YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Prof. Dr. Cemal Fedayi
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Çözüm: Yeni Seçim Kanunuyla Yeni Seçim
11 Haziran 2015 14:29

Bu seçim herkes için sürpriz oldu.

Ak Parti karşıtı cephede yer alanlar da şaşırdı, Ak Parti’de kararlı olanlar da.

“Bu defalık kendi partimizi destekleyelim” diyen muhafazakâr Kürt seçmen de, “Ak Parti’ye bir ders verelim” diyen muhafazakâr Türk seçmen de derin bir pişmanlık içinde.

Bu kesimler, “yeni bir seçim olsa da hatamızı telafi etsek” duygusu içindeler.

Kim bu kesimler:

İç Anadolu bölgesinde Ak Parti’den MHP’ye kayan muhafazakâr seçmen ile Kürt bölgelerinde HDP’ye kayan muhafazakâr seçmen.

Bunlara hatalarını telafi etme imkânı vermek lazım.

İngiltere ve İtalya’da Olsa Ak Parti İktidardı

Bu sitede yazdığım ilk yazıda koalisyon tehlikesine dikkat çekmiştim.

Koalisyon tehlikesinden kurtulmanın kesin çözümü başkanlık sisteminde, demiştim.

Eğer başkanlık sistemi içinde olsaydık, şu parçalı sonuçların hiçbir önemi olmayacaktı. Başkan Erdoğan hükümeti görevini sürdürecekti… Yasama da kendi yolunda yürüyecekti…

Eğer başkanlık sistemine geçemiyorsak ve koalisyon belasından da kurtulmak istiyorsak ikinci seçenek İngiliz seçim sistemini derhal hayata geçirmektir.

Bu sistem dar bölge tek adlı çoğunluk sistemidir. Bu sistem sayesinde bugün İngiltere %37 oy alan bir partinin tek başına hükümet kurduğu bir ülke. Muhafazakâr Parti %37 oy aldı ama parlamentoda %51 çoğunluğu kazandı. Koalisyon sorunu olmadı.

Bu sistem hayata geçirilirse Ak Parti %41 oy ile parlamentonun yaklaşık %55-60’ını ele geçirir. Bu da yaklaşık 290-300 milletvekili demektir. Bu da tek başına hükümet demektir.

Bu sistem geçerli olsaydı HDP sadece Kürtlerin yoğun olduğu güneydoğudan milletvekili çıkarabilecekti. Bursa’dan, Antalya’dan, Ankara’dan, hatta İstanbul’dan mebus çıkaramayacaktı. Toplam mebus sayısı 40-45 civarında kalacaktı.

İtalya’nın yeni seçim kanununa göre %40’ı aşan parti tek başına hükümeti kurabiliyor. Hiçbir parti %40’ı aşamazsa seçim yenileniyor.

Yani İngiliz modeli de olsa, İtalyan modeli de olsa, her halükarda Ak Parti elde ettiği %41’le tek başına hükümeti kurabiliyor.

İngiltere ve İtalya parlamenter rejimle yönetilen ülkeler. Rejimlerini değiştirmeden koalisyonlardan kurtulmanın yolunu buldular.

Başkanlık sistemini –şimdilik- hayata geçiremeyen Türkiye derhal seçim sistemini değiştirmelidir.

Yeni Meclisin İlk ve Tek İşi Seçim Kanununu Değiştirmek Olmalı

Bu meclisin yapısından sağlıklı ve işler bir koalisyon çıkamayacağı açıktır.

Halk aslında neyin olmayacağını cümle âleme göstermiş oldu.

Yeni bir seçimde neyin olacağını gösterecektir.

O halde yeni meclis toplanır toplanmaz ilk iş olarak seçim kanununu değiştirmelidir. İngiliz modeli ufak tefek revizelerle hemen kabul edilmelidir.

Ak Parti’nin mecliste çoğunluğu olmadığı için bu seçenek hayata geçmeyebilir.

O halde mevcut seçim kanunuyla derhal seçime gitmek gerekir. Bu sistem de Ak Parti’yi amacına ulaştırır. Aynı sistemle yapılacak bir seçimde Ak Parti oylarını %45-46 seviyesine rahatlıkla çıkarır. Bu da yaklaşık 290-300 mebus demektir.

Bahçeli’nin seçim sonrası söylediği tek doğru söz şuydu: En erken seçim.

Evet, biz de en erken tarihte seçim yenilenmelidir, diyoruz.

Aslında buna erken seçim değil de seçimin ikinci turu desek daha doğru olur. Erken seçime alerjisi olanlar bunu bir erken seçim olarak görmemeli.

Mevcut sistemle de olsa yenilenen bir seçimde Ak Parti’nin tek başına iktidara geleceği muhakkaktır.

Ak Parti olası bir erken seçimde ne olacağını araştırıyormuş. Bunu araştırmaya hiç gerek yok, sokakta yapılacak 10 dakikalık anketten de bu sonuç anlaşılır.

Hem muhafazakâr Kürt seçmen hem muhafazakâr Türk seçmen derin bir pişmanlık içinde. Yeni seçimde, asıllarına, yani Ak Parti’ye döneceklerdir.

Yenilenen seçimlerde Ak Parti, aday profilini de halkın tercihlerine göre yenileyeceğinden, oy oranı o cihetten de artacaktır…

Gençler koalisyon nedir bilmiyorlardı; olgunlar da koalisyonu unutmuşlardı.

Şu anda gençler koalisyonun nasıl bir bela olduğunu gördü; olgunlar da hatırladı.

70’li ve 90’lı yılların kaosunu, kasvetini hatırladı.

Çözüm en erken tarihte seçimdir.

“Efendim erken seçim halkın tercihine saygısızlıktır” diyenler halkın içinde yaşamayanlardır. Erken seçim isteyen bizzat halktır.

Halk, Nasreddin Hoca misali, “bir yemek yaptım ama ben de beğenmedim” psikolojisi içindedir. Hatasını telafi etmek istemektedir. Ona bu imkanı vermek, ona saygının bir gereğidir…

Koalisyon turlarından bir netice alınacağını zannetmiyorum. Ancak usulen bu aşamaların geçilmesi gerekiyor.

Erdoğan’ın dediği gibi ülke birkaç yıldır patinaj yapıyordu. Şimdi araba geriye doğru gitmeye başladı.

Bu geriye gidişe ila nihaye müsaade etmemek lazım. Araba devrilmeden önce direksiyonu erken seçime doğru kırmak gerekiyor.

45 günlük zorunlu süre biter bitmez Cumhurbaşkanı derhal erken seçim kararı almalıdır.

Yazarın Önceki Yazıları
CHP’nin Sefaleti 17.01.20172016: Hacet Kapıları Yeniden Açıldı 31.12.2016FETÖ Yazıcıoğlu’nu Neden Öldürdü? 27.12.2016Siyasi Cinayetlere ve İran’a Dikkat 19.12.2016Zulüm Kemale Erdi: Zafer Yakındır 16.12.2016Pek Hazin Bir Mevlid Gecesi 11.12.2016İsmet Sezgin Bir Darbeciydi 08.12.2016M. Kemal ve Castro Anti-emperyalist değildi 06.12.2016Haçlıların FETÖ ve İran Destekli Son Seferi 01.12.2016Bahçeli Kapıyı Neden Araladı? 24.11.2016“Yeniden Büyük Türkiye” vs. “Yeniden Büyük Amerika” 11.11.2016İhanetin Resmi: Can Dündar 08.11.2016Nush İle Uslanmayan HDP Tekdir Ediliyor 04.11.2016Örgüt, Cemaat ve Tarikat 10.08.2016NATO’dan Çıkmanın Tam Zamanıdır 02.08.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.