YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Prof. Dr. Cemal Fedayi
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Psikolojik Teröre Yem Olmayalım
17 Mart 2016 19:03

Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim:

Son zamanlarda sosyal medyada dolaşan, “şurada-burada bomba patlayacak, şu gün-bu gün ortalık karışacak, dışarı çıkmayın…” türünden haberlerin tamamı asılsızdır.

Tamamı psikolojik savaş ürünü yalanlardır. Biraz argo olacak ama açıkça söyleyeyim: Sosyal medyadaki yemlere sazan gibi atlamayalım.

“Ama efendim, ABD elçiliği şöyle demiş; İngiliz gazetesi böyle yazmış; çok korkuyoruz…” diyenlere de şunu diyorum: Tam da onlar söylediği için ciddiye almayın, korkmayın; o ülkeler terörün lojistik destekçileridir.

Amaçları sizi korkutmak! Korkmayarak onların tuzaklarını boşa çıkarın.

***

Çağımızda artık devletler doğrudan savaşa girmiyorlar; terör örgütlerini maşa olarak kullanıyorlar; o örgütlere lojistik-psikolojik destek veriyorlar.

Vatanını seven bu tür dedikodulara aldanmasın. Rutin hayatına devam etsin; hiçbir şey olmamış gibi başı dik, vakur ve kararlı bir şekilde yaptığı işi yapmaya devam etsin…

Teröre en büyük cevap, ondan korkmadığını göstermektir

***

Şimdi kitabın başına dönebiliriz:

Efendim, terör kelimesinin Türkçesi tedhiştir… Tedhiş, dehşete düşürmek, korkutmak demektir.

Terör, Haşhaşilerden beri siyasi amaçlar için kullanılan bir araç haline dönüştü. Küreselleşmeyle birlikte terör de küreselleşti ve azmanlaştı; kokteyl terör diye bir şey ortaya çıktı.

Terör günümüzde küresel siyasetin temel bir aracı haline geldi. Artık devletler ordularıyla değil, kontrollerindeki terör örgütleriyle savaşıyorlar. Rusya, İran, ABD, Almanya ve İngiltere, terörü araç olarak kullanan devletlerin başında geliyorlar.

Son Ankara saldırısını tetikçisi PKK ama bu tetikçinin arkasında yukarıda saydığım devletler var.

***

Terörün amacı, öldürmekten daha çok korkutmaktır. Son Ankara tedhişinin amacı 30-40 insanı öldürmek değildi; 78 milyonu dehşete düşürmekti; korkutmaktı…

Korkarsak, dehşete düşersek, sokağa çıkmazsak, terörün amacına hizmet etmiş oluruz. Biz korkup dışarıya çıkmazsak ekonomimiz de siyasetimiz de tıkanır.

İnsanların sokağa çıkması, işine gitmesi, alışveriş yapması damarlarda kanın dolaşması gibidir. Kan dolaşımı olmazsa insan ölür. Ekonomi ve siyaset tıkanırsa devlet ölür

***

Sosyal medya konusuna girelim: Sosyal medya iyidir, hoştur ama sosyal medya iyiliğe olduğu kadar kötülüğe de mecra oluyor. Manipülasyon ve spekülasyonun en kolay yayıldığı alandır sosyal medya; her türlü yönlendirmenin, kandırmanın, aldatmanın da en kolay zeminidir sosyal medya…

Postmodern teröristlerin de en verimli ve ucuz aracı haline dönüşmüştür sosyal medya. Psikolojik savaş için en uygun mecra sosyal medyadır.

Bizim çok güzel bir atasözümüz var: "Şuyuu vukuundan beterdir." Yani: Henüz olmamış bir olayın, olmuş gibi yayılması, şayia haline gelmesi, o olayın olmasından daha kötüdür…

İşte son bombalama olayından sonra sosyal medyada şüyuu vukuundan beter havadisler dolaşıyor. Ortada herhangi bir olay yok; fakat olacakmış gibi ortaya şayialar atılıyor. Ve o olay olmadan, onun olumsuz etkileri ortaya çıkıyor.

***

Bir atasözümüz daha var: Aşağı mahallede bir yalan uydurdum; yukarı mahallede ben de inandım…

Sosyal medya bu atasözümüzü de doğruluyor: Birisi bir yalan uyduruyor, o yalan paylaşımlarla ve beğenilerle çığ gibi büyüyor. Bir süre sonra herkes o yalana inanıyor; o yalanı ilk uyduran bile o yalanın son haline inanmaya başlıyor.

Bir de Bediüzzaman’ın bir sözü var: "Batılın tasviri saf zihinleri idlal eder." Yani: kötülüklerin anlatılması, hele de henüz olmamış kötülüklerin anlatılması, saf ve duygusal insanların zihnini bulandırır… Onları vesveseye sürükler, psikolojilerini bozar…

İşte bütün bunlardan dolayı sosyal medyada dolaşımda olan dedikodulara ve yönlendirmelere aldanmayalım; sazan gibi atlamayalım.

Tedbirli olalım ama korkak olmayalım; gözümüzü dört açalım ama vesveseli olmayalım. Köşemize çekilmeyelim, korkuların üzerine üzerine gidelim…

***

Sivillere yönelik son bombalama olayları, bölücü örgütün güçlendiğine değil köşeye sıkıştığına bir işarettir.

Cephede yenilen, erkekçe dövüşemeyen terör örgütü sivillere saldırmaya başladı. Bölücü örgüt şu anda köşeye sıkışan bir kedi durumunda. Son tırmalamalarını yapıyor…

Bir başka açıdan terör örgütü, eceli yakın bir köpek gibidir şu anda… Eceli yakın olduğu köpek masum sivillere saldırırmış…

Bölücü örgüt şu anda güneydoğuda süpürülüyor. Eşkıyanın son kalıntıları İran-Irak-Türkiye sınırında, Yüksekova’da kıstırıldı. İmha harekâtı başladı. Eşkıya can havliyle Kızılay’a saldırdı. Ama yok olmaktan kurtulamayacak.

Bölücü örgütün iflahı kesilmiştir. Şu andan itibaren birkaç intihar eylemi dışında hiçbir şey yapacak mecali kalmadı.

Sosyal medyada dolaşan, “Nevruz günü şunu yapacakmış; bunu edecekmiş; ülkeyi kan gölüne çevirecekmiş” gibi lakırdılar tamamen psikolojik savaş taktiğidir; yalandır… Aslı astarı yoktur.

Teröristler lağım fareleri gibi kanallara, bodrumlara sıkışmış vaziyettedir. Bu andan itibaren, ortalığa pis koku saçmaktan başka bir şey yapamazlar.

Dünyada terör yoluyla başarılı olan hiçbir örgüt yok. Bunlar da başarılı olamayacak!

***

Son olarak şuna dikkat çekeyim: Terör neden başka bir İslam ülkesini değil de Türkiye’yi hedef alıyor?

Çünkü İslam âleminin lideri Türkiye’dir. İslam âleminin lideri dün de Türkiye’ydi; bugün de Türkiye’dir, yarın da Türkiye olacak…

Terör, Mısır’ı, S. Arabistan’ı, İran’ı hedef almıyor. Çünkü onlar İslam âleminin lideri değil. Türkiye lider olduğu için bütün saldırılar Türkiye’yi hedef alıyor.

Türkiye’yi düşürürlerse tüm İslam âlemini düşürmüş olacaklar. O yüzden bize yükleniyorlar. Ama Türkiye düşmeyecek; Türkiye’yi düşürmek isteyenler düşecek

Bunun işaretlerini görüyoruz: Bölgemizden önce İngiltere ve ABD çekildi. Şimdi de Rusya çekiliyor…

Bunların çekildiği yeri Türkiye dolduracak… Mani zail olunca memnu avdet edecek.

Yazarın Önceki Yazıları
Görmez Neden Ayrıldı? 14.08.2017Darbeye Katılmayan FETÖ’cü Tehlikesi? 20.07.2017Erbakan’ın İftarından Akar’ın Bayramına 28.06.2017Ramazan Üzerine Son Notlar 18.06.2017Katar’ı neden kuyuya atmak istiyorlar? 08.06.2017Düzen Kurucu Olarak Ak Parti 25.05.2017Bir Siyonist Proje Olarak ABD-PKK İş Birliği 12.05.201716 Nisan’da Yeni Bir Çağın Kapısı Açıldı 06.05.2017CHP Türkiye’de Kaybettiğini Avrupa’da Arıyor 28.04.2017Evet Oyları Neden Yüksek Çıktı? 26.04.2017Kılıçdaroğlu’nu Kim Yanılttı? 21.04.2017Kazanan Erdoğan; Kaybeden Bahçeli 17.04.2017Hayırcıların Son Yalanı: Eyalet 14.04.2017Darbe Ürünü Parlamenter Sistemin Bitmesi için EVET 13.04.2017Kılıçdaroğlu Şehitlere ve Savcılara Hakaret Etti! 05.04.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
Umutsuzluk İhraç Eden Ülkeler
 // Ahmet Emir Avcı
Dünyanın çeşitli bölgelerinde varlığını devam ettiren ve temelini terörizme dayandıran birçok terör örgütünü kademeli olarak destekleyen bazı batılı ülkeler aynı zamanda kendilerine yeri geldiğinde barış elçiliği yeri geldiğinde dünyanın jandarması misyonunu yüklüyorlar.Sözde istihbarat bilgileri ilede tabiri caizse ipe un seriyorlar.Geçmişte karşılarında bir güç olmadığı için fiili olarak varlıklarını hissettiriyorlardı bu örgütler üzerinde.Bu yol kesildiği için \'\'Umutsuzluk İhraç Ediyorl...
08 Nisan 2016 Cuma 00:29