26 Haziran 2017 Pazartesi
  • Altın139,826
  • BIST99.639
  • Dolar3,5032
  • Euro3,9191
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,4505
  • İstanbul27 °C
  • Ankara24 °C
  • İzmir30 °C
  • Konya27 °C
  • Adana31 °C
  • Antalya33 °C
  • Diyarbakır35 °C
  • Bursa28 °C
  • Kayseri25 °C
  • Kocaeli24 °C
  • Şanlıurfa37 °C
  • Gaziantep34 °C
  • İçel33 °C
“BİZİM MEDYA” KİMİN VELİAHTI?
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Tomahawk füzesi Esad’a değil Ankara, Moskova ve Tahran’a atıldı
07 Nisan 2017 15:55

ABD bir bahane arıyordu...

Tıpkı 2003’te Irak’ı işgal ettiğinde aradığı bahane gibi.

Irak’ta bulduğu bahanenin gerçek olmadığı, Irak’ta kimyasal silah olmadığı sonradan ortaya çıktı.

ABD o zaman ortaya attığı yalanı gerçek diye kabul edip Irak’ı işgal etmiş, milyonlarca Müslümanı öldürmüştü.

Şimdi benzer şeyi ABD Suriye’de yapıyor.

4 Nisan 2017 saat 06.30’da Suriye Hava Kuvvetleri’ne ait iki SU-22 jeti İdlib’in Han Şeyhun kasabasına 5 dalış yaptı. Atılan kimyasal silah nedeniyle çoğu bebek 100’e yakın sivil öldü.

Esad 21 Ağustos 2013’te Şam’ın Ghuta mahallesine de kimyasal silah atmış bine yakın insan ölmüştü.

Kimyasal silah konusunda Esad’ın sicili bozuk.

Kimyasal silah kullanmak bir insanlık suçu. Atanın cezalandırılması gerekir.

Ancak atan kim? Gerçekten Esad mı?

2013’te Ghuta’ya atılan kimyasal silahın Esad tarafından kullanıldığına kimsenin şüphesi yok.

4 Nisan’da atılan kimyasal silah konusunda şüphe var.

Şayet ABD müdahale etmek için bu kadar hevesli olmasaydı, şüpheye gerek yoktu.

Lakin ABD planını önceden yapmış.

Önce BM Güvenlik Konseyi’ni toplantıya çağırdı. Orada sonuç çıkmayınca hemen harekete geçti.

7 Nisan 2017 Suriye saatiyle 04.40’da Doğu Akdeniz’de bulunan USS Porter ve USS Ross destroyerlerinden Humus yakınında bulunan Şaryat askeri üssüne 35 dakika süreyle 59 Tomahawk füzesi attı.

Birinci soru: ABD neden bu kadar acele etti? Suçluları cezalandırmaya neden bu kadar hevesli?

İkinci soru: 59 Tomahawk füzesi attı da ne oldu?

Sadece 6 kişi öldü. Az sayıda uçak, helikopter, bir iki depo, savunma sistemi ve bir kaç radar. Hepsi bu.

ABD saldırı öncesi Rusya ve Türkiye gibi bölge ülkelerine sadece bilgi verdi.

Havaalanında işe yarar bir şey yoktu. Boşaltılmıştı.

Nitekim Esad hiç bir şey olmamış gibi yine İdlib’e hava saldırısında bulundu ve Hiş bölgesinde 10 sivili öldürdü.

ÖNCEDEN PLANLANMIŞ SALDIRI

ABD’nin Suriye’ye müdahale için planını önceden yaptığı anlaşılıyor. Belli ki rejim uçaklarının kimyasal silah kullanması bir şekilde ayarlanmış bir iş.

Suriye’de bunu yapmak mümkün.

Trump bu saldırıya karar verdiğinde Floriada’da Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüşüyordu. Bu ABD’nin Çin ile yaptığı stratejik bir görüşmeydi.

Göreve gelmeden önce Trump Rusya ile yakınlaşıp, Çin ile mücadele etmeye hazırlanan bir lider portresi çiziyordu.

Tam tersini yaptı.

Çin ile yakınlaştı Rusya’yı hedef aldı.

ABD NEDEN SURİYE’Yİ VURDU?

Astana Zirvesi, ABD’yi Suriye’de devre dışı bıraktı. İlk defa ABD olmadan bölge ülkeleri Rusya, İran ve Türkiye bir masa kurdu ve Suriye’de çatışan tarafları bir araya getirdi, bir ateşkes sağladı.

ABD’ye rağmen sorunun bölge ülkeleri tarafından çözümü için atılan müthiş adımdı Astana zirvesi.

Biraz daha ilerlese ABD tümden devre dışı kalacak, kendisinden Suriye’yi terk etmesi istenecekti.

ABD, kimyasal silah bahanesi ile Astana sürecini bitirmek için Suriye’ye saldırdı.

Daha iki hafta önce Halep’te yatsı namazında 300 kadar Müslümanın ibadet ettiği Camiyi bombalayıp 100’ünü öldüren ABD Suriye’de barış değil savaş istiyor.

Astana Zirvesi’nde varılan ateşkes mutabakatı bu saldırı ile sona erdirilmiştir.

ABD daha bombayı atar atmaz, İsrail, Ürdün ve Lübnan sınırında tampon bölge önerisini yineledi, ABD’nin yanında olduğunu açıkladı.

ABD saldırı ile SDG bünyesinde topladığı PKK/PYD’ye alan açtı. Saldırı ile ABD, SDG’ye Cenevre masasında bir sandalye vermiş oldu.

Suudi Arabistan ve Türkiye’nin İsrail ile birlikte ABD saldırısına destek vermesi bir talihsizliktir.

Tomahawklar Esad’a değil, Ankara, Moskova ve Tahran’a atılmıştır.

ABD’nin peşine takılan Türkiye kaybetmeye mahkumdur.

Yazarın Önceki Yazıları
Trump sonrası Türkiye bölgede kimin yanında duruyor? 21.06.2017“Yürüyüş” Kemal Kılıçdaroğlu için bir jübile mi? 19.06.2017Karşı karşıya gelen değil; yan yana duran Türkiye, kazanır! 16.06.201768 Kuşağından kalan yegane devrimci; Devlet Bahçeli 14.06.20173 yıl önce bugün, DEAŞ’ın işgal ettiği Musul’dan geriye ne kaldı 12.06.2017ABD’ye ilk darbeyi İran, ikincisini Katar Emir’i vurdu 09.06.2017ABD’nin hedefi: İslam Dünyası’nı bölmek! 07.06.2017Yine de Oyunu bozacak tek ülke Türkiye 05.06.2017İnsanın aklını kemiren o korkunç şüphe 02.06.2017AK Parti MHP konusunda bir tercihe mi zorlanıyor 31.05.2017Silahı var, petrolü var, dayısı var... Devlet olmak için eksiği ne? 29.05.2017Türkiye-AB “İlişkiye” bir şans daha veriyor... 26.05.2017Tartışılan konu: FETÖ’nün siyasi ayağı! 24.05.2017Başarmak için Erdoğan’ın önünde hiç bir engel yok 22.05.2017Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 98. yılında Türkiye 19.05.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
 // Mustafa ataş
Çok doğru.!!!!...
08 Nisan 2017 18:21
 // Hak yolcusu
Eşref ilgaz bazen eleştiride olacak herzaman her işte doğru yapıyorlar.hz.Ömer r.a Sahabe ye sormuş ben yanlış yaparsam nasıl duzeltirsiniz beni işte bu kılıçla demiş.hz Ömer Allaha çok şükür demiş. Işte bende Sizden bunu beklerdim demiş.birileride bu işi kalemiyle yazacak....
08 Nisan 2017 06:58
 // murad
RAsim abi gerekeni soylemis..Allah razı olsun...
08 Nisan 2017 06:31