18 Ekim 2017 Çarşamba
  • Altın151,481
  • BIST106.991
  • Dolar3,6762
  • Euro4,3196
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,8356
  • İstanbul17 °C
  • Ankara1 °C
  • İzmir10 °C
  • Konya6 °C
  • Adana13 °C
  • Antalya15 °C
  • Diyarbakır11 °C
  • Bursa11 °C
  • Kayseri1 °C
  • Kocaeli4 °C
  • Şanlıurfa13 °C
  • Gaziantep11 °C
  • İçel18 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Türkiye: Yükseliş hikayesine kuvvetli dönüş
03 Ağustos 2016 15:22

15 Temmuz sonrası alınan tedbirleri “TSK’nın darbe zemini olmaktan çıkarılması” olarak anlatmaya çalışanlar var.

Meseleye bu açıdan bakarsak basitleştirmiş olur ve yanılırız.

Önce şunu tespit etmek gerekiyor:

15 Temmuz kalkışması, bildiğimiz klasik bir askeri darbe değil.

15 Temmuz tam anlamıyla Türkiye’ye saldırıdır. Uzun süredir yürütülen savaşın bir önemli parçasıdır. Türkiye’nin organlarına, kurumlarına sızmış olan yapı o gün harekete geçirildi.

FETÖ bu işin maşasıdır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dediği gibi senaryo dışarda yazılmıştır. Senaristler CIA’dir, MI6’tir, MOSSAD’dır.

Bu o çevrelerin Türkiye’ye ilk saldırısı da değil. 17/25 Aralık 2013’te saldırı yargı ve polis üzerinden gerçekleştirilmişti. 20 Temmuz 2015’te saldırı PKK üzerinden geldi. 15 Temmuz’da saldırının merkezi TSK’ydı. Hedefi, Türk Ordusu, TBMM, Polis, MİT, Cumhurbaşkanlığı ve doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan’dı.

Türkiye bu terör saldırısını, sokağa çıkan milletiyle, minarelerden yükselen sala ve ezanıyla, polisi, yargısı, ordusu ve siyasi lideriyle püskürttü.

Saldırının hedefi Türkiye’yi yolundan alıkoymaktı.

Türkiye bir süredir bölgesinde yüzyıllık oyunu bozan, yeni oyunu kendisi kuran bir ülkeydi. Varlığı, birliği, tek parça kalması bile istenmiyordu.

Başaramadılar.

Türkiye yeniden hızla eski yükseliş hikayesine dönmelidir.

Alınan tedbirler sadece bir darbe kalkışmasını önlemeye yönelik değil, bu yükseliş hikayesine uygun alınmalıdır.

İlk tedbir silahlı kuvvetler için alındı. Gerekliydi. Tartışmaya gerek kalmadan alınması doğruydu.

Şimdi MİT için benzer tedbir alınacak. 

Bunlar atılması gereken mecburi adımlar. 

Bu kararlar alındıktan sonra oturup yeniden düşünmek ve üzerine tartışmak gerekiyor. Yapılan işler, atılan adımlar milletin mutabakatını almalıdır. Toplum kesimleri sürecin bir parçası olmalı, içine sindirmelidir.

15 Temmuz son saldırı değil. Yenileri ve daha kuvvetli olanları sırada.

15 Temmuz’da yakaladığımız birlik-beraberlik havasını sürdürmek zorundayız.

Devletin asıl birimlerinin adeta yeniden inşa edildiği bu dönemde ayrışmayı değil, bütünleşmeyi esas almak zorundayız.

Türkiye’nin yükseliş hikayesine dönebilmesi için her alanda gücünü artırması gerekiyor.

TSK, NATO’nun değil, Bağımsız Türkiye’nin ordusu olmalıdır. Bu manada kendi içindeki birliğini korumalı, milletle bütünleşmeli, kendi içinde emir komuta zincirini korumalıdır. 

MİT, CIA’nin, MOSSAD’ın şubesi olmaktan tamamen çıkmalı, bağımsız Türkiye’nin milli kuruluşu olmalı. Örgütlenmesini milletiyle bütünleşmeyi esas alarak gerçekleştirmeli.

Yargı ve polis başta olmak üzere devletin bütün kurumları dışardan sızmalara ve ele geçirilmelere karşı yeniden örgütlenmelidir.

Üniversiteler ve tüm eğitim çetenin elinden, batının boyunduruğundan kurtarılmalıdır.

Siyaset. Mutlaka yeniden inşa edilmesi gerekiyor. Bütün siyasi partiler kendi içindeki urdan kurtulmalı, adeta yeni kuruluyormuş gibi her şeyi baştan ele almalıdır.

Türkiye bu saldırıyı fırsata dönüştürme konusunda çok önemli bir avantaj elde etti. Bunu sürdürmelidir.

Millet tek düşünceden ibaret olmaz. Millet farklı görüşler, düşünceler, eleştirilere sahip olur; aynı zamanda millet, tek hedefe kilitlenir. Aynı amaç için bir araya gelir. 

Millet 15 Temmuz’da bunu yaptı.

Şimdi yine aynı ortak hedef için birleşmek gerekiyor.

Mesele; Türkiye’nin yükseliş hikayesine kuvvetli bir dönüş yapmasıdır.
 

Celal KAZDAĞLI

Yazarın Önceki Yazıları
Kerkük: Çoban bizim, koyun bizim, kurt bizim... 16.10.2017Kimmiş bu ABD ile Türkiye’nin ortak düşmanı? 13.10.2017Gürültüsü bir gün bile sürmeyen vize yasağı! 11.10.2017Vaktidir... İncirlik ABD’ye kapatılmalıdır! 09.10.2017AK PARTİ: Yanlış giden şeyler mi var? 06.10.2017Kemal Kılıçdaroğlu o adımı atar mı? 04.10.2017ABD Suriye ve Irak’ta Barzani ve PKK ile kazanır mı? 29.09.2017Barzani, “Ankara-Bağdat-Tahran gürler ama Erbil’e yağmaz” diyor! 27.09.2017ABD “Şah” dedi; Türkiye, Irak, İran “Mat” yapabilir 25.09.2017Sorun Barzani mi; ABD ve kara gücü PKK mı? 22.09.2017Erdoğan masaya ilk kez bu kadar güçlü oturuyor 20.09.2017PKK ABD’nin esas oğlanıyken çözümü Washington’da aramak 18.09.2017Yanı başımızda yeni harita çizmeye kalkan adam: Brett McGurk 15.09.2017Erbil’den Akdeniz’e PKK-Barzani Devleti 13.09.2017Allah sormayacak mı; bilimde niye geri kaldın diye? 11.09.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.