YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Diktatör Kime Denir?
26 Ocak 2016 08:59

CHP Kurultayı’nda, Kılıçdaroğlu’nun akli dengesinin yerinde olup olmadığını toplumun her kesimine sorgulatan, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk doğrudan halkoyuyla seçilmiş meşruiyeti sorgulanamaz Cumhurbaşkanı’na edep sınırlarını aşan hakaretini hepimiz gülerek ve hayretle izledik...

Dünya üzerinde kurulmuş diktatörlükleri bir bir aklımdan geçirip AK Parti Hareketi ile bir benzerliklerini aradım. Fakat bulamadım...

Çünkü diktatörlük, gerek parti içinde gerekse demokratik bağlamda “tasfiye etme” davranışıyla ünlü bir yönetim modeliydi...

Oysa AK Parti kurulduğu günden bu yana bırakın kendi dava arkadaşlarını tasfiye etmeyi, hepsini adil bir şekilde hak ettikleri noktalara getirdi... Bu adaleti sağlamak için “üç dönem kuralı”nı parti tüzüğüne aldı...

Bunun yanı sıra toplumda karşılığı olan birçok siyasi parti liderini Hareket’in içine dâhil ederek büyüdü... Süleyman Soylu, Numan Kurtulmuş, Tuğrul Türkeş gibi...

Hal böyleyken tabii ki Recep Tayyip Erdoğan’a yöneltilmiş bu “diktatör” lafzını hiçbirimiz ciddiye almadık...

Daha düşündürücü olan ise Dünya siyasi tarihindeki diktatörlükleri gözden geçirdiğim beyin fırtınası sırasında farkına vardığım, Kılıçdaroğlu CHP’si ile Lenin sonrası SSCB Bolşevik Partisi’ndeki Stalin tasfiyeleri arasındaki inanılmaz benzerlikti...

Savaş Komünizminden NEP'e geçişi eleştiren Trotski, NEP siyasetine son verilmesine karşı çıkan Buharin, Stalin'e karşı parti içinde muhalefet eden Zinoviev ve Kamenev süreç içinde tasfiye edilmişlerdi... Büyük Temizlik adıyla toplumda geniş yankı bulan tasfiye hareketi sonucunda, özellikle partide Stalin ve ekibi hâkimiyetlerini kurmuşlardı...

İşte bu gerçek bir diktatörün nasıl davranacağını gösteriyordu...

Kılıçdaroğlu da 2010 yılında, kasetle iş başına geldikten beri tasfiye konusunda çok yol kat etti...

2011 Genel seçimlerinde, CHP'de 101 milletvekilinden sadece 31'i seçilebilecekleri yerlerden aday gösterildi... Kılıçdaroğlu, MYK'sını en ön sıralara yerleştirdi... Listede Önder Sav ve ekibi yer almadı. Aralarında Önder Sav, Kemal Anadol, Mehmet Sevigen, Yılmaz Ateş gibi bir dönem CHP denildiğinde ilk akla gelen isimlerin de bulunduğu 64 milletvekili CHP listelerinde yer bulamadı...

2015’e gelindiğinde tasfiye sırası ulusalcı CHP’lilerdeydi... CHP gitgide uç kimliklere doğru savruluyor. Partinin kemikleşmiş yapısı olarak ulusalcılık ekseninden çıkılıyordu... Doğal olarak ulusalcı adaylar da bir bir tasfiye ediliyordu...

Kılıçdaroğlu MYK’sını gitgide anti-demokratik değişimlere maruz bırakıyor. Üye sayısı azaltılıyor, Genel Başkan Yardımcılığı görevleri lağvediliyordu...

Kılıçdaroğlu ülke genelinde yapılan hiçbir seçimi kazanamazken, parti içinde yapılan seçimlerin galibiydi...

Fakat gerçek bir diktatörün birçok özelliğini bünyesinde barındıran Kılıçdaroğlu, Eylül 2014'te yapılan Olağanüstü Kurultay’da önce Muharrem İnce’yi düelloya davet ediyor, 177 imzayla 415 oy aldığını görünce koltuk korkusu içini sarıyordu...

Muharrem İnce’nin göreceği destekten bihaber Genel Başkan 2014 yılında “Madem öyle gelin olağanüstü kurultaya” diye caka satarken, 1 Kasım hezimetinden sonra “noterden gelen 500 imza”yı yeterli görmüyordu.

Tek adam Kılıçdaroğlu, Kurultay tarihini 16-17 Ocak olarak belirleyerek parti meclisini saf dışı bırakmıştı...

Kurultay’da Muharrem İnce ve Mustafa Balbay aday olarak yarışa girmeyince, Kılıçdaroğlu tek başına girdiği seçimde kullanılan 1238 oydan sadece 990’unu alabildi...

Yeni tasfiyeler ise yolda...

Yakında parti tüzüğü de değişecek...

Radikal kimliklerle dolup taşmış, HDP ile ağabey – kardeş rolünü benimsemiş Yeni CHP, tüm eski CHP’lilere hayırlı olsun...

Bir CHP’li olmadığımız ve bu demokrasiyi ağzına sakız yapmış fakat özünden habersiz genel başkanın kişisel egolarına alet olmadığımız için ne kadar şükretsek azdır...

Zira savunduğu davayı böylesine eğip büken birine oy vermenin ezikliğini hayal dahi etmek zor...

25.01.2016

Fatih DEMİRCİOĞLU

 

Yazarın Önceki Yazıları
Batı, Türkiye için dost hüviyetini kaybetme riski ile karşı karşıya 18.02.2016Papa ve Rus Patriği görüşmesi 16.02.2016Vakit varken 13.02.2016Düşman baharı göremeyecek 11.02.2016Savaş Sürüyor 05.02.2016Terörün Son Kozları ve Asıl Mesele 03.02.2016Yeni Türkiye'nin Kuruluş Savaşı 01.02.2016Mücadele Her Alanda Sürüyor 29.01.2016Sinsi Yılan İran 27.01.2016İnsanlık İçin İslam Kardeşliği 24.01.2016Hayalet Şehirler" Planı Nasıl Suya Düştü 23.01.2016Hain Akıllar Yargılanmalı 21.01.2016Millet Yetkilendirdi, İhanet Gönderecek" 20.01.2016Beceriksiz Bölgesel Güç 01.12.2015Türkiye'yle Oyun Olmaz 24.11.2015Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.