YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Türk milletinin sınıra çekilen duvarla imtihanı
11 Ağustos 2017 16:19
Tel örgü vardı... mayın döşenmişti...
 
Yıllardır o tel örgüler sökülsün, mayınlar temizlensin diye çaba harcandı.
 
Sonunda başarıldı. Tel örgü de kalmadı, mayınlar da söküldü. Bir İsrail firmasının mayın sökmesi karşılığında o topraklara sahip olması gündemi meşgul etti ama uzun sürmedi.
 
Türkiye-Suriye sınırı doğal bir sınır değil. Öyle bir sınır zaten hiç olmamış. Lozan ve özellikle İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Batı, özellikle NATO oraya bir sınır inşa etmek için uğraşıp duruyor.
 
NATO’yu alt ettik, gayrı tel örgü de yok, mayın da... diye sevindiğimiz, sınırın anlamsızlaştığı, yokmuş muamelesi uygulandığı kısa bir dönem yaşadık. Epeyce de güzeldi.
 
Sonra Suriye iç savaşı başladı. Esad’ın zulmünden kaçan herkes geldi. Sınır da, kapı da açıktı.
 
Ankara, “güvenli bölge inşa edelim, göçmenleri oraya yerleştirelim” demeye başladığı an başta ABD olmak üzere Batı bu fikre karşı çıktı.
 
Suriye’de bir “Güvenli Bölge” oluşmadı.
 
PEKİ NE OLDU?
 
Güvenli bölge olmayınca “duvar” diye dayatmaya başladılar.
 
ABD’nin baskısı galip geldi. Yüksek güvenlikli, ışıklandırılmış, tel örgü ile taçlandırılmış, gözetleme kulelerinin olduğu, hendeklerin kazıldığı 5 metrelik duvarlar örülmeye başlandı. Yetmedi, “size gözetleme sistemleri verelim” dediler.
 
ABD Türkiye’nin “güvenli bölge” isteğini kabul etmedi ama Türkiye ABD’nin “sınıra duvar ör” önerisini kabul etti.
 
Türkiye duvar örmeye başladı.
 
Duvarın ötesinde ise başka bir şey yaşanmaya başladı.
 
Duvar yokken, Suriye’de PYD diğer 15 Kürt örgütünden dikkate alınmayan en küçüğü idi. Henüz ortada YPG yoktu.
 
Türkiye sınıra duvar ördükçe ABD Başkanı Obama’nın DEAŞ’la Mücadele özel danışmanı Brett McGurk duvarın öbür tarafında PYD ile sık sık buluşmaya başladı.
 
DEAŞ diye bir örgütü icat etti. Onlar kelle kesip, “İslami devlet kuracağız” diye dikkatleri üzerine çekti.
 
Bu dehşet saçan örgüt ne hikmetse önce Ayn el Arab denen Kobani’ye saldırdı.
 
Orada yaşayan 300 bin Kürt ve Arap nüfus Türkiye’ye sığındı. 
 
“Kobani düştü” diye dünyayı ayağa kaldırdılar. YPG’yi icat edip, bir iki genç kızın fotoğrafı ile “işte bunlar DEAŞ’a karşı mücadele ediyor” diyerek dünyaya servis ettiler.
 
Nedense bu DEAŞ, YPG’ye hiç saldırmadı. Ve bir gün DEAŞ’ın Ayn el-Arab’tan çekildiğini yerine Kobani Kantonu kurulduğunu duyduk.
 
Türkiye Suriye sınırına duvar örmeye devam etti. Brett McGurk ise kanton sayısını hızla arttırdı. Dicle’nin Doğusu tamamen PKK/YPG’nin eline geçti.
 
ABD, her defasında Türkiye’nin duvar örmesini yerinde inceledi ve başarısından dolayı tebrik etti. PKK ise Ayn el Arab’ta McGurk’a teşekkür plaketi verdi.
 
Bir gün uyandığımızda Suriye’nim kuzeyinde Türkiye’yi kuşatacak şekilde bir PKK terör koridorunun varlığı ile karşılaştık. Akdeniz’e açılmaya az kalmıştı.
 
Türkiye ABD’nin PKK’ya kurdurduğu o terör koridorunu ancak 24 Ağustos’ta Fırat Kalkanı operasyonu ile kesebildi. El Bab’a kadar güvenli bir bölge oluşturdu. ABD’nin oyun planı bozuldu.
 
MÜNBİÇ’E GİDİLMEDİ DUVARA DEVAM EDİLDİ
 
Türkiye tam Münbiç’e gireceği sırada, “harekat bitti” açıklaması ile eve döndü. Sınırda yarım kalan duvarı örmeye başladı.
 
Ankara Suriye sınırı ile yetinmedi. Şimdi İran sınırı için ihaleye çıkıyor. 144 km duvar örecek İran sınırına. Suriye sınırında ise duvar epey ilerledi.
 
Türkiye Münbiç’e gitmekten vaz geçip duvar örmeye devam ettikten sonra ne oldu?
 
ABD bir Rakka operasyonu çıkardı. “Ben” dedi “PKK/YPG ile operasyon yapacağım, siz karışmayın.”
Türkiye sessiz kaldı.
 
ABD bin 100 TIR dolusu silahı PKK’ya gönderdi. Onlar da Rakka’da DEAŞ ile savaşmak yerine sivillerin evlerine el koymaya başladı. Arap nüfusu uzaklaştırıp onun yerine PKK/YPG yerleşiyor.
YPG bu arada gücünü 100 bin silahlı kişiye ulaştırdı. Onların büyük çoğunluğu ABD askeri ya da para karşılığı savaşa gelen batılı lejyonerler.
 
Washington bununla yetinmedi PKK/YPG terör koridorunda kendine ait 10 askeri üs kurdu. ABD askeri varlığını görünür şekilde arttırdı. 
 
ABD İdlib’i gözüne kestirmiş durumda. Orayı PKK/YPG’ye vermek istiyor.
 
Ankara bazı geceler Afrin’de YPG mevzilerine obüsle vuruyor. Bu arada duvar örmeye devam ediyor.
Toplanan Güvenlik Zirvesi sonrası Cilvegözü sınır kapsından geçişleri yavaşlattı. Belki kapattı demek daha doğru.
 
Sınıra örülen duvar, kapatılan Cilvegözü sınır kapısı... Türkiye bunu yapıyor...
 
ABD ise 100 bine çıkardığı YPG/PKK gücüyle İdlib’te Bab el Hava’ya operasyon yapmaya hazırlanıyor.
 
Göz göre göre Suriye’yi işgal ediyor.
Yazarın Önceki Yazıları
Dengeleri değiştiren Ankara ziyareti 18.08.2017Enternasyonal bir dayanışma değil Hibrit savaşı 16.08.201716. Yılında AK Parti: Yoluna devam ediyor 14.08.2017Darbenin yargılandığı mahkeme salonu 09.08.2017“Afiyet olsun” diyen genç kızın gözündeki o parıltı​ 07.08.201722 dakika 40 saniye... 02.08.2017Darbe gecesinin merak edilen tek konusu o mu? 31.07.2017Trump sonrası Türkiye bölgede kimin yanında duruyor? 21.06.2017“Yürüyüş” Kemal Kılıçdaroğlu için bir jübile mi? 19.06.2017Karşı karşıya gelen değil; yan yana duran Türkiye, kazanır! 16.06.201768 Kuşağından kalan yegane devrimci; Devlet Bahçeli 14.06.20173 yıl önce bugün, DEAŞ’ın işgal ettiği Musul’dan geriye ne kaldı 12.06.2017ABD’ye ilk darbeyi İran, ikincisini Katar Emir’i vurdu 09.06.2017ABD’nin hedefi: İslam Dünyası’nı bölmek! 07.06.2017Yine de Oyunu bozacak tek ülke Türkiye 05.06.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
 // Ercan İlhan
Fırat Kılıcı geç kaldı.İnşallah bedeli ağır olmaz...Gayrı nizami harp tekniklerini uygulamayı bilmeliyiz.Harp hiledir......
12 Ağustos 2017 17:30
 // Mustafa akbaş
Pekii neden?...
12 Ağustos 2017 15:24
 // KONYALI HÜSEYİN KARADAĞ
Sayın yazar bu yazdıklarını bizde biliyoruz.Onceki yazılarında bu duvar olayını çok kere eleştirdin.Hatta bu konuda üstü kapalı hükümeti eleştirdin.Duvar konusunda size aynen katılıyorum ama maalesef ülke duygularla yönetilemez.Ne yapılması lazım siz onu söyleyinde iktidar engin fikirlerinizden yararlansin.Dört tarafımız ateş çemberi.Tabii REİS in dediği gibi:Bekara karı boşamak kolay.Bu arada sürekli okuyup,takip ettiğim bir yazarsınız.Saygılar....
12 Ağustos 2017 00:16