YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Prof. Dr. Cemal Fedayi
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Vatan müdafası olarak seçimler
05 Haziran 2015 15:54

7 Haziran seçimleri sıradan bir seçim olmanın çok ötesine geçti.

Bir vatan müdafaasına dönüştü. Silahı oy olan bir savaşa dönüştü.

İç ve dış düşmanların tamamı birleşti; amaçları, şaha kalkmış Türkiye’ye diz çökertmek.

Yeni Türkiye’nin mimarı Ak Parti’ye ve Erdoğan’a karşı bütün muhalif gruplar, aralarındaki eski düşmanlıklarını bırakıp, yekvücut oldular. Bir şer cephesi oluşturdular.

Bu amaçla, bir cephe siyaseti yürütüyorlar. Bunları yönlendiren üst akıl da İngiltere.

1957 seçimlerinden önce de Menderes’e karşı “Güç Birliği” adı altında böyle bir cephe kurulmuştu. O dönemde de maalesef dindar ve demokrat geçinen bazı kesimler bu cepheye odun taşımıştı…

O dönemde de üst akıl, İngiltere (ve onun emir eri ABD) idi…

(Menderes’in uçağının Londra’da düşmesini basit bir kaza olarak görmemek lazım…)

100 Yıl Sonra İngiltere’yle Yeniden Savaşıyoruz

Ak Parti’yi ve Erdoğan’ı devirme cephesinin üst aklı ve mimarı İngiltere’dir. İngiltere’nin yanında ABD ve Almanya’yı da bu cephenin üyeleri olarak görüyoruz.

İngiltere tam 100 yıl sonra yeniden, bütün hatlarıyla ve bütün müttefikleriyle birlikte Türkiye’nin üzerine çullanıyor.

Eski Dünya, Yeni Dünya, bütün akvam-ı beşer… Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk… Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...

Çanakkale hezimetinden sonra bir defa daha üzerimize geliyor İngiltere… 100 yılda değişen ne: Çanakkale’de silahlı kuvvetleriyle geliyordu, şimdi silahsız kuvvetleriyle…

Sözde aydınlarıyla, sözde din adamlarıyla, sözde yazarlarıyla, sözde siyasetçileriyle, sözde sanatçılarıyla…

Şer Cephesi’nin 3 Ayaklı Planı

Şer cephesinin ilk amacı Ak Parti’nin oy oranını azaltmak. Bunun için Paralel Medya ve Doğan medyası başta olmak üzere bütün muhalif medyayı seferber etti. Amaçları, daha önce Ak Parti’ye oy vermiş ama bir şekilde tereddüde düşmüş seçmeni tamamen Ak Parti’den uzaklaştırmak…

Bu amaçla son cephanelerini de kullanıyorlar. Zulada sakladıkları bütün mermilerini harcıyorlar. Son saldırılarında MİT tırlarıyla ilgili görüntüleri kullandılar. Bu görüntüyü yayınlayan Can Dündar, yaptığı haberden sonra alelacele Londra’ya gitti. Rapor vermeye mi gitti acaba…

Şer cephesinin planının ikinci ayağında, dindar seçmene dönük operasyon var… Dindar seçmeni din ile vurmak istiyorlar. Tamamen İngiliz kontrolündeki Hizbüt Tahrir ve Işid’in ülkemizdeki uzantıları sahaya sürüldü. Yaptıkları propagandanın özeti şu: Sakın oy kullanmayın, oy kullanmak haramdır, şirktir… Bu operasyonla hem Ak Parti’nin oy oranını az da olsa düşürmek, hem de katılımı düşürerek HDP’nin barajı geçmesini kolaylaştırmak.

Şer cephesinin merkezî operasyonu ise HDP üzerinde yoğunlaşmış durumda. CHP ve MHP’nin durduğunu gören şer cephesi bütün mesaisini HDP üzerine yoğunlaştırdı.

Ekmelettin olmadı Selahattin Verelim

Şer cephesi geçen yılki çatı aday formülünü yeniden hayata geçiriyor. Tek farkla: geçen sene çatı adayı Ekmelettin idi, bu seneki çatı adayı ise Selahattin…

Çatı aday Selahattin’i parlatmak için Doğan Medyası ve Paralel Medya seferber olmuş durumda.

Doğan medyası Selahattin’in ne kadar karizmatik, ne kadar sempatik ve ne kadar barışçıl olduğunu pompalıyor… Ekranlara çıkartıp saz çaldırıyor. Demek istiyor ki: İşte bakın sizden biri, saz bile çalıyor…

Paralel Medya ise Selahattin’in aslında dinsiz olmadığını, tersine, ne kadar dindar bir Anadolu insanı olduğunu pompalıyor. Paralel Akademisyenler HDP’yi meşrulaştırmaya çalışıyor…

Geçen yılki seçimlerde 14 parti, 20 TV ve 18 gazete Ekmelettin’i desteklemişti. Bu sene bu sayının üzerine 5’er daha ekleyebiliriz. Bir de Amerikan, İngiliz ve Alman gazetelerini eklemek lazım…

Ez cümle, iç ve dış muhalefet topuyla tüfeğiyle, topyekûn cephanesiyle halkın seçtiği cumhurbaşkanına ve halkın seçtiği hükümete saldırıyor.

Bütün bu saldırıya karşı biz de diyoruz ki: Felek her türlü esbab-ı cefasın toplasın gelsin/ Dönersem kahbeyim millet yolunda bir azimetten...

Erdoğan’a Sahip Çıkmak Vatana Sahip Çıkmaktır

Bu seçimler her şekilde normal bir seçimin ötesine geçti. Türkiye’yi eski karanlık günlerine döndürmek isteyen iç ve dış düşmanların son umudu haline geldi.

Düşmanlıklarını Erdoğan üzerinde yoğunlaştırdılar. Densizin biri Erdoğan’ı ipe göndermekten bahsediyor… Bir paralel savcı Menderes’i hatırlatıyor… En hafifi, Erdoğan’ı Lahey’e göndermekten bahsediyor…

Millete olan düşmanlıklarını Erdoğan’ın şahsında topluyorlar. Dolayısıyla Erdoğan’ı savunmak milleti savunmaktır. Erdoğan’ı savunmak vatanı savunmaktır…

Netice-i kelam bu seçimler, bir vatan müdafaasına dönüşmüştür. Seçim sandığına cepheye gider gibi gitmek lazım…

100 yıl önce İngiliz’e ve adamlarına nasıl bir tokat attıysak, 7 Haziran’da da öyle bir tokat atalım!

Yazarın Önceki Yazıları
AB’nin Çöküş, İB’nin Doğuş Sancıları 20.03.2017Şehit Ahmet Özsoy: 28 Şubat’tan 15 Temmuz’a 02.03.2017CHP−Ordu−AYM=İktidarsızlık 27.02.2017Trump’ın Yeltsin Olmasını Kimler Önledi? 14.02.2017Yeni Türkiye’nin Resmi: Nuri Pakdil 01.02.2017CHP’nin Sefaleti 17.01.20172016: Hacet Kapıları Yeniden Açıldı 31.12.2016FETÖ Yazıcıoğlu’nu Neden Öldürdü? 27.12.2016Siyasi Cinayetlere ve İran’a Dikkat 19.12.2016Zulüm Kemale Erdi: Zafer Yakındır 16.12.2016Pek Hazin Bir Mevlid Gecesi 11.12.2016İsmet Sezgin Bir Darbeciydi 08.12.2016M. Kemal ve Castro Anti-emperyalist değildi 06.12.2016Haçlıların FETÖ ve İran Destekli Son Seferi 01.12.2016Bahçeli Kapıyı Neden Araladı? 24.11.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
 // Raziye Ünal
Sn. Hocamız çok doğru analiz etmişsiniz, kaleminize kalbinize sağlık Saygılarımla...
08 Haziran 2015 12:42
doğru söze başka nedenir?
 // taylan ışık
Hocam gerçekten önemli ve doğru tespitlerde bulunmuşsunuz elinize kaleminize sağlik....
06 Haziran 2015 Cumartesi 01:17