YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Doğan Medyası, HDP ve Algı Operasyonları
11 Temmuz 2015 17:35

Doğan medyası ve CNN Turk, üst aklın oyunları doğrultusunda algı operasyonlarına devam ediyor.  Milli olmayan bütün güçlerin borozanlığını yapan CNN, operasyonun bir ayağını da Şirin Payzın tarafından yürütüyor ve kamuoyunu AK Parti – CHP koalisyonu için manipüle etmeye çalışıyor...

Son olarak HDP yöneticilerinden Mithat Sancar, Saruhan Oluç, Garo Paylan ve Hüda Kaya’yı programına konuk eden Payzın’ın kendi programından edinilebilecek küçük anektodlar, Doğan medyasının hedeflerine dair tüyolar verir nitelikte... Kısaca göz atalım...

Şirin Payzın; CHP’den sonra HDP’nin kilit parti olduğunu dile getiriyor ve MHP’yi yok sayarak HDP’yi konuk etmenin daha gerekli olduğunu söylüyor ilk etapta... Doğan medyasının, üst aklın tekerine çomak sokan MHP’ye olan düşmanlıkları her geçen gün arttığını kanıtlıyor...

AK Parti – MHP koalisyonu korkusunu iliklerine kadar hisseden Doğan medyası, MHP’nin herhangi bir koalisyona katılmayacağına dair tavrını net olarak ortaya koyduğu yönünde söylemlerle MHP seçmenine umutlanmamaları için mesaj vermeye çalışıyor...

AK Part – CHP koalisyonunu arzulayan Şirin Payzın, AK Parti güzellemelerini Başbakan Davutoğlu üzerinden yürütüyor. Başbakanın son açıklamalarında Baykal’ı, MHP’li Halaçoğlu’nun ifadelerine karşı savunurken  aynı zamanda CHP’ye ve CHP’ye oy verenlere de sahip çıktığını dillendireriyor. Hayallerindeki koalisyonun temellerini atmaya çalışıyor...

Başbakanın ilk tur görüşmelerinde belirlediği sıralamanın CHP, MHP ve HDP diye gidiyor oluşunu, “acaba koalisyon ihtimalinin yüksekliğine göre mi sıra yapılmış” diye yorumluyor, ağzını yayarak sırıtıyor hanımefendi...

Hergün farklı bir barometre verdiklerini ve AK Parti – CHP koalisyonu ihtimalinin her geçen gün arttığını belirten Payzın, HDP’li konukları ağzı açık hayranlıkla dinlerken, CHP’nin çözüm sürecine karşı tavrını yumuşattığını ve bu zeminde HDP ile bir ayrılık kalmadığını da sürekli  vurguluyor...

Meclisteki düşmanca atmosferden bir koalisyon çıkaracaklarını söylerken, Sayın Halaçoğlu’yla görüştüğünü ve kendisine “Tabiki HDP’liler ile görüşürüz, mecliste siyaset başkadır kulislerde başka” dediğini söyleyerek fitneyi salıyor Bahçeli ve Halaçoğlu arasına...

Ah üçkağıtçı Doğan medyası ah!

Manipülasyon amaçlarına uyması gerektiğinden, dinsiz HDP’nin başörtülü milletvekilini hasta ve konuşamayacak durumda olmasına rağmen yayına çıkartıyor. Müslüman hassasiyetten girip, konuyu vatan hainliğine bağlaması için...

HDP’yi pohpohluyor, AK Parti’yle CHP anlaşırlarsa CHP’nin çerçevesinin HDP’ye uyacağını, erken seçimin gereksiz olduğunu çünkü HDP’nin oy kaybetmeyeceğini haykırıyor can havliyle...

Başbakan’ın çözüm sürecinin mutlaka devam edeceğini yönündeki beyanının, Cumhurbaşkanı devre dışı bırakılmadıktan sonra ciddiye alınmayacak bir açıklama olduğunu düşündüğünü gizlemiyor ve Sayın Cumhurbaşkanımız ile Sayın Başbakanımız arasında bir anlaşmazlık varmış gibi lanse ediyor...

Doğan medyasının Erdoğan düşmanlığı, satır aralarından rahatlıkla okunabiliyor...

Ya HDP’li yöneticilerin açıklamalarına ne demeli?

“Yurtta Sulh Cihanda Sulh” deyip PKK’ya “gık”ını çıkaramayanlar Rojava’dan bahsediyor, zalim PYD için “kuzey Suriye’deki kahramanlarımız” diyorlar...

Koalisyonun mutlaka gerekli olduğunu, Türkiye’de demokrasiyi güçlendireceğini güzel güzel anlatırken, HDP’nin elini taşın altına sokmayacağını, kurulacak koalisyon karşısında yapıcı muhalefet olacağını belirtliyorlar...

Yahu siz nasıl siyasi partisiniz? Her partinin kuruluş amacı siyasal iktidarı elde etmek iken, neyin peşindesiniz ki muhalefet rolü üstlendiniz?

3’lü koalisyona dünden razı olduklarını inkar etme gereği dahi duymayan HDP’li yetkililer, MHP’nin bu meseleyi daha üzerinde konuşmalar başlamadan  kestirip atmasını hazmedememişler... AK Parti’nin iktidardan gitmesini, demokrasi ve normalleşme olarak yorumlayan zihniyet AK Parti – CHP koalisyonu daha ciddi bir ihtimal olarak görüyor, böyle bir koalisyonun daha faydalı olacağını düşünüyormuş...

Erdoğan düşmanlığı damarlarına işlemiş, seçimdeki suni başarılarının Erdoğan’a olan tepkiden ve radkal demokrasi söylemlerinden kaynaklandığını vurgulayan HDP, “emanet oy”ları hiç işin içine karıştırmıyor nedense!

Seçimden önce sözde birbirlerine selam veremeyecek duruma gelmelerini, Sayın Cumhurbaşkanımızın “Başkan olma isteği”yle ilintilendirip, kendi başarıları sayesinde bu ihtimal ortadan kalkınca "selam vermeye başladıklarını, el sıkışır olduklarını” söylüyorlar... Seçim öncesinde de Erdoğan düşmanlığı paydasında her fraksiyondan terör örgütüyle ve vatan hainleriyle koyun koyuna girdiklerinden bahsetmiyor!

MHP’liler aslında HDP’ye yumuşak davranmak istiyorlarmış(!). Mardin’de MHP’ye oy veren insanların kendilerine gelip HDP milletvekillerine “MHP’ye oy verdiklerini” açıkladıklarını çok iyi iletişim kurduklarını söyleyen yetkililer, Ankara’da durumun böyle olmadığından , MHP yönetiminin HDP’yi yok sayarak yakınlaşmak isteyenlere engel olduğundan dert yanıyorlar... MHP Yönetiminin değişmesini istiyorlar...

Olası bir erken seçimde MHP’nin kararsız seçmeninden çok oy alacaklarını, birçoğunun HDP’ye gelip partilerini şikayet ettikleri masalını kamuoyuna yutturmaya çalışıyorlar.

Olaya bakar mısınız? HDP, MHP’yi şekillendirmeye çalışıyor! Doğan medyasının ağzıyla!

Başörtülü vekillerinin ağzıyla Srebrenitsa katliamından girizgâh yapıp, lafı sözde Ermeni soykırımına getiriyor, oradan Madımak’a, en sonda Kobani’ye geliyor... Bunların ne mal olduğu çok açık!

Her türlü acı hatırayı hunharca kullanarak terör için fitne yaratmak adetleridir!

Gören sanır, sütten çıkmış ak kaşık bunlar... Yasin BÖRÜ kardeşimiz ve 50 vatandaşımızın katledilmesinde azmettirici olan katiller, doğan medyasının kanalında sırnaşık kediler gibi HDP’yi pazarlıyorlar!

İnançlara yönelik aşağılayıcı ifadelerin kınanması gerektiğini söylerken, seçim öncesi HDP’nin, İslama fütursuzca saldırdıklaran, diyaneti kapatma arzularını dile getiren, doğudaki kadınları, başlarından başörtülerini almak suretiyle özgürleştireceklerini söyleyen reklam afişlerinden bahsetmiyorlar...

Gerçi baraj sorunumuz yok ama diye başlayan cümleler, erken seçim istemiyoruz, anti-demokratik seçim koşulları varken seçime gidilmiş olur olası bir erken seçimde diye devam ediyor. Yahu doğuda seçimlere hile karıştıran siz değil misiniz? Hangi demokrasiden bahsediyorsunuz?

Erken seçimden “ölüm” gibi korkuyor HDP... Korkmakta haklılar, zira erken seçimden en zararlı çıkacak parti budur!

“Eğer erken seçim olacaksa, Davutoğlu ve Erdoğan arasındaki anlaşmazlıktan olacak” argümanı üzerinden propogandayapılıyor, fitne salınıyor ve algı operasyonu yürütülüyor Doğan medyası tarafından, HDP ağzıyla!

Terörle iç içe yaşamaya alışmış olan HDP, CHP’yi de bu bağlamda etkilemeleriyle övünüyor.  Meclis gruplarına baktıkları vakit anlaşabileceği kişilerin arttığını görüyorlarmış. DHKP-C’lilerden bahsediyor olsa gerek!

Bunlar DHKP-C’yle çok iyi geçinirler! Kendilerine sorsan “Yüzlerce(!) bürosuna saldırılmış, bombalanmışlar vs., sabır göstermişler sırf çözüm sürecine halel gelmesin” diye... İşin aslında ise durum bambaşka... DHKP-C’yi kullanıp bu saldırıları gerçekleştenler suçu IŞİD’e atarak bunun üzerinden AK Parti’yle yüklenirken, terörist örgütlerle el ele kendileri için “mağduriyet” yarattıkları bir süreç var ortada!

Siz kimi kandırıyorsunuz?

AK Parti’nin oy kaybının en büyük sebebini Sayın Cumhurbaşkanı’nın sürece engel olması olarak gören HDP, bilmiyor mu ki; çözüm sürecinin yükünü tek başına omuzlarına yüklenip onu bu noktaya getiren Sayın Cumhurbaşkanı’mızdır!

Parlamento denetiminde müzakerelerin başlaması yönünde niyet belirten hainler, CHP’nin de bunları söylediğini ve ortak akla sahip olduklarını itiraf ediyorlar. CHP’nin “sürece” açık olmasının kendileri için çok değerli olduğunu ve CHP’yi çözüm sürecine katacak meclis mekanizması kurulursa bu işin çözüleceğini deklare ediyorlar.

Şu densizlere bakın, HDP destekli AK Parti – CHP koalisyonunu, Doğan medyasının kanalı ekranlarında kurdular bile!

Çözüm sürecindeki anayasal düzenlemeleri(!) mecliste HDP’nin yapacağına dair teminat verenler, PKK’nın silah bırakacağına dair hiçbir garanti vermiyorlar. Meseleyi  PKK’ya havale ediyorlar...

Bu millet sizin samimiyetinize inanır mı zannediyorsunuz!?

Çözüm sürecinin Türkiye’nin değil uluslararası toplumun meselesi olduğundan girip, kendi tabirleriyle “dört parçalı Kürt devleti” için birleşme çağrıları yapıyor HDP...

Bölgede katliamlar yapan, tehdit ve tedhiş yoluyla tecrit uygulayan PYD’yi kahramalar gibi lanse etmek ve meşrulaştırmak için binbir takla atıyor...

Bu zihniyet öyle bir zihniyet ki; sadece Kürt devleti yetmiyor, dinsiz bir Kürt devleti arzuluyorlar. Bu sebeple Kuzey Irak’ta Barzani’yle de bir türlü uyuşamıyorlar...

Türk Milleti ve İslam Ümmeti için hin planların birincil aktörü HDP’dir...

Hainlerin çığırtkanlığını yaparak algı operasyonlarını yürüten ise Doğan medyasıdır...

Aziz milletimizin bu iki unsurun amaçladığı manipülasyonlara kulak asmaması ve kanmaması gerekmektedir...

Uyanık olmak gerek vesselam...

 

Fatih DEMİRCİOĞLU

11 Temmuz 2015

Yazarın Önceki Yazıları
Batı, Türkiye için dost hüviyetini kaybetme riski ile karşı karşıya 18.02.2016Papa ve Rus Patriği görüşmesi 16.02.2016Vakit varken 13.02.2016Düşman baharı göremeyecek 11.02.2016Savaş Sürüyor 05.02.2016Terörün Son Kozları ve Asıl Mesele 03.02.2016Yeni Türkiye'nin Kuruluş Savaşı 01.02.2016Mücadele Her Alanda Sürüyor 29.01.2016Sinsi Yılan İran 27.01.2016Diktatör Kime Denir? 26.01.2016İnsanlık İçin İslam Kardeşliği 24.01.2016Hayalet Şehirler" Planı Nasıl Suya Düştü 23.01.2016Hain Akıllar Yargılanmalı 21.01.2016Millet Yetkilendirdi, İhanet Gönderecek" 20.01.2016Beceriksiz Bölgesel Güç 01.12.2015Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.