YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Paralel Yapıyı “Tasfiye” ne demek?
17 Nisan 2014 16:42

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan “inlerine gireceğiz” dedi.

Ne demek inlerine girmek?

Ya da soruyu söyle soralım:

Paralel Yapı nasıl tasfiye edilir?

17 Aralık bize Devlet içinde yeni bir yapının var olduğunu gösterdi. Dışarıdan talimat alan, dışarısı için çalışan bu örgüt, Türkiye’de muhafazakar bir kılığa bürünmüş, dini yapı içinde kendini saklamış.

Günü gelince uykularından uyandırılan hücreler harekete geçti, devleti ele geçirmek istedi, milli iradeyi hiçe saydı.

Gülen Grubu olarak bilinen bu yapı eski yapının ne kadar unsuru var ise onlarla birlikte hareket ederek son hamlesini yaptı.

Ergenekon tipi örgütlenmenin yeni ve üst versiyonu ile karşı karşıyayız.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın mücadelede yalnız kaldığı biliniyor. Bazı bakanların mücadeleye yeterince destek vermediğini kendisi söylüyor.

Türkiye böyle bir tabloda Cumhurbaşkanlığı Seçimi’ne gidiyor.

Paralel Yapı Türkiye’nin Kırılma Noktasıdır

Bundan böyle Türkiye’nin hangi istikamette gideceği Paralel Yapı’ya karşı verilen mücadeleye göre belli olacak.

Tıpkı 1 Mart Tezkeresi’nde olduğu gibi...

2003 yılının 1 Mart Tezkeresi’nde Türkiye büyük bir sınav verdi.

ABD Ordusu’nun Türkiye’den geçerek Irak’ı işgaline TBMM kabul etmedi.

Deniz Baykal CHP Genel Başkanı olarak Meclis’in bu direnişine adeta liderlik etti.

Türkiye o karar ile ABD’ye meydan okudu ve İslam dünyası ile buluştu.

Ankara bölgenin doğal lideri kabul edildi.

Türkiye Meclis’in o kararı ile yeni bir yola girdi.

Şimdi ikinci bir sınav veriliyor.

Paralel Yapı’ya karşı vereceğimiz mücadele Türkiye’nin bundan sonraki istikametini belirleyecek.

Tasfiye Aynı Zamanda İnşa Demektir

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “inlerine gireceğiz” ahdi bir tasfiye hareketidir.

Tasfiye demek Paralel Yapı unsurlarının Devlet’ten, siyasetten, medyadan, iş aleminden ve zihin dünyasından çıkarılıp atılması demektir.

Casusluk yapan, hainlik yapan, illegal örgüt kuran elbette cezasını bulacak.

Asıl önemli olan örgütün dumura uğratılması, bir daha çalışamaz hale getirilmesidir.

Peki bu nasıl olacak?

3-5 kişiyi hapse atarak Paralel Yapı ile mücadele etmiş olacak mıyız?

Hayır.

Önümüzde Ergenekon örneği var.

Yüzlerce insan hapiste yargılandı, cezalar aldı. Ergenekon yenildi mi?

Tam tersi karşımıza yeni mağduriyetler çıkardı.

Cezalandırmak, yargılamak mücadelenin tek yöntemi olamaz.

Olmadığını gördük.

Çare; eskiyi yıkarken yeniyi inşa etmektir.

Sen Ergenekon’un karşısında nasıl bir düzen kuruyorsun?

Önemli olan bu sorunun cevabıdır.

Paralel Yapı ile mücadele eski düzenin tasfiyesidir.

Tasfiye ettiğin şeyin yerine yenisini koyacaksın. Koyamazsan tasfiye edemezsin.

 Paralel Yapı ile mücadele Yeni Türkiye’nin inşası demektir.

Yeni Türkiye’yi kuramaz isen Paralel Yapı’yı tasfiye edemezsin “inlerine giremezsin.”

Yeni Türkiye’nin inşası tek başına Recep Tayyip Erdoğan’ın işi değildir.

O görev hepimizindir.

1 Mart Tezkeresi’ni Meclis’te ret eden ruh ve işbirliği ne ise Yeni Türkiye’yi kuracak olan ruh ve işbirliği odur.

 

Celal KAZDAĞLI

       

Yazarın Önceki Yazıları
İslam Ordusu’na ilk davet Irak’tan geldi 18.01.2017Altı ay sonra masaya davet edilen ABD 16.01.2017Ya referandum ya seçim! Neden üçüncü yol değil? 13.01.2017Hiç olmazsa Filistin’e bir Büyükelçi atayalım 11.01.2017Meğer Ortadoğu’yu “bataklık” yapan ABD imiş 09.01.2017Büyükelçiliğin koyduğu o fotoğraf savaş ilanı mı? 06.01.2017ABD Reina’da neden imza bıraktı? 04.01.2017Suriye’de ateşkes, Reina’da katliam, Obama’dan gelen ses 02.01.2017Şimdi Erdoğan suçluyor: “DEAŞ’ı siz destekliyorsunuz!” 28.12.2016Millet Türkiye’nin kiminle savaştığını yeni anlıyor 26.12.2016Bu millet El Bab Şehitleri’ni unutmayacak 23.12.2016Suikast Rusya’yı Türkiye’ye yaklaştırdı ABD’yi uzaklaştırdı 21.12.2016Masalar artık “onlar” olmadan kuruluyor 19.12.2016Sonucu kim belirleyecek: Liderler mi sahadaki örgütler mi? 16.12.2016Ne güzel bir slogan: “Ordu Halep’e!..” 14.12.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
20:23
 // TAŞLARI ÜSTTEN ALMAK
Bir diktörtgen kovuk düşünün ve o kovuğun altında yandan bir gedik var. O kovuğun içine üst üste taşlar yığılmış. Hükümet, elini gediğe sokup her bir taş çıkardığında, yerine yer çekiminin de etkisiyle otomatik olarak yeni bir taş geliyor. Her bir taş çıkarıldığında, üstten düşen taş, hükümetin elini yaralıyor. Halbuki; hükümet, taşları gedikte görünen en dipteki taşı değil de, en üsttekini alsa, zaiyat (ekonomik ve siyasal zaiyat) vermeyecek. Olayın anlaşılması için, bu şekilde karikatürize ettim ki anlaşılsın....
17 Nisan 2014 20:23