YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Prof. Dr. Cemal Fedayi
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Yeni Yüzyıl FETÖ’nün Gazetesi mi?
21 Kasım 2015 23:34

“Atilla Yayla hocamın başyazar olduğu gazetedir, destek olayım” diye, zahmet edip bayiye kadar giderek, bir Yeni Yüzyıl gazetesi aldım.

Ama o da ne? Manşeti okur okumaz şok oldum. Bir anda “acaba ben yanlışlıkla bir cemaat gazetesi mi aldım, bu gerçekten Yeni Yüzyıl mı?” diye şaşırdım.

Çünkü gazetenin birinci sayfasında, manşetten, tam cepheden, cemaat savunusu yapılıyordu. Sanki Zaman gazetesi…

***

Malum, devlet, FETÖ’nün insan ve finans kaynaklarını kurutmaya çalışıyor.

Bu amaçla, hin-i hacette lazım olur diye, YÖK de bir yönetmelik değişikliğine gitti.

Buna göre gerek görüldüğünde FETÖ’nün kontrolündeki üniversiteler, bir (garantör) devlet üniversitesine devredilebilecek…

İşte Yeni Yüzyıl gazetesi var gücüyle bu değişikliği eleştiriyor. Neymiş efendim, binlerce öğrenci mağdur olacakmış… YÖK yetkisini aşmış… Bu anayasaya aykırıymış, falan fişmekan…

Tam tersine, şu anda FETÖ’nün üniversitelerinde okuyan öğrenciler büyük bir tehlike altında. Cemaat bu üniversiteleri bir devşirme ocağı olarak kullanıyor... Zeki öğrencilerin beynini yıkıyor, haşhaşi yapıyor ve araziye sürüyor…

***

Hiçbir özgürlük, özgürlüğün özünü zedeleyemez. Özgürlükler, özgürlükleri yok etmek amacıyla kullanılamaz…

Hakkın ve özgürlüğün kötüye kullanılmasına hiçbir demokrasi müsaade etmez…

FETÖ, güya ifade özgürlüğünü ve girişim özgürlüğünü kullanıyormuş gibi yapıp, nihai zafere ulaşınca bütün özgürlükleri kaldırmayı amaçlıyor.

Son tahlilde, bütün özgürlükleri ilga edecek bir “teokratik diktatörlük” kurmak istiyor.

Böylesine kötü niyetli bir yapılanmayla sonuna kadar mücadele edilmelidir. İnsan ve finans kaynakları kökünden kurutulmalıdır…

***

Cemaat, Anayasa Mahkemesi'ndeki adamları marifetiyle dershanelerin kapatılmasını önledi. Danıştay’daki adamları marifetiyle de bu yönetmelik değişikliğini iptal ettirecek gibi gözüküyor.

Ama bu onu kurtarmaya yetmez. FETÖ er geç bitirilecektir. Yüksek yargıdaki adamları da alçak yargıdaki adamları da onu kurtaramayacak.

***

Yeni Yüzyıl, FETÖ üniversitelerini hedefleyen yönetmelik değişikliğini eleştirmek için sözde bilim adamı-hukukçulardan da görüş almış…

Bunlar kimmiş diye baktığımda, cemaat medyasında boy gösteren, cemaatin sesi rolünde oynayan, sözde bilim adamları… Son zamanlarda tamamen cemaate teslim olmuş Ergun Özbudun ile İbrahim Kaboğlu bu değişikliğin hukuka aykırı olduğunu buyurmuşlar…

Gazete bir de siyasetçiden görüş almış. O da kim dersiniz: Bir CHP milletvekili…

Hey Allah’ım ne günlere kaldık: “Din düşmanı CHP”, teokratik diktatörlük yanlısı bir cemaati destekliyor…

***

21.11.2015 tarihli gazetenin ilk sayfası moralimi bozmuştu. Bir de diğer sayfalara bakayım diyerek sayfaları çevirmeye başladım. Genel kanaatim: Sade suya tirit bir gazete…

Yorum sayfasında mutlaka önemli bir şeyler var diyerek oraya biraz daha dikkatli baktım. İddialı bir tanıtım var; güya Batı'nın seçkin metinlerini Türkçeye çeviriyorlarmış. İlk makaleye bir baktım… Aman tanrım, tam bir İslam düşmanlığı yapılıyor

Boston Globe’dan alınan “Paris’i Rehavet Öldürdü” başlıklı yazı, IŞİD’i eleştiriyormuş gibi yapıp, ustaca imalarla, en sonunda sarahaten, Avrupa’da yaşayan tüm Müslümanları barbar olarak tanımlıyor. Roma’yı nasıl barbarlar yıkmışsa AB’yi de bu Müslüman barbarlar yıkacakmış…

***

Bir de Mücahit Bilici meselesi var. Gazetenin ağır yazarlarından, derin entelektüellerden…

Bu yazar daha önce nerede yazıyordu: Taraf gazetesinde. Taraf nasıl bir gazetedir:

FETÖ’nün tetikçiliğini yapan, son zamanlarda bu misyonuna ilaveten, açıktan PKK taraftarlığı yapan, sarhoş sosyalistlerin çıkardığı pespaye bir gazete… Bilici, son iki yıldır Taraf gazetesinde yazıyordu… Yani FETÖ-Devlet çatışmasının başladığı ve ilerlediği süreçte… Özel bir misyonla…

Bilici Taraf’taki yazılarında hükümeti diktatörlükle ve rüşvetçilikle suçluyordu… Erdoğan’ı ülkede tek adam faşizmi kurmakla suçluyordu… Yer yer, suret-i haktan gözükerek, eleştiriyormuş gibi yaparak cemaati destekliyordu, cemaate akıl veriyordu… Genel kanaatini şöyle açıklıyordu: 'Hükümet cemaate zulmediyor'muş…

***

Cemaat deşifre olunca, cemaatin organizasyonlarına kimse katılmıyordu; medyasında kimse yazmıyordu. Bütün aydınlar cemaatten uzak duruyordu.

Daha önce Bilici’yi görmezden gelen Cemaat, bu hengâmda, has adamlarını kaybedince, Bilici’yi dolgu malzemesi olarak kullandı. Cemaat Bilici’ye, FETÖ medyasının kapılarını sonuna kadar açtı. Taraf gazetesine köşe yazarı yaptı, televizyonlara çıkardı, Abant Platformu gibi platformlara çağırdı…

Bilici, cemaatin televizyonu Bugün Tv’ye çıkıp, Nurculuğun bilge kişileri olan Said-i Nursi’nin yaşayan son talebelerine hakaretler yağdırdı; o aşmış adamları rüşvet almakla, tetikçilik yapmakla suçladı… Yaşına başına bakmaksızın, o pir-i fani Allah adamlarına saygısızca sözlerle hücum etti… 

Taraf gazetesindeki köşesinde de bol bol cemaat savunusu yaptı; hükümeti zalimlikle suçladı…

Şimdi sıkı durun: İşbu Mücahit Bilici, an itibariyle, Yeni Yüzyıl’ın New York temsilcisi.

***

Bilici’nin, PKK hakkındaki fikirleri de pek hayra alamet değil. Bu konudaki fikirleri, FETÖ’nün son dönemde geliştirdiği PKK yandaşlığına uygun... PeKaKa demiyor; PKK’lılar gibi, PeKeKe diyor…

Şöyle buyurmuş hazret, Taraf’taki köşesinde: “…pkk'yi yok sayarak veya yok etmek isteyerek Kürtlerle birlikte yaşama amacını gerçekleştiremezsiniz. pkk kürt milletinin bir parçasını temsil ediyor. İdeolojik damak tadınıza uymasa da demokratik açıdan toplumsal tabanı olan gerçeklere karşı direnemezsiniz…” (Taraf 15.2.2014)

***

Aynı zamanda sosyolog olan bu derin entelektüel yazarımızın Ak Parti hakkındaki görüşleri de pek bir derin ve pek bir isabetli. 2014 yılında Bugün Tv’de buyurduğuna göre, yakında Ak Parti’nin foyası ortaya çıkacakmış ve Ak Parti bitecekmiş… Şöyle buyurmuş:

“…parti cemaatleşmek istiyor, kurumsallaşmak istiyor çünkü yüzeysel bir şey olduğunun farkında çünkü geçici bir iş. Yarın öbür gün gerçek yüzleri ortaya çıktığında parti diye bir şey kalmayabilir, gördükleri ilgi bir anda kaybolabilir…”

Bu incileri ne zaman söylüyor: Ak Parti’nin %52 oy aldığı cumhurbaşkanlığı seçimlerinden tam bir ay önce. Demek ki bu “cahil halk” sosyolog-yazarımız gibi düşünmüyormuş. Neymiş: Ak Parti geçici bir iş değilmiş, yüzeysel değilmiş; kalıcıymış, kurumsallaşmış, …

***

Eğer Yeni Yüzyıl’da, başta Atilla Yaya hocam olmak üzere LDT kökenli yazarlar olmasaydı, “bu Yeni Yüzyıl Taraf’ın light haliymiş, cemaatin son numarasıymış” diyecektim…

Atilla Yayla hocamın hatırına böyle bir şey demiyorum. Demiyorum ama muhalefet şerhimi de bu yazıyla tarihe düşmüş oluyorum…

Bir daha bu gazeteye para verip almayacağım. Hocamın yazılarını internet üzerinden takip edeceğim.

Yazarın Önceki Yazıları
AB’nin Çöküş, İB’nin Doğuş Sancıları 20.03.2017Şehit Ahmet Özsoy: 28 Şubat’tan 15 Temmuz’a 02.03.2017CHP−Ordu−AYM=İktidarsızlık 27.02.2017Trump’ın Yeltsin Olmasını Kimler Önledi? 14.02.2017Yeni Türkiye’nin Resmi: Nuri Pakdil 01.02.2017CHP’nin Sefaleti 17.01.20172016: Hacet Kapıları Yeniden Açıldı 31.12.2016FETÖ Yazıcıoğlu’nu Neden Öldürdü? 27.12.2016Siyasi Cinayetlere ve İran’a Dikkat 19.12.2016Zulüm Kemale Erdi: Zafer Yakındır 16.12.2016Pek Hazin Bir Mevlid Gecesi 11.12.2016İsmet Sezgin Bir Darbeciydi 08.12.2016M. Kemal ve Castro Anti-emperyalist değildi 06.12.2016Haçlıların FETÖ ve İran Destekli Son Seferi 01.12.2016Bahçeli Kapıyı Neden Araladı? 24.11.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
FETÖ
 // Ersan Tuna
Son duyduğum haber kaynaklarına göre hocam Gülen Kanada' ya kaçmış. Kanada'nın kanunlarına göre hiçbir ülkeye adam teslim etme gibi bir durum yokmuş kaçsın bakalım nereye kadar kaçacak bu Feto......
23 Kasım 2015 Pazartesi 02:27