YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Yönetilemeyen Ülke!
01 Mayıs 2014 09:30

DİSK neden acaba 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlamak için bu kadar ısrar etti?

Bu ısrarı 1 Mayıs 1977’de Taksim’de katledilen 37 kişiyi anmak istemesine bağlamak ne kadar doğru olur?

Yeni çatışma ve ölümlere yol açabilecek bir anma töreni olabilir mi?

Bu sorulara sadece 1 Mayıs etrafında cevap vermeye çalışırsak işin içinden çıkamayız.

Aynı şekilde Hükümet’in Taksim’i 1 Mayıs’a kapatmasındaki kararlı tavrını da anlayamayız.

1 Mayıs’ı yeniden bayram ilan eden ve kutlama için Taksim’i açan AK Parti Hükümeti acaba ne oldu da Taksim’i işçilere kapatma ihtiyacı duydu? Hem de “diktatör”, “yasakçı” damgasını

O Adım Atılmasaydı Bunlar Olur muydu?

Türkiye 2013 yılına girdiği gün bir sürprizle uyandı.

O gün BDP heyeti İmralı’da Abdullah Öcalan ile görüştü.

Türkiye 30-40 yıl süren sorunu çözmek için o gün harekete geçti.

Türklerle Kürtler o gün Yeni Türkiye’yi birlikte kuracaklarını ilan etti.

Bu adım bölgede hesabı olanların hoşuna gitmedi.

O zaman düğmeye basıldı.

Suriye’de halkın verdiği demokratik mücadeleye sekte vuruldu. Uluslararası destek kesildi. Muhalefetin amacına ulaşması Türkiye’nin işine yarar endişesi öne çıktı.

PKK’yı çözüm sürecinden çıkartmak için önce Paris’te 3 Kadın’ı öldürdüler, sonra “silahı niçin bırakıyorsunuz” diye Kandil’in üzerinde baskı kurdular.

Kürtler ve Türkler yolundan vazgeçmeyince, bu defa toplumu hayat tarzı üzerinden bölmeye kalkıştılar.

Gezi o bölünmenin üzerine inşa edilen bir denemeydi. Halk ağaca sahip çıkıyor denilerek, siyasi iktidarı devirmeye yönelik bir gösteri örgütlendi. O gösterinin arkasına sığınan güçler Başbakanlık Ofisi ile Başbakanlık Makamı’nı basma girişimlerinde bulundular.

Amaç iktidarın istenmediği bir ülke görüntüsü vermekti.

Hedeflerinde “Türkiye yönetilemez” algısını yerleştirmek vardı.

Mısır’da denenen, Türkiye’de tekrarlanmak istendi.

Millet siyasi iktidarın arkasında durdu, Başbakan Erdoğan’a sahip çıktı.

Sonbaharda üniversitelerin açılışına bel bağladılar. Olmadı.

O zaman 17 ve 25 Aralık devreye girdi.

Daha ilk hamlede amacın rüşvet ya da yolsuzluk olmadığı, siyasi iktidarın hedefe konduğu anlaşıldı.

Devlet içinde yuvalanmış örgütün darbe girişimi püskürtüldü.

Seçimde halk tercihini istikrardan yana koydu.

Taksim İnadı

Gezi ve 17 Aralık’tan bir şey çıkmayınca bu defa seçimlerin meşruiyetini sorgulamak istediler. Yapamadılar.

Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde yeni bir denemeye giriştiler.

Önce AYM devreye girdi. Haşim Kılıç siyaseti dizayna kalkıştı. Yetmeyince imdada Alman Cumhurbaşkanı yetişti.

Onun çıkışı Avrupa’da “Kötü yönetilen Türkiye” algısına hizmet etmekti.

DİSK’in 1 Mayıs inadı ise Gezi ve 17 Aralık’ın devamından başka bir şey değildi.

Çözüm Süreci’nden sonra Türkiye’nin en önemli ikinci adımı 99 yıl sonra gelen Taziye idi. Bu Ermenilerle kucaklaşma anlamına geliyordu.

DİSK Taksim inadı ile Türkiye’nin yakaladığı bu olumlu havayı bozmak istedi.

Amaç; “Yönetilemeyen Türkiye” algısını pekiştirmekti.

        

  

        

Yazarın Önceki Yazıları
Tartışılan konu: FETÖ’nün siyasi ayağı! 24.05.2017Başarmak için Erdoğan’ın önünde hiç bir engel yok 22.05.2017Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 98. yılında Türkiye 19.05.2017Türkiye... yeni bir yolculuğa yelken açıyor... 17.05.2017Türkiye ABD’yi neden ikna etmek durumunda olsun ki 12.05.2017Erdoğan-Trump görüşmesinin bir önemi kaldı mı? 10.05.2017CHP’nin Fikri Sağlar kararı kurultay davetiyesi gibi 08.05.2017ABD’nin “çatışmasız bölge” çalımı: PKK’ya verilen 22 tır silah 05.05.2017Üye olduğu gün o fezleke Meclis’e gönderildi 03.05.2017Erdoğan AK Parti’ye dönerken CHP’de ne oluyor? 01.05.2017Ringde dayak yiyen boksör görüntüsü 28.04.2017Yeniden sahaya çıkan Türkiye kimin oyun planını bozuyor? 26.04.2017“En birinci Reisçi benim!..” kavgası 24.04.2017CHP provokasyonun eşiğinden nasıl döndü 21.04.2017Kılıçdaroğlu’nun tek çıkışı: O karardan vazgeçmek 19.04.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
23:13
 // fethiye donmez
Surekli mansetlerin diline elimde geldince izlemeye calisiyorum fakat zamani cok az oluyor cabuk bittiyor...
01 Mayıs 2014 23:13
23:11
 // fethiye donmez
Sevgilikazdaligerekenneyse cok guzel yazmissiniz bizler biktik artik bunlardan adamlar miletvekiligine guvenipcikiyoren onde okar halkmesaj veriyor ama su chp birturlu anlamiyor bunlari anlamasi icin kafalarinimi ucurlak lazim acaba birkerede ulkesi icin iyi birseyler yapmaya calissalar ne olur...
01 Mayıs 2014 23:11
19:15
 // SENDİKA AĞALIĞI
Aslında 1 Mayıs; sendika ağalarının sorgulandığı, hesap verdiği bir gün olması gerekirken, ne oluyor? Bizim sendika ağaları servetlerini gizlemek, Karunluğunu saklamak, işçilerin emeğinden, sırtından ve kanından nasıl menfaat devşirdiklerini gizliyorlar. Bugün ağır şartlarda, karın tokluğuna, asgari ücrete tabi olan gariban emekçinin hakkı hiç konuşuldu mu? Milyonlarca işsize iş bulunması için çözüm önerisinde bulunuldu mu? Çocuk köleler konuşuldu mu? Tarlalara giden, mevsimlik işçilerin sorunları dile getirildi mi? Cevap... Koskoca bir HAYIR..!!...
01 Mayıs 2014 19:15