YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Değişen Dengeler ve Engeller
11 Kasım 2015 15:04

Değişen dengeler, söz konusu dış politika olduğunda kendini iyiden iyiye göstermeye devam ediyor...

Avrupa Birliği’nin kesik damarlarındaki çatlak gittikçe açılırken, yükselen yeni güçler dünya siyasetinde belirleyici olma yolunda kararlı adımlarla ilerliyorlar...

Avrupa Birliği, entegrasyondaki Franco-Alman paradigma çatışmasını aşamadığı için ve tarihsel tuzaklara tekrar tekrar yeniden düştüğü için “umutlarla dolu” geleceğini çoktan çöpe attı...

Bu birliğin kendine has yapısının dünyaya orjinal bir deneyim yaşatmadığını söylemiyoruz, yalnızca geleceği olmadığını söylüyoruz...

Avrupa Birliği standartlarını ugulama noktasında birçok üye devletten çok daha iyi bir konumda olan Türkiye’nin üyelik sürecinde işlerin yokuşa sürülmesi ve herşeyin ağırdan alınıyor olması belki halkımız için geçmişte bir şey ifade ediyor olabilirdi...

Fakat 2015 Türkiye’si için Avrupa Birliği’nin niyet bildirimleri kamuoyumuz nezdinde dalga geçilecek bir konu olmaktan öte değil...

Türkiye’nin özgüveni, dünyanın çıkmaza girdiği meselelerdeki alternatif yaratıcı çözüm önerileri ve izlediği politikaların hakkaniyetliliği değişen dengelerde merkez bir konuma oturmasını resmen sağladı.

Avrupa Birliği’nin içinden çıkamadığı sorunların yanısıra, Suriye özelinde Ortadoğu’da yaşanan sorunlar için de dünyanın Türkiye’den başka şansı yok...

Bunu dünyanın jandarması ABD’de, büyük rakibi Rusya’da anlamış durumda.

Suriye meselesinde PYD terör örgütünü müttefik olarak “görmek isteyen” ve uluslararası kamuoyunda meşrulaştırmaya çalışan küresel güçlerin oyunları 1 Kasım’da ortaya konulan milli irade ile bozuldu...

Türkiye “Fırat’ın Batı’sına kimse geçemez” dediğinde artık kimsenin “gık”ı çıkamıyor...

Denklemlerin Türkiye’siz kurulamayacağı bir çağın içine girmiş bulunmaktayız...

Türkiye elde ettiği avantajlı konumu iyi değerlendirip,  yükselen güç olmak adına önünde duran engelleri aşmaya daha fazla odaklanmalıdır.

Engelleri iç engeller ve dış engeller olarak ayırmak mümkün...

Türkiye’nin iç engellerinin başlıcaları, işlemeyen parlamenter sistem ve darbe anayasasıdır...

İlk etapta değiştirilmesi gereken, aşılması icap eden engeller bunlardır...

Sivil ve milli bir anayasa ile beraber gelecek başkanlık sistemi öncelik verilmesi gereken konulardır...

Dış engellerin başında “nükleer program” gelmekte...

Pakistan denince akıllarda çok olumlu şeyler canlanmasa da bugün ABD’ye kafa tutabiliyor olmalarının sebebi 1989’da başlattıkları nükleer programdır...

İran ile BM Güvenlik Konseyi’nin nükleer program konusunda anlaşmaya varmış olması bir kapı aralamıştır.

Gücü ve fırsatı olan ülkeler bu aralanan kapıdan girip küresel güçlere karşı ellerindeki kozları arttırmalıdırlar.

Bir başka dış engel olabilecek konu ise 2007-2008 dünya ekonomik krizinin etkilerinin henüz aşılamamış olmasıdır.

Belki de en kritik konu budur. Bu açıdan yeni kurulacak hükümetin Ekonomi Bakanı’nın kim olacağı ayrıca önem arz etmektedir...

Ülkemizin sancılı süreçlerden alnının akıyla çıkacağına olan inancımız tamdır.

Aydınlığa ışık tutabilecek tespitleri paylaşmaya devam edeceğiz...

Selametle...

11.11.2015

Yazarın Önceki Yazıları
Batı, Türkiye için dost hüviyetini kaybetme riski ile karşı karşıya 18.02.2016Papa ve Rus Patriği görüşmesi 16.02.2016Vakit varken 13.02.2016Düşman baharı göremeyecek 11.02.2016Savaş Sürüyor 05.02.2016Terörün Son Kozları ve Asıl Mesele 03.02.2016Yeni Türkiye'nin Kuruluş Savaşı 01.02.2016Mücadele Her Alanda Sürüyor 29.01.2016Sinsi Yılan İran 27.01.2016Diktatör Kime Denir? 26.01.2016İnsanlık İçin İslam Kardeşliği 24.01.2016Hayalet Şehirler" Planı Nasıl Suya Düştü 23.01.2016Hain Akıllar Yargılanmalı 21.01.2016Millet Yetkilendirdi, İhanet Gönderecek" 20.01.2016Beceriksiz Bölgesel Güç 01.12.2015Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.