YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Tek parti iki isim; Lider ve Genel Başkan
04 Mayıs 2015 19:15

“Güvenliğin en zayıf anı nöbet değişim zamanıdır” sözü askerliğin temel prensiplerinden biridir.

AK Parti seçime tam da böyle bir durumda giriyor. İktidar partisi bir değişim süreci yaşadı; yaşıyor.

Önce lider değişti. AK Parti’nin kurucu lideri Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı seçildi. Hem Genel Başkanlığı bıraktı hem Başbakanlığı. 

Yerini Ahmet Davutoğlu aldı. Tam bir düzen tutup alışacağı, yeni dönemi başlatacağı sırada bu defa seçim geldi.

3 dönem şartı devreye girdi, bakanların çoğu ve 70 kadar milletvekili yeniden aday olmadı.

İl başkanları değişmiş, milletvekilleri değişmiş, genel başkanı değişmiş bir halde giriyor AK Parti seçimlere.

Diğer hiç bir parti aynı zorluğu yaşamadı. Belki biraz HDP için AK Parti’ye yakın diyebiliriz. 

HDP’de Genel Başkan değişmedi ama bölge partisi olmaktan çıktı Türkiye’ye açıldı. Her şeyden önce ölçek değişti. Adaylar 

çeşitlendi. Her renk ve boydan isim yan yana geldi. En önemlisi de söylem farklılaştı. 

HDP için de farklı bir geçiş süreci yaşıyor diyebiliriz. 

Geçiş döneminin bütün zorluklarını yaşayan yegane parti AK Parti’nin bir başka zorluğu da ekonomideki durgunluk. 

Bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ekonominin 3 yıldır patinaj yaptığını söyledi. 

Belli bir durgunluk var ve bu insanların günlük hayatına yansıyor. 

CHP ve MHP için strateji oluşturanlar bu durumu iyi tespit etmiş görünüyorlar. Laiklik, demokrasi, Kemalizm, hayat tarzı, milliyetçilik, terör, bölücü tehlike gibi kavramlar üzerine bir söylem geliştirmek yerine yoksula somut vaat ile seçmen karşısına çıktılar. 

Asgari ücrete verdikleri 1.400 ve 1.500 Lira, emekliye yılda çift ikramiye gibi vaatler belli ölçüde karşılık bulmuş görünüyor. 

HDP de baraj aşma iddiasının karşılığını belli ölçüde alıyor. 

AK Parti böyle bir dönemde iki koldan seçime giriyor. 

Parti’nin kurucu lideri Cumhurbaşkanı Erdoğan her ne kadar tarafsız olmaya çalışsa da meydanlardan uzak değil. Bir siyasi parti genel başkanı kadar aktif ve hiç de öyle “ortada çamur var yandan geç” demiyor. Meselenin künhüne doğrudan giriyor.

Başkanlık kampanyası yürütüyor. Ahmet Davutoğlu dışında siyasi parti liderlerine ihtiyaç hissettiği noktada cevap veriyor. 

Etkili de oluyor. 

Cumhurbaşkanı’nın söyledikleri kimi zaman Başbakan Davutoğlu’nu ikinci plana düşürüyor. Meydan hakimiyeti konusunda giderek açılan Ahmet Davutoğlu açısından bu bir handikap olsa da AK Parti seçmeni açısından moral yükseltici etkisi var. 

HDP Eş Genel Başkan uygulaması ile aynı anda iki yerde birden meydan mitingi yapabiliyor. 

Geçmişte çift kürsü uygulamasına en iyi örnek SODEP’teydi. 

Erdal İnönü Genel Başkan, Deniz Baykal Genel Sekreter olarak iki ayrı şehirde aynı gün miting yaparlardı. ANAP’a karşı etkili olmuş ve sonuç almışlardı. 

Şimdi benzer yöntemi AK Parti uyguluyor. 

Bir yanda Genel Başkan Ahmet Davutoğlu konuşuyor, öbür tarafta Cumhurbaşkanı Erdoğan. 

Lider seçimi güvenceye alıyor.

Yazarın Önceki Yazıları
“FETÖ tu kaka” deyip ümidini Trump’a bağlayanlar! 20.01.2017İslam Ordusu’na ilk davet Irak’tan geldi 18.01.2017Altı ay sonra masaya davet edilen ABD 16.01.2017Ya referandum ya seçim! Neden üçüncü yol değil? 13.01.2017Hiç olmazsa Filistin’e bir Büyükelçi atayalım 11.01.2017Meğer Ortadoğu’yu “bataklık” yapan ABD imiş 09.01.2017Büyükelçiliğin koyduğu o fotoğraf savaş ilanı mı? 06.01.2017ABD Reina’da neden imza bıraktı? 04.01.2017Suriye’de ateşkes, Reina’da katliam, Obama’dan gelen ses 02.01.2017Şimdi Erdoğan suçluyor: “DEAŞ’ı siz destekliyorsunuz!” 28.12.2016Millet Türkiye’nin kiminle savaştığını yeni anlıyor 26.12.2016Bu millet El Bab Şehitleri’ni unutmayacak 23.12.2016Suikast Rusya’yı Türkiye’ye yaklaştırdı ABD’yi uzaklaştırdı 21.12.2016Masalar artık “onlar” olmadan kuruluyor 19.12.2016Sonucu kim belirleyecek: Liderler mi sahadaki örgütler mi? 16.12.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.