YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Taksim’in Tahrir’den Farkı Ne?
08 Temmuz 2013 11:50

Gezi Parkı’nda çadır kuran gençleri bir kenara bırakırsak Taksim’de kimler vardı?

Elinde “ben çapulcuyum” pankartı taşıyabilecek kadar kendini bu işe kaptırmış, otelini karargah olarak kullanmaktan çekinmeyen İstanbul sermayesi oradaydı.

Manşet atmak yerine tweet atan, insanları kışkırtan medya Taksim’deydi.

Başka?

Mesela sanatçılar, starlar, kendisine liberal aydın diyenler oradaydı.

Hüsamettin Cindoruk, Kemal Alemdaroğlu gibi 28 Şubat’ta rol alanlar meydanda boy gösterdi.

THKP-C ve diğer marjinal gruplar, Ergenekon için çalışanlar oradaydı.

Bir de ajanlardan söz ediyorlardı; istihbarat örgütlerinin adamları. Meydanda iş tutuyorlardı.

Onların yetemediği yerde CNN International gibi televizyonlar devreye girdi. Yerli ortakları “Penguen” yayınlarken onlar 3 şehir 5 noktada canlı yayın araçları ile tetikte bekliyorlardı.

*** *** ***

Tahrir Meydanı’nda kimler vardı?

Fulul bütün unsurlarıyla oradaydı.

Fulul Mısır’da eski rejim artıklarına verilen isim. Mısır’ı yöneten eski Masa.

Sol, liberaller ve gayrı Müslimler Tahrir meydanındaydı.

ABD-AB-Körfez’in himaye ettiği Asker ve Baltacılar olarak bilinen Mısır’ın Jitem’i oradaydı.

Taksim’de toplananların amacı Recep Tayyip Erdoğan’dı.

Neden Erdoğan hedefti?

Yüzde 50 oy aldığı için istediğini yapan otoriterdi!

Üstelik başkalarının sözünü de dinlemiyordu!

Tahrir Meydanı’nda hedef yüzde 52 oy ile seçilmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ydi.

“Mursi git” diyorlardı; Mursi’nin diktatör olduğunu söylüyorlardı.

Tahrir’de meydandakileri destekleyen Ordu Mursi’ye 48 saat süre verdi.

Cunta lideri General El Sisi yabancı değil; Savunma Bakanı idi.

Taksim’de toplananlar ne yaptı?

48 saat boyunca 3 yeri basmak için çaba harcadılar.

İstanbul’da Başbakanlık Ofisi, Ankara’da Başbakanlık Makamı ve Keçiören’de bulunan Erdoğan’ın evi hedefti.

Kimdi kitleyi oraya yönlendiren?

Yabancı istihbarat örgütlerinin elemanları, Ergenekon artıkları, uykudan uyandırılan DHKP-C militanları.

Baskın gerçekleştiğinde yayın yapmak için hazırda bekleyen CNN International.

Mısır’da Mursi neden hedefti?

Firavun ilan ettikleri için.

Neden Firavun ilan ettiler?

Mursi seçilmeden kısa süre önce 2.5 ay süren seçimin sonucunda oluşan Meclis’i yargı fes etti.

Yetmedi.

Anayasa’yı askıya aldı.

Mursi Meclis ve anayasa olmadan çalıştı.

Üstelik yetkileri de neredeyse sıfırlandı.

Buna rağmen Anayasa Komisyonu kuruldu.

100 kişilik komisyonda 22 farklı parti temsil edildi. Yüzde 35 oy alan Ihvan 32 üye verebildi.

Anayasa yapmamak için direndiler.

Komisyondan çekildiler. Anayasa halkoyuna sunuldu.

Bu sefer katılım düşüktü “saymayız” kampanyası başlattılar.

Mursi diğer gruplara birlikte çalışma çağrısı yaptı; gelmediler. “Mursi bizimle iktidarı paylaşmıyor” kampanyası yürüttüler.

Türkiye’de seçim zamanı partiler Anayasa sözü verdi.

Bu amaçla TBMM’de grubu olan partiler 2’şer üye ile eşit oranda temsil edildi. İlerleme olmadı. “Anayasa yaptırmayız” kampanyası yürüttüler.

Anayasa için adım atılmadı ama “Bize sormuyorsun” dediler, “Benim de fikrimi al” kampanyası başlattılar.

Kürtlerle barışın yolu açılıp, 100 yıllık mesele sona ererken “milleti bölüyorsun, ülkeyi geriyorsun” dediler.

Türkiye’de kalabalıkların Taksim’de toplanmasını fırsat bilenler Başbakan’ın karizmasını çizmek için Ofis basarak, oradan canlı yayın yapmaya kalkıştılar.

Başaramadılar.

Polis saldırganlardan uyanık ve dayanıklı çıktı.

Millet harekete geçti, Başbakan Erdoğan’a sahip çıktı.

Medya ve iş dünyasındaki uzantıları dışarıda olsa da Ergenekon’un güvenlik bürokrasisi içinde yer eden kolları kırılmıştı.

Tahrir’dekiler kısmen başardılar.

Neden?

Fulul hala her yerde var olduğu için.

Mursi’yi gözaltına aldılar. Yeni Cumhurbaşkanı atadılar.

Ancak hakim olamadılar.

Cunta ortaya çıkınca Mısır’da millet meydanları doldurdu.

Mursi’yi almadan gitmeyeceklerini ilan ettiler.

Darbeyi geri döndürmek için çalışıyorlar.

Bir kendilerine bir de Türkiye’ye güveniyorlar.

Başaracaklar.

 

Celal KAZDAĞLI

Yazarın Önceki Yazıları
Trump sonrası Türkiye bölgede kimin yanında duruyor? 21.06.2017“Yürüyüş” Kemal Kılıçdaroğlu için bir jübile mi? 19.06.2017Karşı karşıya gelen değil; yan yana duran Türkiye, kazanır! 16.06.201768 Kuşağından kalan yegane devrimci; Devlet Bahçeli 14.06.20173 yıl önce bugün, DEAŞ’ın işgal ettiği Musul’dan geriye ne kaldı 12.06.2017ABD’ye ilk darbeyi İran, ikincisini Katar Emir’i vurdu 09.06.2017ABD’nin hedefi: İslam Dünyası’nı bölmek! 07.06.2017Yine de Oyunu bozacak tek ülke Türkiye 05.06.2017İnsanın aklını kemiren o korkunç şüphe 02.06.2017AK Parti MHP konusunda bir tercihe mi zorlanıyor 31.05.2017Silahı var, petrolü var, dayısı var... Devlet olmak için eksiği ne? 29.05.2017Türkiye-AB “İlişkiye” bir şans daha veriyor... 26.05.2017Tartışılan konu: FETÖ’nün siyasi ayağı! 24.05.2017Başarmak için Erdoğan’ın önünde hiç bir engel yok 22.05.2017Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 98. yılında Türkiye 19.05.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
22:35
 // GÜÇLÜ LİDER FARKI
Benim gördüğüm tek fark, Türkiye de marka olmuş bir partinin, marka lideri var. Mısır'da ise, henüz Marka olma yolunda ilerlerken, gücünü toparlayamamış, öngörüsüz, reflekssiz, ama enaz Erdoğan kadar kaliteye aday bir yalnız bırakılmış, fakat halk'ın yalnız bırakmadığı Mursi var. Mursi, hiç olmadığı kadar, Türkiye'nin desteğine muhtaç durumda. Dostumuzu yalnız bırakmayacağız. Tayyip Erdoğan, Osmanlıdan buyana, gelmiş geçmiş en büyük liderdir. Tabi ki, Tahrir'de, karışır, Taksim'de. Dünyanın ayakları titriyor şuan. Hiç mübalağa etmiyorum....
08 Temmuz 2013 22:35