YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Yan yana oturuyorduk, şimdi neden karşı karşıyayız?
24 Nisan 2014 11:19

Soruyu sen, ben, o sorsaydı belki o kadar önemli olmazdı.

Soru iki açıdan önemli.

Bir; soran kişi ve sorunun muhatabı, iki; sorunun sorulduğu mekan.

Asıl önemli olan şey ise cevabın sorunun içinde olması.

O cevap Türkiye’nin geleceğidir.

Ankara Meclis’i

Birinci Meclis Ankara Ulus’ta mütevazı bir taş bina. Cumhuriyet’in Birinci Meclis’i diye geçer. Oysa Osmanlı İmparatorluğu’nun son meclisidir.

16 Mart 1920’de İngiliz askerleri İstanbul’da bulunan Meclis-i Mebusan’ı basıp bazı milletvekillerini Malta’ya sürgün edince Meclis Ankara’da toplandı.

Ankara’da toplanan Meclis, İstanbul’dan düşman elinden kurtulup gelebilen milletvekilleri ile Anadolu’da oluşan kongrelerin seçtiği milletvekillerinden oluştu.

O Meclis’in tek görevi vardı.

 O görev; Meclis-i Mebusan’ın 28 Ocak 1920’de, 121 milletvekilinin imzası ve oy birliği ile aldığı karardır.

Düşman bu topraklardan kovulacak. Düşmanın kovulacağı toprakların sınırları da Misak-ı Milli olarak tanımlandı.

Birinci Meclis o sınırların sadece bir kısmını yerine getirebildi.

Bugün Rojova olarak bilinen içinde Halep’in de olduğu Kuzey Suriye ile Kerkük’ün de içinde olduğu Musul eyaletini o sınırlara dahil edilemedi. 

Misak-ı Milli’yi son dönem bize kim hatırlattı?

2013 yılında Çözüm süreci başladığında İmralı’dan Abdullah Öcalan bir mesaj gönderdi.

2013 Newroz’unda Diyarbakır meydanında okunan o mesajda Öcalan “silahlara veda edin” dedi. Silah yerine siyaseti öne çıkardı. Kürtler ve Türklerin birlikte kuracakları yeni bir Türkiye’den söz etti.

Birlikte inşa edilecek Yeni Türkiye’yi anlatırken Meclis-i Mebusan’ın Ankara Meclisi’ne verdiği Misak-ı Milli görevinden, o sınırlardan ve o coğrafyadan söz etti.

Öcalan’ın 21 Mart 2013’te Diyarbakır Meydanı’nda sözünü ettiği Misak-ı Milli’yi gerçekleştirme görevini üstlenen Ankara Meclis’inin o taş binasında 94 yıl sonra soruldu o soru.

Soran MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ydi. Sorunun muhatabı ise BDP milletvekili Sırrı Sakık.

Meclis’in kuruluşunun 94. yıldönümü nedeniyle Ankara’da mütevazı bir tören yapıldı. Meclis’in açıldığı o taş binaya bazı milletvekilleri katıldı, o salonda o dönemin koltuğu okul sıralarına oturdular.

O sıralara oturanlardan biri MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ydi.

İşte o sırada yanına gelen Sırrı Sakık’a sordu:

“Birinci Meclis’te yan yana oturuyorduk. Şimdi neden karşı karşıyayız?”

Soru tam da Birinci Meclis’in ruhuna uygun.

O Meclis’te herkes var. 36 millet deniyor ya 36’sı da orada. Hepsi vatanı kurtarmak için görev yapıyor.

Bahçeli o tabloyu nasıl gördüğünü de ifade ediyor.

“Biz” diyor “ilk Meclis’te etnik bir koalisyon değil Türk Milleti’ni görüyoruz.”

Bahçeli’nin gözünde ilk Meclis 36’nın 1’de buluşması değil.

Türkiye’nin geleceği diyorlar, nasıl bir şey?

Yeni Türkiye’nin sırrını soruyorlar.

Sır 94 yıl sonra Birinci Meclis’te bir araya gelen “Devlet-Sırrı” buluşmasıdır.

Devlet sırrı dedikleri şey “Devlet-Sırrı”dır.

Ruhu Birinci Meclis; Meclis-i Mebusan’ın Ankara ayağıdır.

 

Celal KAZDAĞLI

Yazarın Önceki Yazıları
Trump sonrası Türkiye bölgede kimin yanında duruyor? 21.06.2017“Yürüyüş” Kemal Kılıçdaroğlu için bir jübile mi? 19.06.2017Karşı karşıya gelen değil; yan yana duran Türkiye, kazanır! 16.06.201768 Kuşağından kalan yegane devrimci; Devlet Bahçeli 14.06.20173 yıl önce bugün, DEAŞ’ın işgal ettiği Musul’dan geriye ne kaldı 12.06.2017ABD’ye ilk darbeyi İran, ikincisini Katar Emir’i vurdu 09.06.2017ABD’nin hedefi: İslam Dünyası’nı bölmek! 07.06.2017Yine de Oyunu bozacak tek ülke Türkiye 05.06.2017İnsanın aklını kemiren o korkunç şüphe 02.06.2017AK Parti MHP konusunda bir tercihe mi zorlanıyor 31.05.2017Silahı var, petrolü var, dayısı var... Devlet olmak için eksiği ne? 29.05.2017Türkiye-AB “İlişkiye” bir şans daha veriyor... 26.05.2017Tartışılan konu: FETÖ’nün siyasi ayağı! 24.05.2017Başarmak için Erdoğan’ın önünde hiç bir engel yok 22.05.2017Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 98. yılında Türkiye 19.05.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.