YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Yapılan İş Yeni Türkiye’nin İnşasıdır
14 Haziran 2013 08:19

Elimizde iki ayrı Hüseyin Avni Mutlu portresi var.

Biri, olaylar başladığında dört gün konuşmayan, ortada görünmeyen...

Gezi Parkı’nda bulunan 30 kadar çadırı sabahın beşinde kimin yaktığını sormayan, o konuda idari soruşturma bile açmayan bir portre.

Diğeri ise Gezi Parkı’ndakilere tweet atan, “orada ıhlamur kokuları arasında kuş cıvıltıları ile güne uyanmışsınız, aranızda olmak isterdim” diye haber yollayan...

Gezi Parkı’ndakilerle iletişime geçen, onlar düşüncelerini rahat ifade etsinler diye marjinal grupları enterne eden, terör grupları tarafından işgal edilmiş Taksim’i geri alan...

Sonra da çıkıp, “Gezi Parkı’ndakiler kazandınız” diyebilen, sorumlu kim ise hesap sorulacağını söyleyen, varsa hatası hesap vermeye hazır olduğunu ilan eden, konvansiyel ve sosyal medyayı çok iyi kullanıp, kentli orta sınıf ailelerin gönlünü olmasa bile takdirini kazanan bir Vali.

Bu iki ayrı Hüseyin Avni Mutlu bize neyi anlatıyor?

Eski Türkiye ile Yeni Türkiye arasındaki farkı gösteriyor.

Siz bir olayı, vatandaşı yanınıza alarak çözmek istiyorsanız ikinci Vali Hüseyin Avni Mutlu gibi olacaksınız.

Kentli orta sınıf ailelerin çocukları Gezi Parkı’nda eyleme başladıklarında durum neydi?

  1. Türkiye’yi küresel aktör yapma vizyonuna sahip Yeni Türkiye’nin kurucuları, ilk başta bu eylemi ve o gençleri anlamadı. Onları düzen yıkıcı, Yeni Türkiye’nin karşısında yer alan insanlar olarak algıladı.
  2. Bu tutum tam da Yeni Türkiye’yi yolundan saptırmak isteyenlerin arzu ettiği bir durumdu. Derhal o gençlerin haklı talebinin arkasına saklanıp, kendi gerçek amaçları için çalışmaya başladılar.
  3. Amaçları kentli orta sınıf ile kent elitlerinin Hükümetin karşısında olduğunu göstermek, onlarla Hükümeti ve Yeni Türkiye Vizyonunu karşı karşıya getirmekti. Bu ilk günler başarıldı.
  4. Kabaran dalganın arkasına geçenler Başbakanlık Ofisi ile Başbakanlık Binasını basarak, oradan yapılacak canlı yayınlar ile halkın Hükümete karşı isyan ettiği algısını tüm dünyaya ve Türkiye’ye verecekti. Üç gece çaba harcadılar ama başaramadılar.
  5. Uluslararası bir komplo ile karşı karşıya olduğunu anlayan Başbakan hemen millete döndü; “Diz çökmemizi istiyorlar. Mücadeleye var mısınız” dedi. Millet ayağa kalktı.
  6. İlk iş kentli orta sınıf aileleri ve çocuklarını darbecilerin elinden kurtarmak, onları Yeni Türkiye ile buluşturmaktı. Başbakan’ın referandum resti ve Vali Mutlu’nun sahneye çıkışı ile bu başarıldı.

2011 yılına kadar pek çok insan “Vesayet Rejimine” karşı demokrasi mücadelesinde AK Parti ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı destekledi.

Onlar eski Türkiye’nin sağının solunun biraz düzeltilip yola devam edileceğini düşünüyor, eski masa sahipleri olarak iktidarlarının süreceğini sanıyorlardı.

Bunun öyle olmadığını Yeni bir Türkiye’nin kurulma işine başlandığını 2010 referandumu ile gördüler.

2011 Ağustosu’nda Yeni Komuta Heyeti’nin Askeri Şura’da kurduğu Yeni Masa’yı görünce işin ciddiyetini anladılar.

O tarihten sonra Erdoğan’a “diktatör”, yönetim biçimine de “otoriter” demeye başladılar.

Bu arada iki şey yaptılar.

Oslo sürecinde masayı devirdiler ve Kürtleri ayaklandırmaya çalıştılar.

Eş zamanlı olarak MİT’e Yargı Operasyonu gerçekleştirdiler.

PKK’yı Türk Ordusu yendi; MİT’e yönelik Yargı Darbesi’ni ise Meclis bertaraf etti.

Kürtlerle kucaklaşma bunun ardından geldi.

Barış Kürtlerin “Yeni Türkiye’nin inşasında biz de varız” demesiydi.

Gezi Parkı bahanesi ile “Türk Baharı” sevdasına düşenler son bir hamle ile Yeni Türkiye’ye darbe indirmek istediler.

Ama başaramadılar.

Şimdi soruyorlar “Referandum nereden çıktı” diye.

Referandum, kentli orta sınıf aileler ile kent elitlerinin Yeni Türkiye’nin inşasına katılma sürecidir.

Bu Eski Türkiye’ye indirilen ölümcül bir tokattır.

Gençler farkında değiller ama büyük iş başardılar.

 

Celal KAZDAĞLI

14 Haziran 2013

Yazarın Önceki Yazıları
İslam Ordusu’na ilk davet Irak’tan geldi 18.01.2017Altı ay sonra masaya davet edilen ABD 16.01.2017Ya referandum ya seçim! Neden üçüncü yol değil? 13.01.2017Hiç olmazsa Filistin’e bir Büyükelçi atayalım 11.01.2017Meğer Ortadoğu’yu “bataklık” yapan ABD imiş 09.01.2017Büyükelçiliğin koyduğu o fotoğraf savaş ilanı mı? 06.01.2017ABD Reina’da neden imza bıraktı? 04.01.2017Suriye’de ateşkes, Reina’da katliam, Obama’dan gelen ses 02.01.2017Şimdi Erdoğan suçluyor: “DEAŞ’ı siz destekliyorsunuz!” 28.12.2016Millet Türkiye’nin kiminle savaştığını yeni anlıyor 26.12.2016Bu millet El Bab Şehitleri’ni unutmayacak 23.12.2016Suikast Rusya’yı Türkiye’ye yaklaştırdı ABD’yi uzaklaştırdı 21.12.2016Masalar artık “onlar” olmadan kuruluyor 19.12.2016Sonucu kim belirleyecek: Liderler mi sahadaki örgütler mi? 16.12.2016Ne güzel bir slogan: “Ordu Halep’e!..” 14.12.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.