YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Prof. Dr. Cemal Fedayi
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Tarihi Kutuplaşma: AK Parti-MHP ve CHP-HDP
23 Mayıs 2016 22:12

Teröre destek veren HDP’lilerin dokunulmazlıkların kaldırılması süreci, Türkiye siyasetinin geldiği noktayı görmek açısından çok öğretici oldu.

Türkiye’de siyaset genellikle iki kutuplu olarak cereyan etmiştir… Son zamanlarda sanki dört kutuplu (AK Parti, CHP, MHP, HDP) bir siyaset varmış gibi bir görüntü vardı…

Bunun geçici (arızi) ve yanıltıcı bir görüntü olduğu anlaşıldı. Dokunulmazlık oylamalarında CHP ve HDP beraber hareket etti. CHP ve HDP’li vekiller hayır oyu kullandılar. (1) AK Parti ve MHP’li vekiller ise evet oyu kullandılar.

Sonuç itibariyle siyaset yeniden iki kutuplu şekline döndü. Bir tarafta muhafazakâr-milliyetçi AK Parti ile MHP. Öteki tarafta ise laik-ulusalcı CHP ile HDP.

***

“Ulusalcılık ile milliyetçilik arasında ne fark var?” diyenlere şunu diyorum: Milliyetçilik dini içerir; ulusalcılık ise dini reddeder.

Son tahlilde CHP ve HDP 'laiklik' ortak paydasında birleşiyorlar. Bu ikisinin bir ortak paydası da sosyalizmdir. CHP ve HDP, hep birlikte Sosyalist Enternasyonal’in üyesidir.

CHP ile HDP’nin bir ortak noktası da kandır. İkisi de kandan besleniyor. İkisi de sürekli kandan bahsediyor.

HDPKK, zaten kan üzerinden siyaset yapıyor. Bunu delillendirmeye gerek yok…

CHP ise, uzun zamandır gizlediği kanlı yanını yeniden açığa vurdu. Önce Kılıçdaroğlu kandan bahsetti; başkanlık sisteminin ancak kanla geleceğini söyledi.

KK’yı CHP’nin grup başkanvekili Engin Altay takip etti. Dokunulmazlık oylamasının ilk gününde (20 Mayıs) şöyle dedi: "Rejim kolay değişmez. Kanla kurulan, kanla yıkılır.” (2)

Hızını alamayan Altay, dokunulmazlık oylamasının kabulünden sonra da (23 Mayıs) şu beyanatı verdi: “Laikliği korumak için kan da dökülür.” (3)

***

Bazıları “efendim laikliği MHP de savunuyor” diyebilir. Ben de bunlara 9 ışık arasında laiklik olmadığını söylerim; konu kapanır. MHP için laiklik olmazsa olmaz bir ilke değildir; laiklik zurnanın son deliğidir…

Merhum Türkeş şunu görmüştü: İslamsız milliyetçilik olmaz… İslamsız milliyetçilik, 30’lu yıllarda, tek parti (CHP) döneminde denendi ve bunun mümkün olmadığı görüldü…

Bunu yakından gören Türkeş, Türk-İslam milliyetçiliğini inşa etti. Merhum Yazıcıoğlu bunu bir adım daha öteye götürüp İslam-Türk milliyetçiliğini savunmuştu…

***

HDP’nin laikliği savunduğunu ispata hacet yok. İnternette PKK’nın din aleyhindeki videoları yeter de artar da…

HDPKK ideologları, İslam yerine Zerdüştlüğü savunuyorlar… Eşkıyanın elebaşlarından birisi Zerdüştlükle ilgili bir kitap bile yazdı…

Bir de 90’lı yılları hatırlatıyorum. Bu dönemde CHP ideolojisine (Kemalizm’e) dayanan devlet yönetimi, Erbakan’ın RP’si ile PKK’nın o zamanki partisini aynı derecede düşman görüyordu.

PKK’nın Diyarbakır Belediye Başkanı ise bu yanlış algıyı düzeltmek adına şunu söylemişti: “Biz onlar gibi değiliz; biz laikiz onlar değil…”

Yani herif şunu demek istiyordu: “Sayın devlet yöneticileri, yanlış anlamayın: Biz de sizdeniz; yani biz de laikiz; biz İslamcı değiliz… Bizi düşman bellemeyin…”

***

Sonuç olarak 2000’li yılların ilk çeyreğinde Türkiye siyaseti yeniden iki kutuplu hale geldi.

Bir tarafta demokrasiyi savunan milliyetçi-muhafazakâr kutup; öteki tarafta ise kan üzerinden siyaset yapan ulusalcı-laik kutup…

Bu kutuplaşma MHP’nin asli mecrasına dönmesinden sonra oluştu. 7 Haziran seçimleri sonrasında Devlet Bahçeli büyük bir yanlışlık yapmıştı. Doğal ortağı AK Parti ile koalisyona yanaşmamıştı…

MHP içinde Türkeş ekolünü temsil eden Tuğrul Türkeş ise doğal olana, doğru olana meyletmiş ve AK Parti’ye geçmişti… Esasen o tarihten beri bir AK Parti-MHP birlikteliğinden söz edilebilir…

An itibariyle Devlet Bahçeli’nin de doğru olan yere, yani Tuğrul Türkeş’in konumuna yaklaştığı görülmüştür. Dokunulmazlık oylaması sırasında yaşanan Türkeş-Bahçeli diyalogu tarihin arşivine girmiştir…

***

Bahçeli 7 Haziran sonrası kurulan %60 (CHP-MHP-HDP Koalisyonu) kumpasını gördü… O tuzağa düşmedi… 1 Kasım’da tabanının AK Parti’ye kaydığını da gördü…

Bütün bu olup bitenlerden sonra hızla ulusalcı-laik CHP’den uzaklaşarak kendine daha yakın AK Parti’ye yaklaştı… Su yatağına, tabii mecrasına geri döndü…

Bu duruma sinirlenen ulusalcı-laik taife, 7 Haziran sonrası yapılan %60 teklifine hayır diyen, daha sonra da hızla AK Parti’ye yakınlaşan Bahçeli’yi cezalandırmaya karar verdi

Başta Meral Akşener olmak üzere bütün Bahçeli muhaliflerini desteklemeye başladı. Ulusalcı-laik taife’nin Bahçeli saldırısına FETÖ de yargıdaki adamlarıyla katkı sunuyor. FETÖ’cü yazar taifesinden Nazlı Ilıcak gibi yazarların desteğini de unutmamak lazım…

***

Ulusalcı-laik taife bütün umudunu Akşener’e bağlamış durumda. Ancak bu biraz Nasreddin Hoca fıkrasına benziyor:

Akşener yargıdan istediği kararı çıkartabilirse… Tüzük kurultayını toplarsa… Daha sonra genel başkanlık seçimini içeren büyük kurultayı toplayabilirse… Akşener diğer muhalifleri atlatıp genel başkan olursa…

Genel seçimlerde MHP oy patlaması yaparsa… Bu seçim sonrası CHP-MHP-HDP koalisyonu kurulursa… AK Parti’den kurtulacaklar. Kesin.

Nasreddin Hoca muhatabına, “peşin parayı gördün de nasıl da gülüyorsun köftehor” demişti.

Ben de bu taifeye, “peşin koalisyonu gördünüz de nasıl da heyecanlanıyorsunuz” diyorum…

Notlar:

(1)Son oylamada Kılıçdaroğlu, #TerörDestekçisiCHP kampanyasından korktu ve 20 CHP’liyi evet oyu vermeye yönlendirdi. Çünkü konu, referanduma gidecekti ve CHP-HDP birlikteliğini tüm Türkiye görecekti.)

(2)www.kanalahaber.com/haber/gundem/ak-partinin-dokunulmazlik-teklifi-meclisten-gecti-301721/

(3)http://odatv.com/laikligi-korumak-icin-kan-dokulur-2305161200.html

***
https://twitter.com/CemalFedayi

https://www.facebook.com/cemal.fedayi

***

bahceli-turkes.jpggazete-001.jpg

 

 

 

 

 

 

Yazarın Önceki Yazıları
Düzen Kurucu Olarak Ak Parti 25.05.2017Bir Siyonist Proje Olarak ABD-PKK İş Birliği 12.05.201716 Nisan’da Yeni Bir Çağın Kapısı Açıldı 06.05.2017CHP Türkiye’de Kaybettiğini Avrupa’da Arıyor 28.04.2017Evet Oyları Neden Yüksek Çıktı? 26.04.2017Kılıçdaroğlu’nu Kim Yanılttı? 21.04.2017Kazanan Erdoğan; Kaybeden Bahçeli 17.04.2017Hayırcıların Son Yalanı: Eyalet 14.04.2017Darbe Ürünü Parlamenter Sistemin Bitmesi için EVET 13.04.2017Kılıçdaroğlu Şehitlere ve Savcılara Hakaret Etti! 05.04.2017AB’nin Çöküş, İB’nin Doğuş Sancıları 20.03.2017Şehit Ahmet Özsoy: 28 Şubat’tan 15 Temmuz’a 02.03.2017CHP−Ordu−AYM=İktidarsızlık 27.02.2017Trump’ın Yeltsin Olmasını Kimler Önledi? 14.02.2017Yeni Türkiye’nin Resmi: Nuri Pakdil 01.02.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.