24 Temmuz 2017 Pazartesi
  • Altın142,669
  • BIST106.843
  • Dolar3,5367
  • Euro4,1209
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,5947
  • İstanbul25 °C
  • Ankara19 °C
  • İzmir28 °C
  • Konya20 °C
  • Adana28 °C
  • Antalya30 °C
  • Diyarbakır29 °C
  • Bursa18 °C
  • Kayseri18 °C
  • Kocaeli16 °C
  • Şanlıurfa26 °C
  • Gaziantep27 °C
  • İçel28 °C
YÜCELTİLEN EVRENSEL HUKUK NEDİR?
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Yeni Tip Ergenekon Örgütlenmesi mi?
15 Mayıs 2013 09:40

Artık biliyoruz. 1950’lilerden bu yana yeterince tecrübemiz oldu. Bir adam öldürülmüş ve katili bulunmuyorsa, o katil onu bulması gerekenler tarafından korunuyordur. En azından bulması gerekenlerin içinde bir grup, katil yakalanmasın diye özel olarak çaba harcıyordur.

Aynı yerde iki ayrı olay yaşanıyorsa; benzer bir durumla karşı karşıyayız demektir. Birilerinin özel bir çabası yok ise benzer eylem ikinci kez tekrarlanamaz. Tekrarlamaya kalkanlar başarsalar bile anında yakalanırlar.

Cilvegözü’nden sonra Reyhanlı tesadüf olamaz.

Saldırının Suriye’den geldiğinden şüphe yok. Emri verenler Suriye Rejimi’dir. Ama artık Şam yönetimi, Beşşar Esed bile tek başına bu kararı verebilecek durumda değil.

Suriye’de rejim üzerinden vekalet savaşı veren güçlerin oluşturduğu ittifak bu emri verebilir.

Türkiye karşısında oluşan blok ancak böyle bir kararı alabilir.

Alabilir ama tek başına uygulayamaz. O aldığı kararı Türkiye içinde kendi imkan ve kabiliyeti ile icra edemez.

İçerden bir destek gerekiyor.

Arka arkaya patlayan Reyhanlı bombaları, içerideki o gücün desteği, yardımı olmadan gerçekleşemez.

Belli ki, güvenlik bürokrasisinden veya idareden birilerinin, ya da örgütlü küçük bir grubun bu işte katkısı var.

Ordu ve polis içinde bildiğimiz Ergenekon yapısı çökertildi. Büyük oranda işlevsiz hale getirildiler. Olağan şüpheli eski yapıların kalıntıları olamaz.

Bunlar yeni versiyon olsa gerek.

Ergenekon’un boşalttığı alana talip olan, onun yerine geçmeye çalışan yeni bir gruptan söz edilebilir.

Yeni Türkiye’yi kurmaya çalışan kadrolar ile aynı renge bürünmüş, aynı kumaşın parçası izlenimi veren bu unsurlar en sinsi halleri ile sahneye çıkmış görünüyorlar.

Çözüm süreci ile kendini boşta hisseden bir grup var. Bildikleri yöntemin terk edildiğini gören, güvenlikçi anlayışı ön planda tutan kadrolar ve onların etkisindeki insanlar kendilerini biraz buruk hissediyorlar. Bir tür kenara itilmiş duygusu içindeler. Ellerinden iş alınmış duygusuna kapılmış bir ruh haline sahipler.

İşte bu atmosfer o teşkilatı çok iyi bilen birilerini heveslendirmiş görünüyor.

Türkiye’nin karşısında ittifak eden dışarıdaki güç ile işbirliğine girmekte beis görmeyen bu kadrolar, anlaşılan, ortamı değerlendirmek için harekete geçmiş durumdalar.

Devletin imkanlarını kullanıp, Türkiye’nin karşısında olanlar ile iş tutmak, Devlet içinde yeni tip bir Ergenekon örgütlenmesi demektir.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlık Teftiş Kurulu’nu harekete geçirmesi önemlidir; anlamlıdır ve dahi var ise Devlet içindeki yeni yapılanmaya karşı ön almaktır.

Başbakan Erdoğan "İstihbarat zaafı olduğu kanaatinde değilim” diyerek istihbarat örgütlerinin iyi çalıştığına vurgu yapıyor.

Sorunu tam da doğru yerinde tespit ediyor: "Burada Emniyet Teşkilatı ve İstihbarat Teşkilatı arasında bir kopukluk olabilir. Başbakanlık Teftiş Kurulu’nu bu konuları araştırmak üzere görevlendirdim.”

Başbakan’ın bu açıklamaları içerde, güvenlik güçleri arasında bir zaaf olduğunu gösteriyor.

Zaten öyle olmasa Reyhanlı’da bu ölçekte iki ayrı patlamanın gerçekleşmesi mümkün olamazdı.

Ortada bir de İstihbarat’ın bilgisi varken.

Bu iş Hrant Dink cinayetine benzemez. Yapanların gücü gerçeğin orada bile saklanmasına yetmedi.

Reyhanlı’da hiç yetmez.

İstedikleri kadar medya gücü ile işi başka yönlere çeksinler.

Yine de olmaz.

Ergenekon’un eskisi yenilmiş iken yenisi nasıl olup da barınacak. Bunlar  “Yeni Devleti” oyun mu zannediyorlar?

 

Celal KAZDAĞLI

15 Mayıs 2013

 

 

Yazarın Önceki Yazıları
Trump sonrası Türkiye bölgede kimin yanında duruyor? 21.06.2017“Yürüyüş” Kemal Kılıçdaroğlu için bir jübile mi? 19.06.2017Karşı karşıya gelen değil; yan yana duran Türkiye, kazanır! 16.06.201768 Kuşağından kalan yegane devrimci; Devlet Bahçeli 14.06.20173 yıl önce bugün, DEAŞ’ın işgal ettiği Musul’dan geriye ne kaldı 12.06.2017ABD’ye ilk darbeyi İran, ikincisini Katar Emir’i vurdu 09.06.2017ABD’nin hedefi: İslam Dünyası’nı bölmek! 07.06.2017Yine de Oyunu bozacak tek ülke Türkiye 05.06.2017İnsanın aklını kemiren o korkunç şüphe 02.06.2017AK Parti MHP konusunda bir tercihe mi zorlanıyor 31.05.2017Silahı var, petrolü var, dayısı var... Devlet olmak için eksiği ne? 29.05.2017Türkiye-AB “İlişkiye” bir şans daha veriyor... 26.05.2017Tartışılan konu: FETÖ’nün siyasi ayağı! 24.05.2017Başarmak için Erdoğan’ın önünde hiç bir engel yok 22.05.2017Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 98. yılında Türkiye 19.05.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
gerçek antepliye çatın
 // mehmet pekmez
bak sana tavsiyem can dündarın interneten bulursun 40 dakia diye birbelgeseli var onu izle nededigimi anlarsın amamutlaka izle ondan sonra nedersen başım üstüne benseningibi üniversiteli olmadım 12 eylül magduruyum ama rahmetli abimin (akif pekmez) o ünersitede emegi çok ...
20 Mayıs 2013 Pazartesi 02:16
seni gidi ergenekon yalakası
 // mehmet pekmez
ömer beyazogluna cevap öyle adının başına tc koymakla sahipolumuyar ünüversiteli bey ihanet destekçisi dedigin adamgibi adamı bilmeye yaşında yetmez bilginde oadam candündar gibi yalakardan olsaydı bilrdin (devamı var...
20 Mayıs 2013 Pazartesi 02:04