YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Sonbaharda “Meydanlar Hareketlenecek” diyenlere
26 Ağustos 2013 11:37

Haziran başka bir aydı.

Üzerinde çok çalışılmış bir oyun izlettiler bize.

Senaryo yazımı bir yıl önceden başlayan oyun sahneye konmadan önce taa Amerikalara gidip bir toplantı gerçekleştirmişler. Haziran ayının simülasyonunu Şubat ayında yapmışlar.

Gençler üzerinde çalışmışlar.

Suskun üniversitelerde okuyan öğrencileri sahaya nasıl sürebilecekleri üzerine yoğunlaşmışlar.

Eski kentin orta sınıfının duygularını, psikolojisini, hassasiyetlerini iyi analiz etmişler.

Medyanın her türü için hazırlık yapmışlar.

Gezi Parkı ve Ağaç meselesinin önlerine bir fırsat olarak çıkacağı günü hesap etmiş ve planlamışlar.

Bir şafak vakti çadırların yakılmasını belli ki “organize” etmişler.

O şafak vakti herkes uyurken Sırrı Süreyya Önder’in orada bulunma tesadüfünü iş makinesinin önüne yatma kahramanlığına dönüştürme becerisi üzerine kitlelerin Gezi Parkı’na nasıl toplanacağının birkaç senaryo çalışması yapılmış olacak ki uygulama “sıfır hata” ile gerçekleştirilebilmiş...

Antrenmanlı sosyal medya “uzmanları” orta sınıf kitleleri Gezi Parkı ve Taksim’e topladıktan sonra iş o ana kadar uyku odalarında bekletilen “özel gruplara” bırakılmış.

Onlar da sahneye çıkıp kaldırımları söküp, yolları kapatıp, polise olanca gücüyle saldırıp, üzerlerine çekmeyi başarmış...

Kentli orta kesim insanların arasına karışınca polisin copunu yiyen, tomanın altında kalan hiç suçu olmayan insanlar olmuş.

Sonrası malum.

O gün penguen yayını yapan medya ertesi gün ve takip eden günlerde polisin insanlara ölçüsüz şiddet uyguladığı görüntüsü üzerinde döndü durdu.

Oysa asıl işi üstlenen DHKP-C militanları çoktan hareketlenmişlerdi.

Amaçları Beşiktaş’ta bulunan Başbakanlık Ofisi’ni basmak, oradan canlı yayın yaptırmaktı.

Böylece “Dijital Darbe” gerçekleştirilecek, Başbakan Erdoğan’ın karizması çizilecekti.

Ofisi basılmış, Başbakanlık binasına girilmiş Tayyip Erdoğan’a Türkiye’ye dönme fırsatı vermeyeceklerdi.

Başbakanı o Haziran kabusundan canını dişine takmış bir grup polis ve Jandarma kurtardı.

Haziran onlarındı.

*** *** ***

Onlara Haziran’ı buruk yaşatan kalabalıklardı.

Ofisi basılmak istenen adamı havaalanında on binler karşıladı.

Havaalanı, Kısıklı, Adana, Mersin, Ankara (Havaalanından şehre 6 yer) Sincan ve Kazlıçeşme meydanları yüz binlerle dolmasaydı o adam yoktu.

O adamı meydanlar kurtardı.

*** *** ***

Temmuz?

Temmuz’un başlangıcı kötüydü.

Bu defa meydan Tahrir’di.

Mısır’da Tahrir’i dolduranlar “demokratik haklarını” kullanıyorlar “Mursi gitsin” diyorlardı.

İstedikleri “daha çok demokrasi”ydi.

Darbeye payanda olduklarını sonradan anladılar.

2011 Ocak ayında yine Tahrir’de toplanmışlar 30 yıllık diktatör Hüsnü Mübarek’i göndermişlerdi.

2 yıl sonra Mübarek hapisten çıktı.

Tahrir’de “Mursi gitsin” diyenler kahroldu.

Temmuz onların oldu.

Tahrir’de kaybedenler Adeviye meydanında toplandı.

Ders aldılar, Adeviye’yi terk etmediler.

*** *** ***

Taksim ve Tahrir’i kaybeden “değişim” ve “uyanış” yanlıları Temmuz’un 11’inde Avrupa’nın göbeğinde toplandı.

Serebrenitsa’da 18 yıl önce yaşanan katliamı lanetlediler.

3 gün ölüm yürüyüşüne katıldılar.

Avrupa’nın göbeğinde... tarihin önünde... ölülerin huzurunda... söz verdiler.

Döndüler...

Ortadoğu’da, Anadolu’da meydanları doldurdular.

Şimdi Sisi’yi, katliamları, Esed’i, kimyasal silahları lanetliyorlar.

Adeviye’nin nöbetini tutuyorlar.

BM ve Batı’ya mesaj gönderiyorlar.

“İnsan ve Medeniyet Hareketi”ni başlattık diyorlar.

*** *** ***

Sonbaharda hareket bekleyenler...

Haberiniz olsun!

O gençler...

Meydanlardan ayrılmaz; nöbet yerlerini terk etmezler gayri.

 

Celal KAZDAĞLI

Yazarın Önceki Yazıları
Trump sonrası Türkiye bölgede kimin yanında duruyor? 21.06.2017“Yürüyüş” Kemal Kılıçdaroğlu için bir jübile mi? 19.06.2017Karşı karşıya gelen değil; yan yana duran Türkiye, kazanır! 16.06.201768 Kuşağından kalan yegane devrimci; Devlet Bahçeli 14.06.20173 yıl önce bugün, DEAŞ’ın işgal ettiği Musul’dan geriye ne kaldı 12.06.2017ABD’ye ilk darbeyi İran, ikincisini Katar Emir’i vurdu 09.06.2017ABD’nin hedefi: İslam Dünyası’nı bölmek! 07.06.2017Yine de Oyunu bozacak tek ülke Türkiye 05.06.2017İnsanın aklını kemiren o korkunç şüphe 02.06.2017AK Parti MHP konusunda bir tercihe mi zorlanıyor 31.05.2017Silahı var, petrolü var, dayısı var... Devlet olmak için eksiği ne? 29.05.2017Türkiye-AB “İlişkiye” bir şans daha veriyor... 26.05.2017Tartışılan konu: FETÖ’nün siyasi ayağı! 24.05.2017Başarmak için Erdoğan’ın önünde hiç bir engel yok 22.05.2017Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 98. yılında Türkiye 19.05.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
19:30
 // SANAL AŞK'IN SANAL ÇOCUKLARI
Bu çapulculardan bir cacık olmaz. Dünyayı birkaç inçlik ekranda görenler, gerçek hayata girdiklerinde sudan çıkmış yılanbalığına döndüler. Nede olsa, sanal aşk'ın sanal çocukları değil mi bunlar. Bunlar bir gün aç kalmamış, harçlıksız kalmamış, gelecek endişesi taşımayan, tuzu kuru kaymak tabaka. Az buçuk zor'a geldiklerinde çil yavrusu gibi dağılıyorlar. Boşuna uğraşmayın, zahmetsiz rahmet olmaz....
29 Ağustos 2013 19:30