YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Prof. Dr. Cemal Fedayi
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
HDP ne yapmak istiyor?
18 Mayıs 2015 17:30
HDP, seçimlere parti olarak girmekle bir kumar oynadı ve seçime yaklaştıkça görülüyor ki, bu kumarı kaybediyor.

Şu anki duruma göre, (son anda bir hile ya da silahlı baskı olmazsa), HDP barajın altında seyrediyor.

Bu durumu gören HDP panik halinde çıkış yolu aramaya başladı. Köşeye sıkışmış bir kedi psikolojisinde. Her an her şeyi yapabilir.

Buradan yola çıkılarak, “son Adana-Mersin bombalı olayını bizzat onlar, yani PKK yapmıştır” sonucu çıkarılabilir.1

Bu halk her zaman mağdurun yanındadır. HDP, seçime yakın bir zaman kala mağduriyet kartını kullanmak istiyor. “Biz mağduruz, tam barajı aşacakken saldırılar başladı, ey halkımız bizi yalnız bırakmayın…” edebiyatına yatıyor.

Fakat bu edebiyattan da bir netice alamayacaktır. Çünkü bu halk onların düşündüğü kadar saf değil. Kimin gerçekten, kimin mahsustan mağdur olduğunu çok iyi bilir.

HDP nerede hata yaptı?

HDP 2014’teki cumhurbaşkanlığı seçiminden aldığı %9.75’lik oya güvenerek parti bazında seçime katılma kararı aldı. bu oy oranının üzerine küçük bir dilim daha ekleyerek, rahatça barajı aşacağını sandı.

Fakat kazın ayağı öyle değil. Bu aldığı oyların ne kadarının tepki oyu olduğunu hesaplayamadı. Siyasi analiz yapamadı.

HDP’nin klasik oy oranı %6-7 civarındadır. Cumhurbaşkanlığı seçiminde fazladan aldığı %3 civarındaki oy tepki oyudur.

Bu oylar HDP’ye, CHP’den gelmiştir. CHP’nin aşırı solcu-laik kesimi Ekmelettin İhsanoğlu’nu beğenmedi. Çünkü bu isim son tahlilde MHP’nin bulduğu bir isimdi ve yine son tahlilde “dindar” bir isimdi.

Bunlara göre Demirtaş, son tahlilde solcu ve yine son tahlilde laik bir isimdir. Demirtaş’ı, İhsanoğlu’na göre ehven-i şer kabul edip oylarını Demirtaş’a verdiler.

Fakat bu kesim, genel seçimlerde kendi adaylarına oy verecektir. Atalarımız, “mani zail olunca memnu avdet eder” derler. CHP’nin laik-sol kesimi için mani kaybolmuştur, kendi adayları ortaya çıkmıştır.

HDP’nin ikinci büyük hatası şudur: HDP, Ağustos’ta kazandığını Ekim’de harcadı. Yani Cumhurbaşkanlığı seçiminde kendisine yönelen kesimi, 6-7 Ekim olaylarıyla ürkütüp kaçırdı. “Şiddeti yöntem olarak kullanan parti” imajına yeniden döndü.

Hata üstüne hata yapıyor

Aslında, geç de olsa, HDP de barajın altında kaldığını görüyor. Durumu kurtarmak için şunları yapıyor:

1.Denize düşen yılana sarılır misalinde olduğu gibi, eskiden düşman bildiği paralel yapıyla masaya oturdu. Son zamanlarda paralel medyadan tam destek görüyor. Bölgedeki paralel polislerden ve yargıçlardan da dolaylı destek görüyor.

2.Mağdur psikolojisine oynuyor. Adana-Mersin olayında olduğu gibi…

3.Bölgede silahlı baskının dozunu artırıyor. Siirt olayında görüldüğü gibi, işi adam öldürme boyutuna kadar götürüyor.

4.Genel kamuoyunu tehdit ediyor. “Barajı geçemezsek kıyamet kopar, özerklik ilan ederiz, savaş yeniden başlar, istikrar bozulur vs…”

HDP seçime parti olarak girmekle ilk ve en büyük hatasını yaptı. Bu dört maddelik eylem planıyla hatalarına yenilerini ekliyor. Hata üstüne hata yapıyor…

Azınlık partisi olarak HDP

HDP, seçim sürecinin başında “Türkiye partisi olacağını, herkesin partisi olacağını…” iddia etti.

Fakat fiilen herkese değil de azınlıklara hitap etmeye başladı. Genel kamuoyunu ürkütecek, azınlıkları sevindirecek işler yaptı.

Son gelişmelere bakıldığında HDP’nin, Türkiye partisi olmaktan çok uzaklaştığı, gün geçtikçe azınlıklara hitap eden marjinal bir partiye dönüştüğü görülüyor.

Bunun en bariz örneğini Ermeni meselesinde gördük. Türkiye kamuoyunun tamamına yakını soykırım iddialarını reddederken, HDP soykırım yönünde görüş beyan etti.

Ermeni meselesi bir yana, seçim bildirgesine ve genel siyasetine bakıldığında HDP’nin azınlıklara oynadığını, azınlıklara hitap ettiğini görüyoruz.

HDP, Türklere hitap etmediği gibi, Kürtlerin çoğunluğuna da hitap edemiyor.

“Türkiye partisi oluyoruz, barajı geçiyoruz, batıdan da oy alacağız…” gibi söylemler, hoş ama boş lakırdıdan öteye geçmiyor. Somut siyasete yansımıyor.

Esasen HDP doğası itibarıyla, daha başından itibaren azınlıktır, azınlıktan doğmuştur, azınlıkta kalmıştır ve azınlığa hitap ediyor. HDP, doğası itibariyle çoğunluğa hitap edemiyor.

HDP Kürtlerin bile tamamına hitap edemiyor. Kürtlerin tamamından oy istiyor, ama tamamına hitap edemiyor. HDP fiilen, dininden uzaklaşmış, şiddeti bir yöntem olarak benimsemiş, genel Kürt nüfusun içinde azınlıkta bulunan, küçük bir gruba hitap ediyor.

Batıdaki Kürtlerin tamamına yakını Ak Parti’yi destekliyor. Doğudaki Kürtlerin ise yarıdan fazlası Ak Parti’yi destekliyor. Yasin Aktay’ın dediği gibi, “En büyük Kürt partisi Ak Partidir.” 

Eğer terör örgütünün açık ve gizli tehditleri olmasa, Doğudaki Kürtlerin de tamamına yakını Ak Parti’ye oy verecektir. Doğuda HDP’ye verilen oylar, gizli veya açık, PKK tehdidinin ürünü oylardır.

Tehdit kalkınca bu oylar da gerçek adresine dönecektir…

HDP kime hitap ediyor?

HDP Kürtlerin tamamına değil, bir kısmına hitap edebiliyor. Kimdir onlar? Silah zoruyla HDP’ye yönlendirilmiş seküler Kürtler… Bu grup, Kürt nüfusun içinde azınlıktır. Ana akım içindeki Kürtleri temsil etmez. Çünkü ana akım Kürtler Müslümandır, Zerdüştlüğü vaaz eden HDP’ye oy vermez

HDP’nin hitap ettiği ikinci grup, Alevilerin içindeki bir azınlık kesimdir. Bunlar, Aleviliği, İslam’ın dışında bir akım olarak gören, Diyanetin ve din dersinin kalkasını isteyen küçük bir gruptur. Bu Alevi grup, Alevi nüfusun içinde bir azınlıktır. Ana akım Aleviliği temsil etmez… Zaten Alevilerin büyük bir kısmının CHP’ye oy verdiği malumdur. Alevilerin önemli bir kesimi de, bütün engellemelere rağmen Ak Parti’ye oy veriyor. Geriye kalan küçük bir azınlık da HDP’ye oy veriyor…

HDP’nin hitap ettiği üçüncü grup bir kısım Ermeni’dir. Ermenilerin çoğunluğu Ak Parti’ye oy veriyor. Çünkü son on yıllık döneme bakıldığında, başta Ermeniler olmak üzere azınlık haklarında muazzam bir ilerleme kaydedildi.2 HDP, Türkiye Ermenilerinden çok diaspora Ermenilerine hitap ediyor. HDP’nin soykırım iddialarını desteklemesi kendisine oy olarak geri dönmeyecek. Okuduğu fatiha da işe yaramayacak…

HDP’nin hitap ettiği dördüncü grup, bir kısım solcudur. Bunlar tarihin gerisinde kalmış, köhnemiş ve dinozorlaşmış aşırı solcu gruplardır.

HDP’nin hitap ettiği beşinci grup, cinsel yönden azınlık gruplardır. HDP, genel kamuoyunun hiç de hoş bakmadığı bilumum aykırı gruplara kapısını açtı. Onlara özgürlük vaat etti… Bir homoseksüeli de aday yaptı…

HDP’nin son müttefiki, artık iyice azınlığa düşen paralel yapıdır. Paralel gazetenin başındaki isim, geçenlerde Diyarbakır belediyesine, arka kapısından girerek gizli bir görüşme yaptı. Dün, “katil, haşhaşî” dediği Öcalan’a “sayın” demeye başladı. Bölgedeki seçim kurullarında görevli paralel hâkimlerin de HDP’ye çalışacağına dair endişeler var… Hile yoluyla HDP’nin oy oranı yüksek gösterilebilir…

Azınlığa hitap eden azınlıkta kalır

Hasılı HDP, toplumun ve makûlün kenarına düşmüş, ana caddeden uzaklaşmış ne kadar marjinal grup varsa onlara hitap ediyor.

Azınlığa hitap eden azınlıkta kalır. HDP şu anki durumu itibariyle barajı aşamaz. Türkiye’deki bütün azınlıklar HDP çatısı altında toplansa bile barajı aşamaz… Azınlıkların toplamından çoğunluk çıkmaz…

Bunu gören HDP gittikçe hırçınlaşıyor. Anlaşılan o ki, HDP’nin esas siyaseti, silah zoruyla doğudaki oy oranını artırmaya çalışmaktır. Eğer onurlu Kürt halkı bu zorlamaya direnirse, bu hamlesi de boşa çıkacak.

Bu halk, vakt-i zamanında sopalı seçimleri de hileli seçimleri de püskürttü. PKK’nın sopasını da paralelin hilesini de püskürtecektir.

PKK (ve onun siyasi uzantısı HDP), orijini itibariyle azınlıktan doğmuştur. Bir avuç silahlı-seküler-sosyalist grubun örgütü olarak doğmuştur. Azınlıktan doğmuştur ve azınlıkta kalacaktır. Hiçbir zaman ana gövdeye hitap edemeyecektir. Çünkü onun doğası buna aykırıdır.

HDP, azınlığa hitap etme bağlamında CHP’nin peşinden gidiyor… CHP, Türk Kemalizmi’ni temsil ediyor… HDP ise Kürt Kemalizmi’ni… HDP, tek parti dönemindeki CHP’nin, doğudaki simetrisidir. CHP, tek parti döneminde neler yapmışsa aynısını HDP yapıyor…

Parlamentodaki dört partiye baktığımızda CHP, HDP ve MHP’nin Türkiye’nin tamamına hitap edemediğini görüyoruz. Seçim haritalarında da bunu görüyoruz.

CHP, kıyıların partisi. Biraz da Trakya’nın… MHP bir miktar kıyılardan bir miktar da iç Anadolu’dan oy alabiliyor. HDP’nin oy tabanı malum. Sadece güneydoğudan oy alabiliyor. O da silah zoruyla…

Yani sadece HDP değil, aslında CHP ve MHP de azınlık partisidir.

Türkiye’nin tamamından oy alabilen tek parti, Ak Parti’dir. O yüzden Ak Parti, Türkiye’nin sigortasıdır; bu toprakların çimentosudur. Ak Parti’ye bir şey olursa, Türkiye azınlıkların elinde oyuncak olacaktır…

Notlar:

1.Nitekim TGRT Haber’e konuk olan Şamil Tayyar, saldırıya ilişkin "Bu saldırılar mağduriyet oluşturulması içindir. Ben saldırının arkasında PKK olduğunu düşünüyorum" dedi. 

2.Sessiz Devrim isimli kitapta bunun somut kanıtları mevcuttur.

Yazarın Önceki Yazıları
CHP’nin Sefaleti 17.01.20172016: Hacet Kapıları Yeniden Açıldı 31.12.2016FETÖ Yazıcıoğlu’nu Neden Öldürdü? 27.12.2016Siyasi Cinayetlere ve İran’a Dikkat 19.12.2016Zulüm Kemale Erdi: Zafer Yakındır 16.12.2016Pek Hazin Bir Mevlid Gecesi 11.12.2016İsmet Sezgin Bir Darbeciydi 08.12.2016M. Kemal ve Castro Anti-emperyalist değildi 06.12.2016Haçlıların FETÖ ve İran Destekli Son Seferi 01.12.2016Bahçeli Kapıyı Neden Araladı? 24.11.2016“Yeniden Büyük Türkiye” vs. “Yeniden Büyük Amerika” 11.11.2016İhanetin Resmi: Can Dündar 08.11.2016Nush İle Uslanmayan HDP Tekdir Ediliyor 04.11.2016Örgüt, Cemaat ve Tarikat 10.08.2016NATO’dan Çıkmanın Tam Zamanıdır 02.08.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.