23 Eylül 2017 Cumartesi
  • Altın145,809
  • BIST104.123
  • Dolar3,4910
  • Euro4,1702
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,7186
  • İstanbul20 °C
  • Ankara15 °C
  • İzmir19 °C
  • Konya19 °C
  • Adana24 °C
  • Antalya24 °C
  • Diyarbakır26 °C
  • Bursa15 °C
  • Kayseri19 °C
  • Kocaeli16 °C
  • Şanlıurfa23 °C
  • Gaziantep22 °C
  • İçel25 °C
Doğu - Batı savaşında zihinlerin işgali
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Şafak bizim için sökmek üzere
15 Aralık 2015 15:06

Rusya ile yaşadığımız uçak krizinde kimin daha büyük devlet olduğunu anlamak için davranışlara bakmak yeterli. Sanki dünyanın 2 süper gücünden biri Rusya değil Türkiye. Sakin ve kendinden emin tavırlarıyla dünyaya bir şeyler anlatmaya çalışıyor. Dünya eski dünya değil artık. değişim başladı diye bas bas bağırıyor. Rusya ise tam bir ergen çocuk tavrında. Çizilen karizması sebebiyle şaşkınlıktan ne yapacağını bilemez halde bir o yana bir bu yana savrulup duruyor. Her kafadan bir ses çıkıyor. En son zikretmesi gereken ''nükleer silah kullanma'' kartını ilk elden açık ediyor. Oysa kendisi de biliyor ki o atom bombasını kullanmak o kadar kolay değil. Kaldı ki ''havlayan köpek ısırmaz'' misali, kullanacak cesareti olan davul zurnayla açıklama yapmaz, kullanır. Sözde süper güç hırsını öğrencilerden, iş adamlarından, meyve sebzeden, turizmciden, balıkçıdan çıkarmaya çalışıyor. Bunu da becerebilecekler mi hep beraber yaşayarak göreceğiz.

''Ya doğalgaz?'' diyebilirsiniz. Eğer kendinden gaz alan 2. büyük müşterisinden ve yıllık yaklaşık 25 milyar dolar'dan vazgeçebilirse gazı kesmeyi deneyebilir. Bu durum Türkiye'yi kısa süreli bir sıkıntıya da sokabilir ama kısa süreli. Türkiye alternatiflerini hazırladı, hazırlıyor. Fakat onlar kışın doğal gaz yemek zorunda kalabilirler. Böyle büyük bir müşteriyi kaybetmek Rusya'nın sonunu getirebilir.

Rusya'yı bu kadar şaşkınlığa sevkeden şey, Türkiye'nin bu kendinden emin tavırları ve yapması gerekeni yapmakta tereddüt etmemiş olması. Oysa onlar NATO üyesi bir ülke olan Türkiye'nin NATO'dan bağımsız hareket edemeyeceğini varsaymışlardı. Bundan da emin oldukları için sadece ABD ile konuşup anlaşmışlar ve Suriye'de koalisyon güçlerine bağlı uçaklarla Rus uçaklarının tehlikeli bir şekilde karşılaşmamaları için iletişim kanalı açmışlardı. Türkiye'nin bu inisiyatif dışında davranabileceğine ihtimal vermemişlerdi ama o ihtimalin gerçekleştiğini acı bir şekilde öğrendiler.

Rusya, neredeyse stratejik ortak olma aşamasına geldiği Türkiye'yi tanımaktan, son 10 yıldır yaşadığı gelişmeleri okumaktan ne kadar aciz bir devlet olduğunu gösterdi. Yaşadıkları tıpkı Mavi Marmara saldırısıyla İsrail'in yaşadığının bir benzeri.

Türkiye bugünlere kolay gelmedi. MİT'in kuruluşunun 80. yılında açıkladığı yeni vizyon belgesiyle işaretleri verilen gelişmelerin bugün meyveleri olgunlaşmaya başladı. Sadece Rusya'yı değil Batı ve ABD'yi de şaşırtacak önemli gelişmelere gebe yaşlı dünyamız. Ezilen ve lime kime parçalanmış İslam ümmeti uzun zamandır ilk kez sınırlı da olsa birlikte hareket edebilme kabiliyetine ulaştı.

Elbette kolay olmadı bu birlikte hareket etme kabiliyetini geliştirmek. İlmek ilmek, sabırla işlendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan durduk yere ''Dünya 5'ten büyüktür'' demiyor. Dünya'nın eski dünya düzenini daha fazla taşıyamayacağını, taşımayacağını cümle aleme ilan ediyor. Hatta buna artık daha fazla rıza gösterilmeyeceğini de ifade etmiş oluyor. Aynı anda Türkiye, Suudi Arabistan, Katar ve Kuzey Irak Kürt Yönetimi'nin neden hedefte olduğuna bakınca bu birlikte kareket etme iradesini net bir şekilde görebilirsiniz. Bu iradeye Azerbaycan, Pakistan, Malezya ve Endonezya'yı da rahatlıkla ekleyebilirsiniz.

Bakmayın siz içerideki hainlerin bizi Rusya ve yapacakları ile korkutma çalışmalarına. Onlar Mavi Marmara saldırısından sonra gösterdiğimiz tepkiler sebebiyle ''İsrail bunu bizim yanımıza bırakmaz, hesabını sorar'' diyen çevreler. Oysa yaşayarak gördük ki bırakın İsrail'in bize hesap sormasını. Tarihte özür dilediği tek ülke Türkiye oldu. Diğer isteklerimizi de yerine getirmedikçe bölgede daha da yalnızlaşıp sıkışacak. Eskisi gibi de at koşturamayacak. Rusya'nın da aynı sonu yaşaması mukadderdir.

Türkiye'nin Rusya'ya karşı sakin ve tansiyonu düşürücü tavırlarının acizlikten ve zayıflıktan olduğunu düşünenler elbette yanılıyorlar. Aksine Türkiye tüm senaryolara karşı hazırlıklı ve A, B, C planları uygulanmaya hazır. Türkiye'nin eli hiç kimsenin olmadığı kadar güçlü. Nasıl ki Suriye'de İran, Hizbullah ve Rejim havlu attığı için Rusya devreye girdi. Rusya'da havlu atacak. Bu kadar ekonomik sıkıntı ile bu durumu devam ettirmesi zor. Kendi içinde sıkıntılar yaşaması da kuvvetle muhtemel.

100 yıl sonra Orta doğu'da sınırlar yeniden belirleniyor. Türkiye'nin eski coğrafyasındaki bu değişime müdahil olmamasını beklemek abesle iştigaldir. 10 bin km, 5 bin km öteden gelip bölgeye müdahalede bulunmak isteyenler varken, yaklaşık 1300 km sınırımızın olduğu coğrafyadaki değişime müdahil olmamamız beklenemez. Türkiye de gelişmelere müdahale edecektir, ediyor da. Bizim müdahalemizi engellemek için içeride medya üzerinden, CHP ve HDP üzerinden algı operasyonları yapılabilir, Güneydoğu'da PKK üzerinden bir kalkışma ve iç savaş kurgulanabilir ama bunlar boşa çabadır. Türkiye eski Türkiye değil, dünya da eski dünya değil. Unutmayın bu çevreler bugün yenildiği için alanı Rusya'ya bırakan İran'ın kazandığını ve Türkiye'nin politikalarının iflas ettiğini yazıp çiziyorlardı. Oysa gördük ki gerçek öyle değil. Orta doğu'da Türkiye'nin içinde olmadığı, onay vermediği bir çözüm mümkün değil.

Her geçen gün İslam alemi için güzel günlerin yaklaştığının işaretini taşıyor. Günümüzde İslam coğrafyasında yaşanan çatışmalar ve yapılan zulümlerden dolayı ümitsizliğe kapılmayın. Unutmayın karanlığın en yoğun anı, şafağa en yakın zamandır.

Şafak bizim için sökmek üzere.

Yazarın Önceki Yazıları
Uyumayın İslam İttifakı kuruldu 18.12.2015Olan bitene dair... 14.12.2015Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
Atom
 // Kemal
Bunlar maddi atom bombasına güveniyor, ama hiç manevi atom bombası görmemişler....
17 Aralık 2015 Perşembe 11:10