YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Sabah Neredeydi?
28 Haziran 2013 10:59

Şayet Sabah Gazetesi 1 Haziran 2013 Cumartesi günü şu başlıkla çıksa ne olurdu?

“Gezi Parkı’nda Derin Provokasyon.”

Ya da manşeti şöyle atsaydı:

“Çadırları yakın emrini kim verdi?”

Olaylar bu noktaya gelir miydi?

Gelmezdi.

Bunu yapması gereken Sabah gazetesi o gün birinci sayfasında hangi habere yer verdi?

Çadırların yakılması ve Taksim’de gün boyu ve gecesi yaşanan olaylar hakkında hiçbir haber yoktu Sabah’ın Cumartesi günkü birinci sayfasında.

Sanki öyle bir olay yaşanmamış gibi davrandı Sabah Yazı İşleri Kadrosu.

Sabah’ın bu tavrı “Türkiye’de sansür uygulanıyor” havasını pekiştirdi.

Sosyal medya devreye girdi. Her türlü yalan, kışkırtıcı haber aldı başını gitti.

Bu haberler karşısında Sabah, Star, TV24 gibi iktidara yakın bilinen “yandaş medya” ne yaptı?

Hiçbir şey yapmadılar.

İstanbul Valisi, Büyükşehir Belediye Başkanı 4 gün boyunca nasıl sustu ve konuşmadı ise güya iktidar yanlısı muhafazakar yayın organları da sustu.

Olayların ne olduğunu bize anlatmadı.

Cumartesi gecesi İstanbul’da Başbakanlık Ofisi’nin, Ankara’da Başbakanlık Binası’nın ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Ankara Keçiören’de bulunan evinin basılmak istendiğini bize anlatmadılar.

Ya ne anlattılar?

Onlar da diğerleri gibi Başbakan’ın üslubunun çok sert olduğundan dem vurdular.

Koroya katıldılar.

En lazım olduğu sırada Başbakan Erdoğan’ı savunmadılar.

Tam tersi işi “Canım sen de biraz yumuşayıver, bu kadar sertlik niye” demeye getirdiler.

Öbürleri ile bir olup Başbakan’ın “otoriterliğini” yumuşatmaya çalıştılar.

Oysa o günlerde Türkiye’de bir darbe kalkışması vardı.

Haber10 bunu açıkça yazdı.

“Başbakanlık Ofisi’nden CNN International canlı yayın yapacaktı” diye manşet attı.

Kanal A programlarında ve haber bültenlerinde ısrarla bunun üzerinde durdu.

Onlar duymadı Yeni Şafak duydu.

Yeni Şafak inanılmaz bir refleksle “Başbakanlık Ofisi’ni basacaklardı” dedi.

“Bunun masum ağaç eylemi ile ne ilgisi var” diye yazdı çizdi.

Sonra Başbakan’ın Keçiören’deki evinin basılmak istendiğini ısrarla dile getirdi. İnanmayanlara baskın teşebbüsüne ait görüntüleri izletti.

Olayın Gezi Parkı olmadığı, hedefin doğrudan Başbakan olduğu ayan beyan ortaya çıktıktan sonra Sabah, Star, 24 ne yaptı?

Cılız bir iki yayından başka ses vermedi.

Hala kalkışmanın doğrudan Başbakan’ı hedef aldığını, Ofis, Bina ve Ev basılmak istendiğini okurlarına anlatmadılar.

Darbecilerin Başbakan Erdoğan’a “önümüzde diz çök” dediklerinde sözüm ona yandaş medya neredeydi?

Siz o gazete ve televizyonlarda “Diz çökme dik dur” manşeti gördünüz mü?

Millet hançeresini yırttı, 3 yaşındaki torun öğrendi ama onlar duymadılar, bilmediler.

Tam lazım oldukları sırada sütre gerisine çekildiler “maçı kim kazanacak” diye heyecanla izlemeye başladılar.

Kazanan Başbakan olunca siperlerinden çıkıp bu sefer Milletin elinden zafer bayrağını kapmaya çalıştılar.

İlk gün “Derin Provokasyon” manşetini atamayan medya ne işe yarar?

Yeni Türkiye’nin bir işine yaramaz.

Eski Türkiye’ye yarar mı?

Mesela 28 Şubat’ın medya ve sermaye ayağının yargılanmasını önleyebilir mi?

Öyle zannedenler vardı.

31 Mayıs o hayalin sonu oldu.

Takke düştü, kel göründü.

31 Mayıs, “Derin Provokasyon” manşetini atamayan medyanın da sonu oldu.

İdam fermanlarını başkaları değil kendileri imzaladı.

 

Celal KAZDAĞLI

28 Haziran 2013

Yazarın Önceki Yazıları
“FETÖ tu kaka” deyip ümidini Trump’a bağlayanlar! 20.01.2017İslam Ordusu’na ilk davet Irak’tan geldi 18.01.2017Altı ay sonra masaya davet edilen ABD 16.01.2017Ya referandum ya seçim! Neden üçüncü yol değil? 13.01.2017Hiç olmazsa Filistin’e bir Büyükelçi atayalım 11.01.2017Meğer Ortadoğu’yu “bataklık” yapan ABD imiş 09.01.2017Büyükelçiliğin koyduğu o fotoğraf savaş ilanı mı? 06.01.2017ABD Reina’da neden imza bıraktı? 04.01.2017Suriye’de ateşkes, Reina’da katliam, Obama’dan gelen ses 02.01.2017Şimdi Erdoğan suçluyor: “DEAŞ’ı siz destekliyorsunuz!” 28.12.2016Millet Türkiye’nin kiminle savaştığını yeni anlıyor 26.12.2016Bu millet El Bab Şehitleri’ni unutmayacak 23.12.2016Suikast Rusya’yı Türkiye’ye yaklaştırdı ABD’yi uzaklaştırdı 21.12.2016Masalar artık “onlar” olmadan kuruluyor 19.12.2016Sonucu kim belirleyecek: Liderler mi sahadaki örgütler mi? 16.12.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
15:38
 // NAL VE AT
Bu gibi medya ve basın kuruluşlarının misyon ve faaliyetlerini biliyorduk, şimdi çok daha iyi biliyoruz. Bunlar ölmüş atların nallarını söküp, satan fırsatçı guruplardır. Bir de yağmacılar var içinde; bir felaket olsa da, herkes ölse de parsa bize kalsa düşünce ve temennisinde olanlar... Asıl tehlikeli olanları da vardır ki, sürekli bir hıyanet ve bozgunculuk peşindedirler. Bu son gurup, diğer guruplarıda avlayıp, tüm ülkeye sahip olma peşindedir. Bitmedi; altın vuruşu yapan asıl hainler, takiyyeci münafık guruplardırki, bunları daha henüz bilmiyoruz. Asıl tehlikeli olanda budur....
28 Haziran 2013 15:38