YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Prof. Dr. Cemal Fedayi
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
CHP’nin İlkelerine Bağlı Kalacağıma…
24 Haziran 2015 18:28

Dünyanın hiçbir yerinde bir partinin mebusları başka bir partinin ilkeleri üzerine yemin etmez.

Bu garabet sadece bizde var. Ne doğuda ne batıda, böyle bir saçmalık yok…

Malum, yemin töreni yapıldı. Yemin metni 1982 yılında askerler tarafından yazıldı.

Bu metne göre mebuslar “Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma” şeklinde yemin etmek zorundalar.

Peki Atatürk kimdir? CHP’nin birinci genel başkanı. Atatürk ilkeleri nedir? 6 ok.

O halde bütün partilerin mebusları, CHP’nin 6 okuna bağlı kalacaklarına yemin etmiş oluyorlar.

Böyle bir garabet olabilir mi?

Atatürk ilkeleri olarak bilinen ilkeler tarafsız, soyut ve evrensel ilkeler değildir. CHP’nin siyasi ilkeleridir, CHP’nin iktidar olduğunda izleyeceği yolun haritasıdır.

Günümüz şartlarında bu ilkeleri benimseyenlerin oranı %25’tir. Geriye kalan %75’i bu ilkelere bağlı kalmaya zorlamak ahlaki değildir; demokratik de değildir.

Bu altı ilke 19. Asırda pozitivist-jakoben aydınlar arasında revaçta olan ilkelerdir. Çağdaş dünyada bu ilkelerin hiçbir değeri yoktur.

Merak edenler “özgür toplumun ilkeleri” diye bir araştırsınlar bakalım… Özgür toplumun 12 ilkesi vardır ve bu ilkeler içinde 6 oktan bir tane bile ilke yoktur.

***

Batılı ülkelere baktığımızda, böyle özel bir ad verilerek yapılan yemin metnine rastlamıyoruz. Genellikle anayasa ve insan hakları gibi evrensel değerler üzerine yemin ediliyor.

Yine hiçbir çağdaş ülkede bizdeki gibi uzun bir yemin metni yok.

Fransa gibi birkaç aşırı laik ülke hariç, genellikle kutsal kitap üzerine yemin ediliyor.

Esasen Batılı ülkelerde bu yemin işi abartılmıyor. Genellikle, sadece yürütmenin veya yasamanın başına geçen kişiler yemin ediyor. Bütün mebusların yemin etmesi gibi bir durum yok.

Örneğin Almanya ve Fransa’da bütün temsilciler yemin etmiyor. Sadece başbakan ve cumhurbaşkanı yemin ediyor.

Yemin etmesi gerekenler de –Fransa hariç- kutsal kitap üzerine yemin ediyorlar.

Örneğin Amerika ve İngiltere’de yemin eden hangi dindense o dinin kutsal kitabı üzerine yemin ediyor.

Fransa hariç tutulduğunda genel olarak AB ülkelerinde yemin kutsal kitap üzerine yapılıyor. Örneğin Almanya’da yemin İncil üzerine ediliyor. Merkel’in böyle yemin ettiğini herkes hatırlıyordur…

Almanya’da Cumhurbaşkanlığı yeminin sonunda “Tanrı bana yardım etsin” şeklinde bir ibare var; ancak bu ibareyi kullanmak zorunlu değil.

***

Bizdeki yemin metni hem çok uzun hem de çok sorunlu.

En başta özel bir kişiye ve o kişinin partisine bağlılık gibi öteki partileri zorlayıcı bir cümle var.

Bu maddeyi M. Kemal’in kendisi koydurmadı. 1921 ve 24 Anayasalarında böyle bir cümle yok.

1961 Anayasasında da “Atatürk ilkelerine bağlılık…” diye bir cümle yok.

Bu cümleyi ekleyen 12 Eylül cuntasıdır. 12 Eylül’ü bir darbe olarak kabul edip yargılayan bir ülkenin hala 82 Anayasasının bu tür saçmalıklarını değiştirmemesi anlaşılır bir şey değildir.

***

“Büyük Türk milleti önünde…” tabiri de 12 Eylül öncesi anayasalarda yok.

1961 Anayasası “halk” tabirini kullanıyor. Özel bir etnik kavrama referans vermiyor.

***

Birinci meclisin yemin metni dini referansla, “vallahi” diye bitiyordu.

Birinci meclisin yemin metinine genellikle tarih kitaplarında yer verilmez. Çünkü o yemine sadık kalınmamıştır…

Orijinal haliyle metin şöyledir: Makam-ı hilafet ve saltanatın ve vatan ve milletin istiklal ve istihlasından başka bir gaye takip etmeyeceğime vallahi”

Saltanatı ve hilafeti kurtaracağına yemin eden bu birinci meclis saltanatı kaldırdı. İkinci meclis de hilafeti kaldırdı.

***

1924 Anayasasında da yemin vallahi diye yapılıyordu. 1928’de vallahi kelimesi çıkarıldı: “Vatan ve milletin saadet ve selâmetine ve milletin bilâ kaydüşart hâkimiyetine mugayir bir gaye takip etmeyeceğime ve cumhuriyet esaslarına sadakatten ayrılmayacağıma namusum üzerine söz veririm."

Görüldüğü gibi Atatürk ilkelerinden bahsedilmiyor. Büyük Türk milleti önünde denilmiyor

***

27 Mayıs cuntasının metni, 12 Eylül cuntasının metninden daha iyi: "Devletin bağımsızlığını, vatanın ve milletin bütünlüğünü koruyacağıma; Milletin kayıtsız şartsız egemenliğine, demokratik ve lâik Cumhuriyet ilkelerine bağlı kalacağıma ve halkın mutluluğu için çalışacağıma namusum üzerine söz veririm." 

Yine Atatürk ilkeleri ve büyük Türk milleti ibareleri yok… Bu iki ibareyi 12 Eylül cuntası ekledi. CHP’yi kapattı ama CHP’nin ilkelerini anayasaya yazdı.

***

Yemin nasıl olmalı?

Öncelikle bu yemin işini çok idealize etmemek lazım. Mebuslar günlük yaşantılarında ettikleri yemine ne kadar sadık iseler mecliste ettikleri yemine de o kadar sadıktırlar.

Yani bütün mebusların yemin etmesi bir zorunluluk olmaktan çıkarılabilir. Her temsilci mazbatasını aldığı ve meclise kaydını yaptırdığı anda milletvekili sayılmalıdır. (Mevcut durumda yemin etmeyen mebus olamıyor…)

Yemin zorunluluk olarak kalacaksa:

1.Yemin metni mümkün mertebe kısa olmalı. Hatta çok kısa olmalı. Evrensel ve soyut değerlere atıf yapılmalı. Özel bir isim ve etnisite zikredilmemeli.

2.Her temsilci hangi dine ya da felsefeye inanıyorsa onun üzerine yemin etmeli. Çoğunluk Müslüman olduğuna göre çoğunluk Kur’an üzerine yemin etmeli. Ermeni olanlar İncil üzerine… Zerdüşt ya da Yezidi olanlar da kendi kutsal kitapları üzerine yemin etmeli.

Aksi halde, 12 Eylül cuntasının yemin metni, temsilcileri zorla ikiyüzlü olmaya zorlamaya devam edecek…

Yazarın Önceki Yazıları
AB’nin Çöküş, İB’nin Doğuş Sancıları 20.03.2017Şehit Ahmet Özsoy: 28 Şubat’tan 15 Temmuz’a 02.03.2017CHP−Ordu−AYM=İktidarsızlık 27.02.2017Trump’ın Yeltsin Olmasını Kimler Önledi? 14.02.2017Yeni Türkiye’nin Resmi: Nuri Pakdil 01.02.2017CHP’nin Sefaleti 17.01.20172016: Hacet Kapıları Yeniden Açıldı 31.12.2016FETÖ Yazıcıoğlu’nu Neden Öldürdü? 27.12.2016Siyasi Cinayetlere ve İran’a Dikkat 19.12.2016Zulüm Kemale Erdi: Zafer Yakındır 16.12.2016Pek Hazin Bir Mevlid Gecesi 11.12.2016İsmet Sezgin Bir Darbeciydi 08.12.2016M. Kemal ve Castro Anti-emperyalist değildi 06.12.2016Haçlıların FETÖ ve İran Destekli Son Seferi 01.12.2016Bahçeli Kapıyı Neden Araladı? 24.11.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.