YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Rusya; Türkiye için bir Yenikapı açar mı?
10 Ağustos 2016 15:40

Recep Tayyip Erdoğan için, Cumhurbaşkanı seçilişinin yıldönümünde, Rusya dönüşü görkemli bir kutlamaya dönüştü. 15 Temmuz’la birlikte ABD ve Batı’nın Türkiye’ye kapılarını kapattığı bir sırada Putin’in, St. Petesburg’ta Rus Çarı Deli Petro’nun yaptırdığı Sarayın kapılarını Erdoğan için ardına kadar açması önemli bir jestti.

Batı, Putin’in bu jestini kendisine dönük bir tavır olarak gördü. İngiliz Financial Times gazetesi başyazısında “Putin, Türkiye ve NATO’yu birbirine düşürmek istiyor” diye yazdı.

BÖLGESEL DENGELER DEĞİŞİR Mİ?

Rusya ve Türkiye açısından görüşmelerin kolay tarafı ticari ve ekonomi kısmıydı. İki taraf, akıllıca, üzerinde kolay ilerlenebilen konuları öncelikle görüştü. Kamuoyunun önüne eski ilişkileri hatırlatan bir tablo ile çıktı.

Türkiye Rusya’dan enerji almayı taahhüt ettiği, Türk Akımı Projesi’ne evet dediği ölçüde diğer ilişkilerin önünün açık olduğu bir kez daha görüldü.

Asıl problem bölgesel ve siyasi konular. Kafkaslar ve Suriye temel iki başlık olarak önümüzde duruyor.

ABD ve AB’yi tedirgin eden asıl şey de bu:

Şayet iki ülke isterse bölgesel dengeleri tamamen değiştirme potansiyeline sahipler. 

Türkiye, Moskova’nın kılavuzluğunda Avrasya yolunda ne kadar seyahat edebilir?

Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev 5 Ağustos’ta, yani zirveden dört gün önce Ankara’daydı. “Türkiye’nin Şanghay İşbirliği Teşkilatı içinde olmasını destekliyoruz” açıklamasında bulundu. 

Bu açıklamayı bir çağrı olarak kabul edebiliriz.

Erdoğan’ın ziyaretinden bir gün önce Putin Bakü’deydi. Rusya-Azerbaycan ve İran yeni bir işbirliği başlattı. O üçlünün dördüncüsünün Ankara olduğunu tahmin zor olmasa gerek.

Dağlık Karabağ meselesinde bir çözüme doğru gidildiği anlaşılıyor. 

İzvestiya gazetesi daha ileriye giderek “Rusya Türkiye’ye askeri anlaşma önerecek” diye yazmıştı.

Türkiye NATO üyesi iken Rusya’nın önereceği askeri anlaşma, kapsadığı alan her ne olursa olsun, ABD ve AB’yi ürkütmeye yeter.

SURİYE: İLİŞKİNİN PÜF NOKTASI

Türkiye ile Rusya neden kriz yaşadı? Suriye konusunda karşı karşıya geldikleri için.

Suriye çözülmeden Ankara ve Moskova’nın yan yana durması mümkün mü?

Hayır.

İki ülke Suriye konusunda bir ortak nokta yakalayabilirse, işte o zaman bölgesel dengeleri tamamen değiştirebilirler.

ABD ve AB’yi Ortadoğu’dan sürüp çıkarabilirler.

İki ülke bunu yapabilir mi?

Suriye konusunu ayrı bir toplantıda ele almaları, askerler, istihbaratçılar ve diplomatlardan oluşan teknik bir komitenin halen St. Petesburg’ta çalışıyor olması ümit verici. En azından üzerinde çalıştıklarını görüyoruz.

Unutmayalım, Rusya ABD ile aniden gizli bir anlaşma yaptığı için Rusya’da Esad adına savaşa girdi. IŞİD’e değil Türkiye’nin desteklediği Türkmenlere ve Suriye muhalefetine saldırdı.

Putin o dönem Türkiye’nin karşısında ABD ve Esat adına savaştı.

Geldiğimiz noktada Rusya, ABD tarafından Suriye’de kullanıldığını, itiraf etmese de, anlamış görünüyor.

Putin’in bu kadar istekli olmasının bir nedeni de ABD tarafından aldatılmış olduğunu görmesi, Türkiye’nin önemini anlamış olmasıdır.

O UÇAĞI DÜŞÜRMEYEN TÜRKİYE’NİN İTİBARI OLUR MUYDU?

Türkiye Rusya’nın o uçağını düşürmeseydi, bugün Putin ile Erdoğan böyle bir zirveyi gerçekleştiremezlerdi.

Uçak düşürülmesini FETÖ’nün üzerine atarak viraj almak Türkiye’ye yakışmaz.

Türkiye kendi çıkarını korumasa bugün saygın bir devlet olmazdı. Rus uçağı ısrarla ve defalarca sınırı ihlal edecek; gidip Türkmenleri vuracak! Buna sessiz kalınamazdı. Türkiye; doğru olanı yaptı.

“Efendim onlar FETÖ’cü pilotlar” denilerek başka gerekçe aramanın alemi yok. Uçakların kalktığı Balıkesir Üs Komutanı tutuklu, Rus uçağını düşüren iki pilotun FETÖ’cü ve tutuklu olduğu söyleniyor. 

Bunlar işi FETÖ’cülerin yaptığını göstermez. O bir devlet kararıydı. Uygulandı.

Hadi bizimkiler FETÖ’cüydü Türkiye’yi oyuna getirdi diyelim, uyarılara rağmen defalarca ve ısrarla Türk sınırını ihlal eden Rus pilotları da mı FETÖ’cüydü?

Hakkını koruyana, onuruna sahip çıkana, ülkesinin çıkarını savunana tarih hep saygıyla anmıştır.

Hakkını koruyan, onurlu insanlar ve ülkeler için her daim açılan bir Yenikapı olur.
    

Yazarın Önceki Yazıları
Trump sonrası Türkiye bölgede kimin yanında duruyor? 21.06.2017“Yürüyüş” Kemal Kılıçdaroğlu için bir jübile mi? 19.06.2017Karşı karşıya gelen değil; yan yana duran Türkiye, kazanır! 16.06.201768 Kuşağından kalan yegane devrimci; Devlet Bahçeli 14.06.20173 yıl önce bugün, DEAŞ’ın işgal ettiği Musul’dan geriye ne kaldı 12.06.2017ABD’ye ilk darbeyi İran, ikincisini Katar Emir’i vurdu 09.06.2017ABD’nin hedefi: İslam Dünyası’nı bölmek! 07.06.2017Yine de Oyunu bozacak tek ülke Türkiye 05.06.2017İnsanın aklını kemiren o korkunç şüphe 02.06.2017AK Parti MHP konusunda bir tercihe mi zorlanıyor 31.05.2017Silahı var, petrolü var, dayısı var... Devlet olmak için eksiği ne? 29.05.2017Türkiye-AB “İlişkiye” bir şans daha veriyor... 26.05.2017Tartışılan konu: FETÖ’nün siyasi ayağı! 24.05.2017Başarmak için Erdoğan’ın önünde hiç bir engel yok 22.05.2017Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 98. yılında Türkiye 19.05.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.