YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Silivri’de Yaşananların Özal Davası ile Ne İlgisi Var?
09 Nisan 2013 10:34

İşçi Partisi ve CHP önceden ilan ettikleri gibi kalabalık bir grupla Silivri’de Mahkeme binasının önünde toplandı.

Bu; günler öncesinden ilan edilmiş, Türkiye’nin pek çok ilinden gelerek düzenlenmiş bir protestoydu.

Ortada sürpriz bir durum yok.

Gelen kalabalık güvenlik güçlerinin kurduğu barikatı aşıp mahkeme kapısına dayandı. Kalabalığı durdurmak için göz yaşartıcı gaz kullanıldı.

Duruşma salonunda ise savunma avukatları, sanıklar ve dinleyiciler ile protestoya katılınca Mahkeme “çalışma imkanı kalmadığı için” duruşmayı erteledi.

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç Bakanlar Kurulu toplantısından sonra “Silivri’de yargı baskına uğradı” dedi.

Sonuca baktığımız zaman adalet ve yargı açısından vahim bir durum ortaya çıktı.

İlk kez mahkeme kendi isteği dışında çalışmalarını sürdüremedi.

Oysa mahkeme önünde yaşanan bu protesto ilk değil. Daha önce benzer olaylar yaşandı. Hepsinde mahkeme çalışmasını sürdürebildi.

Bu defa çalışma sürdürülemedi; neden?

Orada ne protesto edildi?

Mahkeme ve uygulama ise; bu yeni olan bir şey değil. 4 yıldır mahkeme sürüyor.

Savcı mütalaasını verdi ve protesto edildi, ama bu geçen celselerdeydi.

Bu celse protesto edilecek özel bir neden yoktu.

Öyleyse neden Ergenekon Mahkemesi, protesto edilmenin ötesine geçilerek çalıştırılmadı?

Mahkemenin güvenliğinden sorumlu üst makam nihayetinde İstanbul Valisi’dir.

Bu olayda ihmali olduğu açıktır.

Mahkeme önü bir miting alanına dönmüş, her defasında güvenlik güçleri o sahnelerin yaşanmasına izin vermiş oldu.

8 Türk’ün de cinayete kurban gittiği Almanya’da Mahkeme Türk gazetecilere bile duruşmayı yasaklarken, İstanbul Valililiği’nin aklına mahkeme önünü gösterilere kapatmak neden gelmedi?

Valiliğin davranışı sonuçta bir ihmaldir.

Peki; protestoyu örgütleyenlerin amacı nedir?

Mahkemenin görülmesini durdurmak, yargının çalışmasını engellemek mi?

Öyle olduğu anlaşılıyor. Bu durumu atılan sloganlar da doğruluyor.

5. yılına giren mahkemeyi neden şimdi çalışamaz hale getirmek istiyorlar acaba?

Bunun Ankara’da iddianamesi mahkemeye verilen “Özal’ın Zehirlenerek Öldürülmesi” davası ile ilgisi var mı?

Ankara’da savcı incelemesinden sonra emekli Tuğgeneral Levent Ersöz’ü merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ı zehirleyerek öldürmekle suçladı. Hakkında hazırladığı iddianameyi de mahkemeye verdi.

İkinci iddianameyi hazırlamakta olduğu gelen haberler arasında.

Savcı Özal’ın bir örgüt tarafından organize bir çalışma sonucunda öldürüldüğü kanısında.

Bu son derece önemli bir gelişme.

Bir ülkenin Cumhurbaşkanı şayet zehirlenerek öldürülmüş ise bu çok ciddi bir iradeyi gerektirir. O karar ancak gizli devleti yöneten çekirdek kadro tarafından alınabilir.

O örgüt Silivri’de yargılanan Ergenekon örgütünden daha büyük ve onun üstünde bir yapıdır.

İşte oraya seyahat edilmesini kimse istemiyor.

O perdeyi aralamak isteyenlere derhal hücum ediyorlar.

Olayı küçümsemek, savcıları itibarsızlaştırmak, yargılamayı hiçleştirmek; başvurulan taktiklerin başında geliyor.

Ortalığı toz dumana katarak, mahkemenin özünü tartışmak yerine atılan göz yaşartıcı gazı konuşmak, arbededen söz etmek işlerine geliyor.

Ortalık ne kadar toz duman olursa gerçekler o kadar gün yüzüne çıkmaktan uzak durur diye düşünüyorlar.

Özal’ın zehirlenmesi ile 28 Şubat davasında adım atıldıkça Silivri’de gösteriler artıyor, CHP içinde bir odak harekete geçiyor, mahkemeyi yok sayma girişimi öne çıkartılıyor.

Silivri’de yaşananlar 20 yıldır süren Özal’ın zehirlendiği iddiasını örtme, karartma çabasının son halkasıdır.

 

Celal KAZDAĞLI

9 Nisan 2013

Yazarın Önceki Yazıları
Ankara’ya Rağmen ABD’nin Dayattığı PYD Planı 27.03.2017Pentagon ve CIA’ye verilen sınırsız operasyon izni 24.03.2017Terör koridorunu açamayanlar 100 binlik ordu kuruyor! 22.03.2017ABD durmuyor... Cami bombalıyor, YPG’ye helikopter veriyor 20.03.2017İki fotoğraf: Masada üç Komutan... Arabada bir Bakan 17.03.2017Türkiye elindeki “etkili silahı” ne zaman kullanmalı? 15.03.2017Osmanlı; Doğu’da kazanmadan Batı’da sefere çıkmazdı 13.03.2017Barzani ve Rojava Peşmergesinin önü açılıyor 10.03.2017Almanya ABD’nin yerine ne zaman Ankara’ya düşman oldu? 08.03.2017Erdoğan’ın Almanya tepkisine Bahçeli’den gelen destek 06.03.2017ABD askeri PKK/YPG için ölür zannedenler! 03.03.2017Menbiç’te “Hendek Kazan” 500 ABD Askeri 01.03.2017Mehmetçik El Bab’a girdi ABD her yere silah yığdı 27.02.2017AK Parti’nin “evet” sloganı “Geleceğe cüret et” 24.02.2017ABD Rusya’yı sarıyor, İsrail Suriye’yi vuruyor, PYD ilerliyor 22.02.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.