YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Prof. Dr. Cemal Fedayi
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
CHP’nin Kızıl Haritası?
05 Kasım 2015 14:52

 

Genel kamuoyu “seçimde en büyük tokadı MHP yedi” şeklinde düşünüyor.

Ancak bana göre en büyük tokadı bir parti değil de bir gazete yedi:

Seçimde halkın tokadını Sözcü yedi

1 Kasım günü halkın beyniyle alay eden manşetle çıkan Sözcü'nün 2 Kasım tarihli manşeti pek hazindi:

Türkiye yine sarardı

Türkiye haritası baştan sona Ak Parti’nin sarı rengine boyanmıştı ve bu durum Sözcü’yü ziyadesiyle üzmüştü…

***

Hâlbuki Sözcü’nün hayali neydi? Türkiye baştan sona kızıla boyansın. Kızıla, yani CHP’nin rengine…

Bunun için elinde geleni yapmıştı. Hatta seçimden bir gün önce manşetinden CHP’nin birinci genel başkanına ait bir tehdidi de manşetinden vermişti:

“…Bazı kafalar kesilecektir!”

Sözcü açıkça halkı tehdit etmişti. Gazetenin birinci sayfasının yarısında bir beyin resmi vardı.

Demek istiyordu ki, “beyninizi kullanın da bu sefer CHP’ye oy verin!”

Vermezse ne olur? Onun cevabı da sayfanın diğer yarısında, M. Kemal’in 1 Kasım 1922 tarihli şu sözleriyle verilmiş:

“Meclis ve herkes meseleyi olduğu gibi görürse doğru olur. Aksi takdirde gerçek yine gerektiği şekilde belirtilecektir. Fakat ihtimal bazı kafalar kesilecektir.”

Sözcü’nün bu tehdit dolu manşetine halk gereken cevabı verdi. Ben de kısaca şunu diyorum Sözcü’ye:

Kafa koparma devri geçti… Geçmişe mazi derler… Geçti 1920’lerin pazarı, sür eşeğini 2000’li yıllara…

***

Peki, Sözcü’nün hayali tarihte gerçekleşmiş miydi?

Hayır, CHP, demokratik döneme geçildikten sonra, 1950’den sonra girdiği hiçbir seçimden başarıyla çıkamadı. Hiçbir seçimden tek başına iktidar olarak çıkamadı.

Tek parti döneminde sesini çıkaramayan halk, çok partili hayata geçildiği günden beri CHP’yi cezalandırıyor.

CHP, yaptığı hiçbir inkılabı halkın oyuna sunmamıştı. “Milli egemenliğe geçtik, cumhuriyeti kurduk…” söylemine rağmen, hiçbir icraatını, hiçbir inkılabını, hiç bir zaman halkın oyuna sunmadı.

Sunmadı, çünkü sunsaydı, seçimden mağlup ayrılacağını biliyordu. Halkın, hayır diyeceğinden emindi… Yenileceği seçime girmedi…

Halktan korktuğu için 1924 yılında Karabekir’in partisini (TCF) kapattı. 1930’da da Okyar’ın partisini (SCF) kapattı.

Tek parti dönemindeki seçimler bir formaliteden ibaretti. Katılım %20’ler düzeyindeydi… Halk zahmet edip sandığa gitmiyordu bile… Sandığa devlet memurları ve CHP’liler gidiyordu sadece…

Beşşar Esed’in, Saddam’ın ve Kaddafi’nin seçimleri ne kadar demokratikse CHP’nin seçimleri de o kadar demokratikti…

***

Sözcü’nün kızıl harita hayali, reel âlemde hiçbir zaman gerçekleşmedi ancak vehim âleminde gerçekleşti.

Dergi sahibi bir zat, hayal âleminde, Türkiye haritasını kırmızıya boyamış ve bunu da “gerçekleşecek”  diyerek dergisine basmıştı.

Muhayyel ve mevhum CHP haritasını hazırlayan CHP’nin ikinci genel başkanı İsmet Paşa’nın damadı Metin Toker’di.

Toker, seçimlerin yapılacağı tarihten tam 15 gün önce, 1 Ekim 1961’de, Akis dergisinin ilk sayfasında ve son sayfasında bir harita yayınlıyor.

Bu haritaya göre Türkiye kızıl renge boyanmış. 14 il hariç Türkiye’nin tamamında CHP kazanıyor. Güya haritayı bilimsel bir çalışmayla hazırlamışlar…

O kadar kendine güvenen bir harita hazırlamışlar ki, CHP dışındaki partileri küsurattan sayarak “öteki partiler” (Ö.P.) diye yaftalamışlar…

CHP ve ötekiler. Ötekiler sadece 14 ilde kazanıyorlar. Diğer bütün illerde CHP alıp götürüyor…

CHP neye güveniyor da böyle bir harita beklentisi içine giriyor? CHP 27 Mayıs 1960’da yapılan darbeye güveniyor. Arkasına darbeyi almış, yürüyüp gideceğini sanıyor…

Öteki partiler, askeri yönetimin baskısı altında. DP’nin devamı olarak kurulan iki parti (AP ve YTP) yoğun baskılar yüzünden DP’den ve Menderes’ten hiç bahsedemiyor bile… İfade özgürlüğünün “i”si bile yok…

CHP’liler serbestçe konuşuyor, mitingi yapıyor ama DP’nin yerine kurulan partiler hukuki ve fiili sınırlamalar altında, ağızlarını açamıyorlar... Dolaylı tehditlere ve “Kuyruklar” iftirasına maruz kalıyorlar…

***

Peki, 15 gün sonra halk ne cevap veriyor dersiniz?

Tam da 1 Kasım’da verilen cevabı veriyor:

DP’nin devamı olan partilerin toplamı %49 (35+14); CHP’nin oy oranı ise sadece %36.

CHP, kendisi dışındakilere “ötekiler” diyordu; hesaba Bölükbaşının partisini (ckmp) de katarsak CHP iyice zor duruma düşüyor:

DP+YTP+CKMP=%64

Yani CHP’nin “ötekiler” diyerek küçümsediği halk kitleleri %64’e çıkarken CHP, darbecilerin bütün yardımlarına rağmen, %36’da kalıyor.

***

Bu rakamla CHP, 1957 seçimlerinin bile gerisine düşüyor. CHP 1957’de ne kadar oy almıştı dersiniz? Ak Parti’nin 7 Haziran’da aldığı oyu almıştı: %41

CHP demokrasiyi bırakıp darbeyi (27 Mayıs’ı) desteklediği için halkın öfkesine maruz kaldı. Halk CHP’yi %41’den 36’ya indirdi.

CHP, darbeyi desteklemeye devam ettiği için sonraki seçimler de halk da onun oy oranını mütemadiyen düşürdü:

CHP 1965’te %28’e düşerken, DP’nin devamı olan AP %53’e ulaştı. CHP 1969’da ise %27’ye düştü. Yani bugünkü gibi çeyrek parti durumuna düştü…

2015’de CHP’nin küçümsediği sarı renk, yani ötekiler, Türkiye haritasının hâkim rengi oldu.

CHP’nin kızıl rengi ise Türkiye’nin sadece 6 ilinde hâkim renk.

***

CHP’nin sanal (mevhum) haritası (1961)

rr1.jpg

Gerçek harita (2015)

rs2-163.jpg

"Not: Bu akşam Kanal A televizyonunda 21.20'de yayınlanacak olan Tarih ve İrfan programına konuk olarak katılıyorum."

Yazarın Önceki Yazıları
CHP’nin Sefaleti 17.01.20172016: Hacet Kapıları Yeniden Açıldı 31.12.2016FETÖ Yazıcıoğlu’nu Neden Öldürdü? 27.12.2016Siyasi Cinayetlere ve İran’a Dikkat 19.12.2016Zulüm Kemale Erdi: Zafer Yakındır 16.12.2016Pek Hazin Bir Mevlid Gecesi 11.12.2016İsmet Sezgin Bir Darbeciydi 08.12.2016M. Kemal ve Castro Anti-emperyalist değildi 06.12.2016Haçlıların FETÖ ve İran Destekli Son Seferi 01.12.2016Bahçeli Kapıyı Neden Araladı? 24.11.2016“Yeniden Büyük Türkiye” vs. “Yeniden Büyük Amerika” 11.11.2016İhanetin Resmi: Can Dündar 08.11.2016Nush İle Uslanmayan HDP Tekdir Ediliyor 04.11.2016Örgüt, Cemaat ve Tarikat 10.08.2016NATO’dan Çıkmanın Tam Zamanıdır 02.08.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
Bu bilgiler. Düşüncelerimizin katkıları
 // Serafettin Aydemir
Kafamızda oluşan çözemediğimiz soruların düşüncelerimize Cemal hocamızın açıklamaları büyük etki ve katkı sağlamaktadır...
09 Ocak 2016 Cumartesi 12:32
cezmi'ye cevap
 // cemal fedayi
1.Demokrasilerde cezalandırma makamı halktır, yani sandıktır. Sorunları çözemeyen sandıkta cezalandırılır, yerine yenisi gelir. 2.chp barajın altında kaldığında yeri boş kalmadı, onun yerine DSP meclisteydi ve iktidardaydı......
07 Kasım 2015 Cumartesi 21:05
 // CEZMI
SAYIN FEDAYI YAZINIZA GORE CHP HALK TARAFINDAN HEP CEZALANIYOR, PEKI ONUN YERINE GELEN HUKUMETLER BU ULKEDE TERORUMU DURDURDU, ISSIZLIGIMI BITIRDI, ENFLASYONUMU DURDIRDU, APOYUMU ULKEYE GETIRDI. KOMSULARLAMI BARISI SAGLADI, HIRSIZLIGIMI ONLEDILER, EKONOMIK KRIZLERIMI ONLEDILER, HER GELECEK SENE DAHA REFAH VE FERAHMI OLACAK DEDILER, EVET BUNLARI BU GUNE KADAR YAPMAYAN HUKUMETLERI KIM CEZALANDIRACAK? CHP BARAJI ASAMAYINCA YASANANLARDAN SONRA MECLISTE CHP OLMALI DIYEN YAZAN CIZENLERE NOLDU....
07 Kasım 2015 10:11