YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Büyük oyunlar ve dünyanın seçimi
04 Haziran 2015 16:44

Eski Yugoslavya’nın kalbi Makedonya’da istikrar tehdit altında... 4-5 Mayıs’taki gösteriler ve 9 Mayıs’ta Kumanova’da yaşanan çatışmalar ile birlikte ülkede, 2001 yılında Ohri Çerçeve Anlaşması ile varılan Makedon-Arnavut güç paylaşımı dengesi adeta çatırdamış halde... Arnavutlar ve Makedonlar gerek etnik sebepler ile gerekse de özellikle Arnavutlar tarafından takıntı haline getirilmiş AB ve NATO gibi “Kuzey-Atlantik unsurlara entegre olma” kaygısı ile Makedonlar ve Makedonya devleti ile ortak bir paydada buluşamıyorlar. Sayılanlar madalyonun görünen yüzü ve bilinen şeyler... Gel gelelim bir de ağır ağır işleyen ve madalyonun görünmeyen yüzünü analiz etmemize olanak sağlayan bir ajanda işliyor Makedonya’da...

Öyle şeyler yaşanıyor ki o coğrafyada; duyduğunuzda hiç de garipsemiyorsunuz, hatta aksine size bir yerlerden tanıdık geliyor yaşanan olaylar. Makedonya’ya karşı kurulan “Büyük Oyun”un ajandası karşımıza sıralandığında, yorumlamaya gerek kalmaksızın, nereden tanıdık geldiğini anlamak da zor olmayacak emin olun...

2006 yılından beri Makedonya başbakanlığını yürütmekte olan Nikola Gruevski hükümeti, muhalefet tarafından “iç ve dış düşmanlar” argümanına sıklıkla başvurmakla suçlanıyor. Gruevski, muhalefet tarafından ülkede yargı bağımsızlığını zedelemekle ve basın üzerinde baskı kurmakla da eleştiriliyor. Bir diğer suçlama ise 2005 yılında AB adaylık statüsünü almasına rağmen “isim sorunu” yüzünden üyelik süreci donmuş durumda olan ülkede hükümetin demokratik reformları ağırdan aldığı ve ülkenin AB entegrasyonu isteğinden uzaklaşıyor olduğu şeklinde, yani bir nevi eksen kayması(!)... Anamuhalefet partisi Makedonya Sosyal Demokratlar Birliği (SDSM), hükümetin giderek otoriterleştiği ve seçimlerde hile yaptığı gerekçesiyle meclis faaliyetlerini aksatıyor. Şubat ayından bu yana anamuhalefet lideri Zoran Zaev’in ortaya çıkardığı ve periyodik olarak yayınladığı kaynağı ve nereden alındığı belirtilmeyen montaj ses kayıtlarıyla hükümet suçlanıyor. Zaev bu kayıtları, hükümetin yargıyı etkilemeye çalışmak, seçimlerde hileye başvurmak, usulsüz harcamalarda bulunmak gibi hukuksuz ve usulsüz eylemlerin içinde olduğuna birer delil olarak gösteriyor. Muhalif gruplar meydanlarda eylemler düzenleyerek hükümeti istifaya davet ediyorlar. Polis tarafından işlendiği savunulan bir gencin öldürülmesiyle ilgili davanın üstünün kapatılmaya çalışıldığı iddiasıyla muhalif gruplar hükümete karşı kışkırtılıyor. Ardından ise 4-5 Mayıs tarihlerinde Üsküp’te gerçekleştirilen eylemler ve 9 Mayıs çatışmaları...

Makedonya’da bu noktaya kadar yaşanan olaylar, AK Parti’ye karşı düzenlenmiş uluslararası büyük oyuna ne kadar da benziyor!

Ardından, Makedonya’da hükümet oynanan büyük oyuna direnemiyor, AB ve ABD elçilerinin aracılığı ile Gruevski hükümeti ve anamuhalefet lideri arasında “düzenlenen” görüşmeler neticesinde erken seçim kararı alınıyor. Kısacası Makedonya’yı ve dünyayı yeni bir “renkli devrim” bekliyor! Bu arada tüm bu tezgâhın ateşi Gruevski’nin Türk Akımı’na dahil olmak istediğinin beyanı ve yüzünü AB’den çevirip Türkiye’ye dönmesi sonrası alevlendiriliyor.

AK Parti hükümetinin Yeni Türkiye yolunda tökezlemeden döndüğü dönemeçler, içeride ve dışarıdaki hainlere karşı gösterdiği sağlam duruş ise, aziz milletimizin öz değerlerini savunmaya dair dirayetini, basiretini, hassasiyetini ve bu tip oyunlara kanmayacağını kanıtlar nitelikte..

Ne yazık ki, Makedonya özelinde bahsettiğimiz, farklı coğrafyalarda yaşanan benzer nitelikli olaylar ve üst akıllar tarafından oynanan oyunlar, dünya müslümanlarının etnisite, milliyetçilik, radikal akımlar gibi Batıcı-Aydınlanmacı kavramlar ve kurgular ile ayrıştırmalardan ötürü birbirine düşman olmalarından başka bir şeye neden olmuyor. Oysa müslümanların en fazla ihtiyaç duyduğu şey ise ayrışmak değil, birlik olmak!

Yeni Türkiye, dünya müslümanlarının “El-Adl” ismi şerifi ile şereflenmeleri için sorumluluk almıştır... Sadece Balkanlar’da değil, Afrika’da, Mısır’da, Suriye’de, Arabistan yarımadasında, Kırım’da, Kafkaslar’da, Orta Asya’da, Arakan’da... Bütün dünya müslümanlarının gözü, Türkiye’de yapılacak 7 Haziran seçimlerindedir. Onların duaları, safını İslamiyet’in tarafında tutanlar iledir. Bu savaş Siyonist-Haçlı zihniyeti ile İslamiyet’in savaşıdır.

Hal böyleyken önümüzdeki 7 Haziran seçimlerinde uyanık olan ve biraz sağduyu sahibi her vatandaş düşman Siyonist-Haçlı zihniyetine bakıp, kendi konumunu onun karşısında belirler. Bu seçimde hainliğe doğrudan ya da dolaylı olarak hizmet eden CHP, HDP, MHP, SP, BBP, DHKP-C, PKK, Paralel Örgüt, ve üst akıllardan müteşekkil ortaklığın tarafında yer alanlar, bu hainliğe ortak olmanın hesabını veremezler. İslamiyet’i ve vatanını zerrece düşünen insan bu oyuna gelmez.

Devir “büyük oyun”ları, oy verip bozma devridir... Bu seçim Türkiye’nin değil, Dünya’nın seçimidir...

Yazarın Önceki Yazıları
Batı, Türkiye için dost hüviyetini kaybetme riski ile karşı karşıya 18.02.2016Papa ve Rus Patriği görüşmesi 16.02.2016Vakit varken 13.02.2016Düşman baharı göremeyecek 11.02.2016Savaş Sürüyor 05.02.2016Terörün Son Kozları ve Asıl Mesele 03.02.2016Yeni Türkiye'nin Kuruluş Savaşı 01.02.2016Mücadele Her Alanda Sürüyor 29.01.2016Sinsi Yılan İran 27.01.2016Diktatör Kime Denir? 26.01.2016İnsanlık İçin İslam Kardeşliği 24.01.2016Hayalet Şehirler" Planı Nasıl Suya Düştü 23.01.2016Hain Akıllar Yargılanmalı 21.01.2016Millet Yetkilendirdi, İhanet Gönderecek" 20.01.2016Beceriksiz Bölgesel Güç 01.12.2015Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.