaydı dahi oyu artacaktı” demek yanlış olmaz...

CHP seçimin mutlak mağlubudur. Oy oranını arttıramamıştır. HDP’ye emanet oylar ile barajı aştıran CHP seçmeni, kendi partisinin bırakın iktidar ihtimalini, birinci parti olması ihtimalini dahi düşünmemiş, ihanetin en büyük ortağı olmuştur.

HDP’nin barajı aşması ise 7 Haziran seçimlerinin sanal başarısıdır. Türkiye üzerine, çözüm süreci üzerine oynanan daha büyük bir oyunun hazırlığıdır. Juda-Christ dünya Demirtaş’ı, Öcalan’ın yerine geçmesi için hazırlamaktadır. Çözümsüzlük ve Yeni Türkiye’nin yürüyüşünü engellemek için...

Seçimlerin sonucu AK Parti’nin zaferini gölgelememelidir. AK Parti üst üste dördüncü kez seçimleri kazanan tek parti olma ünvanını almıştır. AK Parti’ye seçimlerle ilgili yapılan suçlamalar, atılan iftiralar anlamsız kılınmıştır. Demokratik seçim sonuçlarına saygı, AK Parti’ye yönelik diktatörlük suçlamalarını boşa çıkarmıştır. Yeni Türkiye’nin durdurulamaz yürüyüşü bu seçim sonuçlarından elbette etkilenecektir, fakat engellenemeyecektir. Yeni Türkiye’nin giydiği ulus-devlet gömleği kendisine dar gelmektedir ve bu gömleğin çıkarılıp atılması kaçınılmazdır.

7 Haziran, Yeni Türkiye için son dönemeçte Türk Milleti’nin, İslam Ümmeti’nin karşısına kurulmuş bir barikattır. 7 Haziran, sıkıntılı bir dönemin başlangıcıdır. 7 Haziran, şafak sökmeden önceki gecenin en karanlık zamanıdır...

Yazarın Önceki Yazıları
Batı, Türkiye için dost hüviyetini kaybetme riski ile karşı karşıya 18.02.2016Papa ve Rus Patriği görüşmesi 16.02.2016Vakit varken 13.02.2016Düşman baharı göremeyecek 11.02.2016Savaş Sürüyor 05.02.2016Terörün Son Kozları ve Asıl Mesele 03.02.2016Yeni Türkiye'nin Kuruluş Savaşı 01.02.2016Mücadele Her Alanda Sürüyor 29.01.2016Sinsi Yılan İran 27.01.2016Diktatör Kime Denir? 26.01.2016İnsanlık İçin İslam Kardeşliği 24.01.2016Hayalet Şehirler" Planı Nasıl Suya Düştü 23.01.2016Hain Akıllar Yargılanmalı 21.01.2016Millet Yetkilendirdi, İhanet Gönderecek" 20.01.2016Beceriksiz Bölgesel Güç 01.12.2015Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
Gerçekten Bravo
 // Mehmet Ünlü
Noktasından virgülüne kadar katıldığım bir yazı olmuş . Gerçekten bravo . Normalde genç kalemleri okumam 24 yaşında bir birey olarak ^^ . Benim üzüldüğüm nokta gerek türk özellikle de kürtler için ümmet bilincinin kan ve milliyetçilikten daha önemsiz olduğunun görünmesidir . Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır . İyi çalışmalar ....
09 Haziran 2015 Salı 00:38