YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Sabah Uyandığımızda Ödenen Bedel
29 Ocak 2014 16:33

Bir sabah elimizde ne varsa kaybetmiş duygusuyla uyanmış gibiyiz.

Gerçekten öyle mi?

Son dönem ülke ne elde ettiyse elinden çıkıp gitti mi acaba?

Öyle düşünenler var.

Ergenekon davalarında bir şeylerin ters gittiği seziliyordu. Demokrasi güçleniyor, devlet içinde var olan çeteler hesap veriyor; deniliyor, üzerinde fazla durulmuyordu.

Yükselen itiraz sesleri vicdanları rahatsız etse de duymamış gibi davranmak tercih ediliyordu.

Yük Teraziye Ağır Gelince

İş taşınmaz noktaya gelince durum değişti.

Yapılan işin adalet dağıtma olmadığı anlaşıldı.

Devlet içinde temizliğin kaçınılmaz olduğunu görenler, meğer onların yerine geçmenin planlarını çoktan yapmışlar.

Adil yargılamanın yerine intikam almayı koymuşlar.

Toplumu birleştirmesi, demokrasiyi güçlendirmesi gereken yargılama süreci tam tersi işlev görmüş.

Toplum bölünmüş, birbirine düşman kamplar oluşturulmuş, demokrasinin yerini ise keyfilik almış.

Oysa Ergenekon davalarının görülmesinin amacı toplumu bölen, birbirine düşman eden, çatıştıran unsurların tasfiye edilmesiydi.

Ortaya tam da o çetelerin arzu ettiği bir tablo çıktı.

Paralel Yapının Ergenekon’un bir değişik versiyonu olduğu çıkan bu sonuç ile bir kez daha doğrulanmış oluyor.

Olağandışı Uygulama Olağandışı Gücü Büyüttü

Hayatımıza olağan uygulamalar dışında ne girdisi ise bize kolaylık değil zorluk getirdiğini görüyoruz.

Olağandışı uygulamayı var eden sebep her ne ise, olağanüstü uygulamadan sonra her defasında daha çok güçlendi.

DGM’ler vardı...

Devlet Güvenlik Mahkemeleri kurulduktan sonra devleti koruyamadı... Tersi devletin üst yapı tarafından ele geçirilmesini hızlandırdı.

Devlet adeta Ergenekon benzeri yapılara bırakıldı.

Terörle Mücadele Mahkemeleri kuruldu.

Terör azalmadı, tam tersi artış gösterdi.

Özel Yetkili Mahkemeler kuruldu.

Devlet içine yerleşmiş Ergenekon vari örgütleri yargılasın diye.

Sonuç ne oldu?

Ergenekon tipi örgütleri yargılayamadı; bir sürü mağdur yarattı.

Daha önemlisi Devlet içinde Paralel Yapı’nın kurulmasını, tüm yargı ve emniyet sistemini ele geçirmesini sağladı.

Sıkıyönetim ve olağanüstü Hal uygulamalarının ne getirdiğini tartışmaya bile gerek yok.

Demokrasi getirmediklerini biliyoruz.

Olağanlaşma Zamanı

Bunca mücadelenin sonunda bir şey öğrendik.

Olağanüstü bir durumdan yeni bir olağanüstü uygulama ile çıkmak mümkün değil.

Olağanüstü yapılardan kurtulmanın bir tek yolu var...

Olağan bir duruma geçmek. Hayatın normal işleyişine dönmek.

Şimdi yargıda o yapılmak isteniyor.

Özel Yetkili Mahkemeler, Terör Mahkemeleri tümüyle kaldırılacak...

İkili yargı uygulamasından çıkılacak.

Tek bir yargı sistemi uygulanacak.

Hiç kimseye ayrıcalık tanınmayacak.

İhtisaslaşmanın önü açılacak.

Bu yapılabilirse şayet...

Sabah uyandığımızda kaybettiğimiz bir şey olmadığını göreceğiz.

Yaşanan krizi fırsata dönüştürebiliriz.

Hiç mi maliyeti olmayacak?

O maliyeti artan döviz kurları, yükseltilen faiz uygulamaları ile ödedik; ödüyoruz.

Esasen ekonominin de üretime dayanmadığını, tüketim üzerine dönen bir çarkın sahibi olduğumuzu bir kez daha öğrendik.

Üretmeden tüketirsen her zaman bedel ödersin.

O bedeli ödedik; ödüyoruz.

Yazarın Önceki Yazıları
Suriye için Türkiye, barış masası; ABD, askeri üs kuruyor 23.01.2017“FETÖ tu kaka” deyip ümidini Trump’a bağlayanlar! 20.01.2017İslam Ordusu’na ilk davet Irak’tan geldi 18.01.2017Altı ay sonra masaya davet edilen ABD 16.01.2017Ya referandum ya seçim! Neden üçüncü yol değil? 13.01.2017Hiç olmazsa Filistin’e bir Büyükelçi atayalım 11.01.2017Meğer Ortadoğu’yu “bataklık” yapan ABD imiş 09.01.2017Büyükelçiliğin koyduğu o fotoğraf savaş ilanı mı? 06.01.2017ABD Reina’da neden imza bıraktı? 04.01.2017Suriye’de ateşkes, Reina’da katliam, Obama’dan gelen ses 02.01.2017Şimdi Erdoğan suçluyor: “DEAŞ’ı siz destekliyorsunuz!” 28.12.2016Millet Türkiye’nin kiminle savaştığını yeni anlıyor 26.12.2016Bu millet El Bab Şehitleri’ni unutmayacak 23.12.2016Suikast Rusya’yı Türkiye’ye yaklaştırdı ABD’yi uzaklaştırdı 21.12.2016Masalar artık “onlar” olmadan kuruluyor 19.12.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.