YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Prof. Dr. Cemal Fedayi
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
CHP Rejimi Kanla Değiştirmişti
17 Mayıs 2016 17:41

 

En son, ahlak dışı konuşmalarıyla gündeme gelen CHP’nin son genel başkanı (K.K.), “reklamın iyisi kötüsü olmaz” diyerek yine esip gürlemeye başladı.

Başkanlık sistemini halkın oyuna sunmak isteyen Ak Parti’ye hitaben “Başkanlık sistemini kan dökmeden gerçekleştiremezsiniz…” dedi. “Demokrasi”nin karşısına “kan” ile çıktı.

Hiç şaşırmadım doğrusu. Çünkü merd-i kıpti şecaat arz ederken sirkatin söylermiş. Ve dahi küp içindekini sızdırırmış…

KK da kendi içindekini ve CHP’nin tarihinde olanı dışına sızdırdı. Gerçekten de CHP demek kan demektir. CHP’nin tarihi kanla başlamış ve kanla yürümüştür. CHP’nin tarihi kanlı bir tarihtir.

***

CHP’nin ilk genel başkanı şöyle demişti: "Kanla yapılan inkılaplar daha sağlam olur, kansız inkılap ebedileştirilemez. Fakat biz bu inkılaba ulaşmak için lüzumu kadar kan döktük..." (Söylev ve Demeçler, 2)

Yine CHP’nin ilk genel başkanı, saltanatın ilgasını yani rejimin değiştirilmesi teklifini görüşen meclis komisyonunu basarak, komisyon üyelerini ölümle tehdit etmişti. Çünkü komisyon üyeleri kendisinden farklı düşünüyordu…

O baskında komisyon üyelerini şu sözlerle tehdit etti:

“Egemenlik, saltanat kuvvetle, kudretle ve zorla alınır… Bu, mutlaka olacaktır. Burada toplananlar, Meclis ve herkes meseleyi tabiî görürse, fikrimce uygun olur. Aksi takdirde, yine gerçek gerektiği şekilde ifade olunacaktır. Fakat ihtimal bazı kafalar kesilecektir. (Nutuk II, S. 691)

Bu açık ve kanlı tehdit üzerine komisyon üyeleri tasarıyı onaylamak zorunda kaldılar. Böylece CHP rejim değişikliğini gerçekleştirmiş oldu.

***

Kısaca ve özetle söylemek gerekirse: CHP, yaptığı bütün değişimleri (inkılapları) kanla ya da kan tehdidiyle yapmıştır. Hiçbir değişikliği, 1924 Anayasası da dâhil, halkın oyuna sunmamıştır.

“Hâkimiyet-i Milliye” sloganı meclis duvarında asılı duran süslü bir laftan öteye gitmedi. Halkçılık ilkesi de hiçbir zaman hayata geçirilmedi. Hiçbir inkılap halkın oyuna sunulmadı… Bütün inkılaplar halka rağmen yapıldı…

Cumhuriyet lafı da milli egemenlik lafı da sözde kaldı. Hiçbir değişim halka sorulmadı. Çünkü halka sorulsa halkın “hayır!” diyeceği biliniyordu. Halkın, CHP’nin inkılaplarına hoş bakmadığı bilinen bir gerçektir…

Nitekim ilk demokratik seçimlerde halk, CHP’ye ve onun kanlı inkılaplarına “Hayır!” dedi. 1950 yılında yapılan ilk serbest seçimler, aslında CHP’nin yaptığı inkılapların da ilk defa halka sorulması anlamına geliyordu.

14 Mayıs 1950’de yapılan demokratik seçimlerde halk CHP’ye büyük bir tokat attı. Bundan sonra yapılan bütün seçimleri CHP kaybetti.

CHP demokratik döneme geçildikten sonra girdiği bütün seçimlerden yenilgiyle çıktı; tek başına iktidar olamadı; birkaç defa koalisyon ortağı olabildi…

***

CHP’nin kanlı icraatları inkılaplardan sonra da devam etti. Menderes ve arkadaşlarının, 27 Mayıs cuntacıları tarafından öldürülmesi, CHP’nin desteğiyle mümkün olmuştur.

CHP, öncesinde de sonrasında da 27 Mayıs darbesine ve idamlara destek vermiştir. Eğer CHP’nin ikinci genel başkanı İsmet Paşa darbeye ve idamlara karşı çıksaydı Menderes ve arkadaşları öldürülemezdi…

Daha sonra CHP ve İsmet Paşa, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının kanını döken 12 Mart darbesine de destek vermiştir. (CHP içinde muhalefeti temsil eden Ecevit ekibi 12 Mart’a destek vermemişti…)

CHP, 12 Eylül öncesinde toplumu yakıp kavuran sağ-sol çatışmasında da sol cenahı tahrik ederek kan dökülmesine katkı vermiştir. Binlerce gencin dökülen kanında CHP’nin de payı var…

CHP en son 28 Şubat darbesine destek verdi. Bu darbe sürecinde de pek çok sessiz ölüm vaki oldu. Pek çok masum öldü, pek çok masum da mağdur oldu… Bütün bunlar CHP’nin desteğiyle oldu…

***

28 Şubat döneminden kısa bir süre önce yaşanan gerilimli süreçte de CHP yine kandan bahsetmişti…

1994 mahalli seçimlerinden, Refah Partisi büyük başarıyla çıkmıştı. İstanbul ve Ankara’yı da RP kazanmıştı…

Ankara’yı arka bahçesi olarak gören CHP’liler bu yenilgiyi hazmedemediler. Belediyeyi RP’ye devretmemek için ellerinden geleni yaptılar. Bu arada yine kandan bahsettiler…

“Gökçek’e Ankara mezar olacak”, “Kanımız pahasına da olsa vermeyeceğiz” şeklinde sloganlar atarak, yürüyüşler yaptılar.

Halkın oyuyla seçimi kazanmış bir partiye “kan dökmek” tehdidini savuran, ilk defa kan kelimesini ağzına alan CHP’ydi. Erbakan buna karşılık yine halkı ve demokrasiyi işaret etmişti: “Tatlı mı olacak kanlı mı olacak, altmış milyon buna karar verecek!”

O zamanki medya CHP’nin güdümünde olduğu için haberi çarpıttı. CHP’lilerin kanlı tehditlerini görmedi; haberde sadece Erbakan’ın ‘kanlı mı kansız mı” sözünü kullandı ve haberi ilk defa kandan bahseden Erbakan’mış gibi verdi…

Böylece bu söz Erbakan’ın üzerine yapışıp kaldı. Alesta bekleyen Anayasa Mahkemesi de bu söze dayanarak koskoca iktidar partisini kapattı… CHP’lilerin söylediği bir sözü Erbakan söylemiş gibi kabul edip hükmünü verdi…

Böylece CHP, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ni geri alamadı ama iktidar partisini kapattırmayı başardı…

***

K.K.’nın kandan bahseden sözleri üzerine yargı makamları soruşturma başlattılar. Bakalım bu defa CHP nasıl kurtulacak? Artık emrinde, hazır ol vaziyette bekleyen bir medya da yok…

Ancak CHP’yi bu defa da, yüksek yargıya mevzilenmiş bir kısım FETÖ mensubu yargıçların kurtaracağına eminim…

***

Bir gün yargı önüne çıkarsa KK’nın kendisini şöyle savunacağına eminim: “Efendim ben, bizim değil onların kan dökeceğinden bahsettim. Başkanlığı kan dökerek getireceksiniz, demek istedim…”

Ben de ona şöyle diyorum: Muhafazakârlığın kitabında devrim ve kan yoktur. Muhafazakâr ideoloji, devrime karşı olduğu gibi karşı-devrime de karşıdır. Her türlü darbeye, devrime ve kan dökümüne karşıdır.

Muhafazakâr düşünce, değişimin tedrici yöntemle, demokratik usullerle ve kan dökülmeden yapılmasını savunur.

Yani KK’nın korkmasına mahal yok. Muhafazakâr Ak Parti “kana kan, intikam” görüşüne karşıdır. CHP gibi kan döken bir parti de değildir.

***

Ak Parti şimdiye kadar yaptığı bütün büyük değişimleri, devrim çapındaki dönüşümleri, kan dökmeden yaptı. Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi konusundaki değişim de dâhil bütün değişim tekliflerini halka götürdü. Referandum yaptı. Halkın onayıyla yaptı.

CHP gibi istiklal mahkemeleri kurmadı. Karşı görüşte olanları darağaçlarında sallandırmadı. Komisyon üyelerini kafa kesmekle tehdit etmedi…

Başkanlık da bu ülkeye kan dökülmeden, halkın oyuyla gelecektir… Sözde Halk Partisi karşı çıksa da çıkmasa da halkın dediği olacaktır…

***
https://twitter.com/CemalFedayi

https://www.facebook.com/cemal.fedayi

Yazarın Önceki Yazıları
Darbeye Katılmayan FETÖ’cü Tehlikesi? 20.07.2017Erbakan’ın İftarından Akar’ın Bayramına 28.06.2017Ramazan Üzerine Son Notlar 18.06.2017Katar’ı neden kuyuya atmak istiyorlar? 08.06.2017Düzen Kurucu Olarak Ak Parti 25.05.2017Bir Siyonist Proje Olarak ABD-PKK İş Birliği 12.05.201716 Nisan’da Yeni Bir Çağın Kapısı Açıldı 06.05.2017CHP Türkiye’de Kaybettiğini Avrupa’da Arıyor 28.04.2017Evet Oyları Neden Yüksek Çıktı? 26.04.2017Kılıçdaroğlu’nu Kim Yanılttı? 21.04.2017Kazanan Erdoğan; Kaybeden Bahçeli 17.04.2017Hayırcıların Son Yalanı: Eyalet 14.04.2017Darbe Ürünü Parlamenter Sistemin Bitmesi için EVET 13.04.2017Kılıçdaroğlu Şehitlere ve Savcılara Hakaret Etti! 05.04.2017AB’nin Çöküş, İB’nin Doğuş Sancıları 20.03.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
kandan vazgeçmiyor
 // mehmet yılmaz
Bir chp'li daha geçen gün şöyle dedi: AK Parti'ye sağduyu çağrısı yapan Engin Altay, "Rejim kolay değişmez. Kanla kurulan, kanla yıkılır. Elbette anayasa değişir, kurucu felsefe değişmez" dedi....
22 Mayıs 2016 Pazar 21:36