YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Büyük devlet olabilmek
09 Kasım 2015 14:02

Milli iradenin tercihini istikrardan yana kullanmasının olumlu etkilerini tez elden görmeye başlayan Türkiye bütün uluslararası oyunları bozmuş bir vaziyette büyük yürüyüşüne devam ediyor.

Öncelikle Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı ve AK Parti kadrolarını Gezi Kalkışma’sından beri yaşanan her türlü yıpratma operasyonlarına karşı dik bir duruş sergiledikleri için kutlamak gerekiyor.

Zira Türkiye’nin tarihine yakışan “büyük devlet”liğine yaraşır bir tutum olan bu dik duruştur, bugün yürüyüşe devam edebilme sebebimiz...

Dünyanın “beş”ten büyük olmadığı Juda-Christ hegemonik bakış açısı devletleri kontrol altında tutabilmek için birçok mekanizma geliştirmişlerdir. Türkiye’nin başından geçen süreç de ne “yeni” ne de “yalnız bize has” olaylardı.

Aynı oyunlar küçük nüanslarla, “beşten büyük olmayan dünya” bakış açısını reddeden bütün devletlerin başına musallat edilmiştir ve edilmektedir.

Güçlü olan devletler bu oyunları bozabilirken ne yazık ki hepsi başarılı olamamaktadır.

Bugün için bahsettiğimiz konuya en somut örnek Makedonya’da yaşananlardır.

Daha önceki yazılarımızda ayrıntısına değindiğimiz ve neredeyse birebir Gezi Kalkışması benzeri bir süreç ile boynuna tasma geçirilmeye çalışılan Makedonya, kurulan tuzakları bozamamış gözüküyor.

Nisan 2016 erken seçimlerine giderken, Makedonya'da iktidar partisi, varılan uzlaşma sonucunda başta İçişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlıkları olmak üzere, çeşitli bakanlıklarda önemli birçok pozisyonu muhalefet partilerinin temsilcilerine devretti.

Demokrasinin nirengi noktası olarak somutlaşan seçimlere ve halihazırdaki seçilmiş iradeye, sürecin 'hakkaniyetli' yürütülmesi adına yapılan bu müdahale yanlı ve yanlıştır...

Gruevski'nin verdiği tavizler ve attığı geri adımların negatif yansımaları sandıkta etkisini mutlaka etkisini gösterecektir.

İşte “büyük devlet olamayış”ın dezavantajlarını iliklerine kadar hisseden ülkelerde liberal demokrasinin en önemli unsuru olan “seçim”lere, dolayısı ile de halklara büyük bir misyon yüklenmektedir...

Hafife alınmaması gereken bu güç birçok şeyi tersine çevirebilecek güçtedir. Yeterki algı operasyonlarına ve yanlış yönlendirmelere kurban edilmesin...

Seçimlerden önce AK Parti’nin gideceğine inanan ABD ve Rusya, Ortadoğu politikaları konusunda Türkiye’nin hiç istemeyeceği bir noktada yer alırken, %49,5’u gördükten sonra politikalarını değiştirip Türkiye’nin varlığına ilişkin çıkarları doğrultusunda tutum belirlemeye mecbur kalmışlardır...

Güçlü halk iradesi, “beşten büyük olmayan dünya”nın liderlerini dize getirebilecek bir şey olarak kendini kanıtlamıştır...

Türkiye yükselen bir güç olarak dünya halkları için rol model olmuştur...

Gelecek Türkiye’nin rol modelliğinde şekillenecektir...

Büyük yürüyüşümüzde atılacak birçok adım daha vardır...

Bunlarından başında sivil bir anayasa ve Başkanlık sistemi geliyor...

Bu süreçte halkımıza bu iki meselenin Türkiye’nin öncelikli olarak çözmesi gereken yüksek önemde meseleler olduğunu anlatmayı tüm aydınların görev adletmesi şarttır.

09.11.2015

Yazarın Önceki Yazıları
Batı, Türkiye için dost hüviyetini kaybetme riski ile karşı karşıya 18.02.2016Papa ve Rus Patriği görüşmesi 16.02.2016Vakit varken 13.02.2016Düşman baharı göremeyecek 11.02.2016Savaş Sürüyor 05.02.2016Terörün Son Kozları ve Asıl Mesele 03.02.2016Yeni Türkiye'nin Kuruluş Savaşı 01.02.2016Mücadele Her Alanda Sürüyor 29.01.2016Sinsi Yılan İran 27.01.2016Diktatör Kime Denir? 26.01.2016İnsanlık İçin İslam Kardeşliği 24.01.2016Hayalet Şehirler" Planı Nasıl Suya Düştü 23.01.2016Hain Akıllar Yargılanmalı 21.01.2016Millet Yetkilendirdi, İhanet Gönderecek" 20.01.2016Beceriksiz Bölgesel Güç 01.12.2015Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.