YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Savcı Öz önümüze konan matruşka mıdır?
10 Ocak 2014 09:57

Birkaç gündür biz neden Zekeriya Öz’ü tartışıyoruz?

Ya da neden bizim önümüze hep Zekeriya Öz’ü koyuyorlar?

Bunca olup biten meselenin müsebbibi Zekeriya Öz müdür?

Biz onunla yatıp onunla kalkıyoruz.

Doğrusu O da hakkını veriyor.

Kavganın kendisi ile Başbakan arasında olduğunu göstermek için salvo atışlarını doğrudan Recep Tayyip Erdoğan’a yönlendiriyor.

Ona cevap veriyor.

Yetmeyince “adam gönderdi, beni tehdit etti” filan diyor.

Savcı Zekeriya Öz bu olayın sadece magazin boyutudur.

Olayı bazı savcıların hareketi olarak görmek yanıltıcıdır.

*** *** ****

Savcı Öz’ü kaldırdığımız zaman altından Cemaat çıkıyor.

Kavganın Hükümet ve Cemaat arasında bir çatışma olduğunu bize anlatmaya, ispatlamaya çalışıyorlar.

Cemaat, Fethullah Gülen ortaya çıkıp “sen benim adamlarımı neden görevden alıyorsun” diye soruyor.

Taraf olduğunu ve suçu üstlendiğini ilan ediyor.

Bu olayı Hükümet-Cemaat çatışmasından ibaret görmek ikinci büyük yanılgıdır.

Ömer Altaş’ın dediği gibi mesele Cemaatten dışarıya doğru giden bir hadise değildir.

Cemaatin dışarıyı kullandığı, onları hareketlendirdiği bir durum söz konusu değil.

Durumun tam tersi olduğunu bilmemiz gerekiyor. Dışarıdaki güç içerdeki Cemaati ve başka unsurları aynı anda kullanmış görünüyor.

*** *** ***

17 Aralık olayının Gezi meselesinin devamı olduğunu görmemiz gerekiyor.

Türkiye Gezi olayında ipten döndü.

Kendini kurtardı ama Mısır’ı kaybetti...

Mısır bölgede Türkiye ile birlikte yürüyen dalganın önüne çekilen bir set oldu.

Gezi ile Türkiye içerden sarsıldı... Her an içi karıştırılabilir bir ülke izlenimi verdi.

Mısır dünyaya verilen bir mesajdı:

“Türkiye’nin eli bölgeye yetişmiyor. Ondan size hayır gelmez.”

Suriye bu mesajı pekiştiren bir mesele olarak sunuldu.

Muhalefet Suriye’de istediğini elde edebilse bugün Mısır olmazdı.

Esad’a verilen direniş lojistiği esasen Türkiye’ye yönelik bir ön kesme operasyonuydu.

Türkiye’ye Suriye üzerinden vurulacak öldürücü darbe, Ankara ile terörü yan yana getirmekti.

Ne zaman Suriye’de muhalefet öne çıksa Suriye rejimi ve onu destekleyen uluslar arası koalisyon Türkiye sınırında El Kaide, Nusra gibi kelle kesen terör örgütlerini, PYD gibi kontrol edebildikleri unsurları harekete geçirdi.

Hepsinin Rejim tarafından yönlendirildikleri ortaya çıktı.

11 bin iyi yetişmiş askeri ile Suriye’de muhalefet ile savaşan Hizbullah’ı da unutmuş değiliz.

1 Ocak’ta yaşanan TIR hadisesi o kampanyanın bir parçasıydı.

“Türkiye terör örgütlerine silah gönderiyor” diyeceklerdi...

Ankara oyunu bozdu...

17 Aralık sadece yargı ve emniyet içinde oluşan bir paralel yapı meselesi değil...

Hedef sadece Hükümet de değil...

Hedef Türkiye...

Cenevre görüşmeleri öncesi “Ankara terör örgütlerine silah veriyor” diyebilselerdi...

Ortadoğu’da her şey geriye dönecekti...

Arap uyanışı ile başlayan süreci Suriye ve Mısır ile kesmişlerdi.

Türkiye’yi düşürebilselerdi...

Zaferlerini ilan edecekler, bölgede eski düzeni kuracaklardı.

Yeni Ankara izin vermedi...

Zekeriya Öz, biz bu fotoğrafı görmeyelim diye çıkarılıp önümüze konulmuş bir matruşkadır.

 

Celal KAZDAĞLI

Yazarın Önceki Yazıları
Trump sonrası Türkiye bölgede kimin yanında duruyor? 21.06.2017“Yürüyüş” Kemal Kılıçdaroğlu için bir jübile mi? 19.06.2017Karşı karşıya gelen değil; yan yana duran Türkiye, kazanır! 16.06.201768 Kuşağından kalan yegane devrimci; Devlet Bahçeli 14.06.20173 yıl önce bugün, DEAŞ’ın işgal ettiği Musul’dan geriye ne kaldı 12.06.2017ABD’ye ilk darbeyi İran, ikincisini Katar Emir’i vurdu 09.06.2017ABD’nin hedefi: İslam Dünyası’nı bölmek! 07.06.2017Yine de Oyunu bozacak tek ülke Türkiye 05.06.2017İnsanın aklını kemiren o korkunç şüphe 02.06.2017AK Parti MHP konusunda bir tercihe mi zorlanıyor 31.05.2017Silahı var, petrolü var, dayısı var... Devlet olmak için eksiği ne? 29.05.2017Türkiye-AB “İlişkiye” bir şans daha veriyor... 26.05.2017Tartışılan konu: FETÖ’nün siyasi ayağı! 24.05.2017Başarmak için Erdoğan’ın önünde hiç bir engel yok 22.05.2017Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 98. yılında Türkiye 19.05.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
13:51
 // ERGENEKON'U KURTARMA OPERASYONU
'Yargılayan kim ise, kurtaran da o olmalıdır' prensibiyle öne sürülmüş bir kurtarıcıdır Öz. Kendi kendini şaibe'ye sokarak, gerek olmamasına rağmen, sahte deliller üretip, masum asker ve kişileri de, içeri tıkarak, Ergenekon davasını başarıyla, şaibe altında bırakmıştır. Hedef, 10 yıl önceki eski Türkiye'ye dönmek. Ondan sonra vur patlasın, çal oynasın....
10 Ocak 2014 13:51