YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Yıkım Bitti; İnşaat Başladı
01 Ekim 2013 14:37

Muhalefet daha bir ay önceden başlamıştı, papatya falı tutmaya.

“Fos çıkacak...”

“Kabak çıkacak...”

“Dağ fare doğuracak...” diye.

Açıklanacak pakete hiçbir kıymet vermiyorlardı.

Bu “papatya falı”na en güzel cevap Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “Pakete karşı çıkanlar 27 Mayıs refleksini gösterecekler” cümlesiydi.

“Onlar” diyordu Başbakan “değişimin karşısında duvar olmaya devam edecekler.”

1960 darbesinden 28 Şubat sonrasına kadar Türkiye’nin izlediği rota aynı istikametteydi.

Kırılma 28 Şubat’tan sonra başladı.

Öncesinde bir iki çatlak olsa da, aykırı sesler duyulsa, farklı uygulamalar gerçekleşse de çizgi değişmedi.

Baca eğrildi duman aynı doğrultuda çıktı.

Neydi 27 Mayıs?

İkinci dünya savaşından sonra kurulan dünya düzeni 1950’lerden itibaren Türkiye’yi de etkisi altına aldı.

Türkiye soğuk savaş döneminin uç ülkesi olarak bir NATO düzenine geçirilmeye başlandı.

Ordusu, bürokrasisi, üniversitesi, medyası, yargısı ve siyaseti NATO’nun belirlediği zihniyet dünyası ve ihtiyaçlarına uygun olarak şekillendirildi.

Menderes bu cendereye itiraz eden, sistemin yerleşmesine engel çıkartan adamdı.

Menderes ile birlikte direnen bir grup vardı.

Ordu içinde, bürokraside, medyada, üniversitede ve yargıda bazı çevreler Menderes gibi düşünüyordu.

1960 darbesi onları hedef aldı.

27 Mayıs soğuk savaş zihniyetinin tam anlamıyla yerleştirildiği, NATO konseptinin hakim kılındığı bir dönem oldu.

Soğuk savaş kendini bir düşmana göre tanımlayan bir modeldi.

O modeli benimseyen 27 Mayıs refleksi de Türkiye’de Kürtleri düşman gördü. Her daim ülkeyi bölecekler diye düşündü. Bunun propagandasını yaptı. O korkuyu besleyerek ülkeyi yönetti.

Yetmediği yerde “bu Müslümanlar” dedi “irticayı getirecek.”

Onları gerici ilan etti. Gelişmenin önünde engel olarak gördü.

Her “kış” geleceği ilan edilen komünizm, zaten en büyük tehlikeydi.

27 Mayıs darbesi ile devlet tam anlamı ile NATO düzeninin gerektirdiği şekle dönüştürüldü.

Ona göre örgütlendi, kadrolar o ihtiyaca uygun belirlendi.

İtiraz edenler devletten uzaklaştırıldı. Milletin siyasi temsilcileri idam edildi.

Devlet milletten uzaklaştırıldı. Milletin tepesinde ceberut hale getirildi.

Vatandaşına hizmet değil eziyet eden bir yapıya büründürüldü.

27 Mayıs refleksi o tehlikelere karşı tutulan nöbetti.

28 Şubat sonrası 27 Mayıs’ın inşa ettiği yapı tasfiye edilmeye başlandı. Nöbet yerleri azaltıldı.

1 Mart 2003’te Tezkere’nin Meclis’te reddedilişi NATO düzeni ile zihinsel kopuşun dönüm noktasıydı. Yeni arayışın işaret fişeğiydi.

2010 Referandumu NATO düzeni ile vedalaşmanın adıydı.

IMF ile ipleri koparmak yeni bir ekonomik düzen arayışının ilanıydı.

Çözüm süreci yeni dönemi muştalayan ilk haberdi.

Demokratikleşme paketi yeni dönemin başladığının ilanı oldu.

1950’lilerde kurulan NATO düzeni ve onun kontrolündeki Devlet mekanizması büyük oranda yıkıldı.

Paket Yeni Türkiye’nin inşasına başlandığının ilanıdır.

Yıkım dönemi bitmiş, inşa dönemi başlamıştır.

 

Celal KAZDAĞLI

Yazarın Önceki Yazıları
Başarmak için Erdoğan’ın önünde hiç bir engel yok 22.05.2017Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 98. yılında Türkiye 19.05.2017Türkiye... yeni bir yolculuğa yelken açıyor... 17.05.2017Türkiye ABD’yi neden ikna etmek durumunda olsun ki 12.05.2017Erdoğan-Trump görüşmesinin bir önemi kaldı mı? 10.05.2017CHP’nin Fikri Sağlar kararı kurultay davetiyesi gibi 08.05.2017ABD’nin “çatışmasız bölge” çalımı: PKK’ya verilen 22 tır silah 05.05.2017Üye olduğu gün o fezleke Meclis’e gönderildi 03.05.2017Erdoğan AK Parti’ye dönerken CHP’de ne oluyor? 01.05.2017Ringde dayak yiyen boksör görüntüsü 28.04.2017Yeniden sahaya çıkan Türkiye kimin oyun planını bozuyor? 26.04.2017“En birinci Reisçi benim!..” kavgası 24.04.2017CHP provokasyonun eşiğinden nasıl döndü 21.04.2017Kılıçdaroğlu’nun tek çıkışı: O karardan vazgeçmek 19.04.2017Erdoğan’ın tercihi hangisi: Seçim; hemen mi, 2019’da mı? 17.04.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
ÇİN VE RUSYA
 // DÜNYANIN EN ANALİTİK ADAMI
Benim de, devrim olarak algıladığım şey, Türkiye'nin ABD ve NATO ya rağmen, vardığı anlaşmayla, hava savunma ve füze kalkanını Çin'e ihale etmesidir. Bu olağanüstü bir durumdur....
01 Ekim 2013 Salı 23:12