25 Ocak 2017 Çarşamba
  • Altın147,005
  • BIST84.208
  • Dolar3,7769
  • Euro4,0596
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,7314
  • İstanbul6 °C
  • Ankara-3 °C
  • İzmir7 °C
  • Konya-3 °C
  • Adana12 °C
  • Antalya9 °C
  • Diyarbakır1 °C
  • Bursa4 °C
  • Kayseri-1 °C
  • Kocaeli3 °C
  • Şanlıurfa3 °C
  • Gaziantep5 °C
  • İçel13 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Paralel Yapı İle İlk Mücadele Eden Adam
07 Mart 2014 09:21

Hürriyet “Montaj değilmiş” diye manşet atmış. Başbakan Erdoğan’ı bu manşet ile köşeye sıkıştıracağını düşünüyor.

“İşte” demeye çalışıyor “itiraf etti, konuşan benim dedi” diyor.

Bunu yargıya müdahale, mahkemeyi etkileme olarak görüyor.

Yargının kontrol altında tutulduğunu, bir gücün eski zamanlarda istediği kararı çıkarttığını unutuyor.

 Paralel Yapı’nın yargıyı hangi noktaya getirdiğinden hiç söz etmiyor.

Mahkemeyi etkilemeyi bırakın, sahte delil, sahte tanık ile yıllardır adamlar mahkum edildi bu ülkede, olmayan örgütler icat edildi.

Çetin Emeç’in, Uğur Mumcu’nun katilleri bulunmasın diye acaba o mahkemeleri kimler etki altına aldı?

Hürriyet hiç bu soruları merak etti mi?

Sadullah Ergin’in Adalet Bakanı olarak çok günahı var. Adalet Bakanlığı’nda ne olup bittiğinin farkına bile varmamış. Paralel Yapı ile hiç mücadele etmemiş, adeta her yeri onlara ikram etmiş.

 Hürriyet buna hiç itiraz etmiyor, yargıyı bu etkiden, bu yapıdan kurtarmak için mücadele eden Başbakan’ı mahkemeyi etkilemekle suçluyor.

Bakan Uyumuş Komutan Mücadele Etmiş

Adalet Bakanı kendi alanında ne olduğunu fark etmemiş. HSYK’yı adeta eliyle teslim etmiş.

Paralel Yapı’nın ilerleyişi karşısında uyumuş.

Oysa o dönem uyumayan birileri varmış.

Dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Paralel Yapı’ya karşı mücadele eden ilk isim olarak bugün karşımıza çıkıyor.

O’nun mücadelesi Kara Kuvvetleri Komutanı iken başladı.

Paralel Yapı’nın bütün hedefi, Ergenekon ve Balyoz tipi darbe soruşturma ve yargılamalarını bahane ederek Türk Silahlı Kuvvetleri’nin içine sızmaktı.

hüseyin Kıvrıkoğlu-Hilmi Özkök-İlker Başbuğ çizgisi hem Ergenekon tipi örgütlenmeleri ve darbe girişimlerini bertaraf etti hem de o boşluğu ustalıkla doldurmak isteyenlerin Ordu’ya sızmasını önledi.

İlker Başbuğ Paralel Yapı’nın TSK’ya sızmasını önlediği, Cemaat’in Ordu’da örgütlenmesine ilk tokadı vurduğu için hedef seçildi.

İlker Başbuğ 14 Nisan 2009’da cemaatin ekonomik güç elde ederek sosyo-politik yaşamı biçimlendirmek istediğine dikkat çekti.

Paralel Yapı’nın devleti ele geçirmek istediğini ilk o zaman ilan etti.

2007-2009 Kritik Yıllar

Paralel Yapı’nın Ordu’ya karşı en kritik hamlesini 2007 yılında yaptığı anlaşılıyor.

2007 yılında Erzincan’da Savcı İlhan Cihaner’in başlattığı soruşturma Kayseri’de 3 astsubay, 5 sivil üzerinden Cemaate ve ışık evlerine yönelince birden davanın şekli değişti.

Paralel Yapı, kendi ürettikleri suç dosyalarını TSK içinde bilgisayara yükleyerek bir komplo düzenlemek istemişlerdi. O sayede Ordu’da büyük bir tasfiye gerçekleştireceklerdi.

2007’de başlayan bu süreci fark eden ve karşı mücadeleyi başlatan isim Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ idi.

Başbuğ o mücadeleyi “bizim için çok kritik bir yıldı” dediği 2009’da kazandı.

İlker Başbuğ’un Paralel Yapı’ya en büyük şamarı, 2009’un son günü, Kozmik Oda’nın aranma kararını vermesi ile attı.

Karşılığında kendisini hapiste buldu. Devlet, Meclis ve siyaset Paralel Yapı’nın bu hamlesini önleyemedi.

Paralel Yapı 17 aralık 2013’e kadar yükselişini sürdürdü.

Başbuğ 26 ay hapis yattı.

Bugün özgür.

Paralel Yapı en büyük darbeyi bugün aldı.

Yazarın Önceki Yazıları
Suriye için Türkiye, barış masası; ABD, askeri üs kuruyor 23.01.2017“FETÖ tu kaka” deyip ümidini Trump’a bağlayanlar! 20.01.2017İslam Ordusu’na ilk davet Irak’tan geldi 18.01.2017Altı ay sonra masaya davet edilen ABD 16.01.2017Ya referandum ya seçim! Neden üçüncü yol değil? 13.01.2017Hiç olmazsa Filistin’e bir Büyükelçi atayalım 11.01.2017Meğer Ortadoğu’yu “bataklık” yapan ABD imiş 09.01.2017Büyükelçiliğin koyduğu o fotoğraf savaş ilanı mı? 06.01.2017ABD Reina’da neden imza bıraktı? 04.01.2017Suriye’de ateşkes, Reina’da katliam, Obama’dan gelen ses 02.01.2017Şimdi Erdoğan suçluyor: “DEAŞ’ı siz destekliyorsunuz!” 28.12.2016Millet Türkiye’nin kiminle savaştığını yeni anlıyor 26.12.2016Bu millet El Bab Şehitleri’ni unutmayacak 23.12.2016Suikast Rusya’yı Türkiye’ye yaklaştırdı ABD’yi uzaklaştırdı 21.12.2016Masalar artık “onlar” olmadan kuruluyor 19.12.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
12:49
 // ŞERİAT MI, ERDOĞAN MI?
U dönüşleri yaşanan bir devre girdik. Bugün aynı tonda; Ertuğrul Özkök ve İlker Başbuğ, biz bazı konularda yanlış yapmışız dediler. Bu U dönüşleri V dönüşü oldu, şu sıralar.
ÇAĞDAŞ LAİKLERİN V DÖNÜŞÜ
Bugün samimi bir anket yapılsa, laik ve kemalistlere; ''şeriat mı, Erdoğan mı? Diye bir soru sorulsa, ''Erdoğan gitsin de, isterse şeriat gelsin'' diyeceklerin oranı yüzde 70'i bulur herhalde. Çünkü bu rejim, demokrasiyi kaldıramıyor. Totaliter ve oligarşik yapı DNA larına kodlanmış bunların. Şeriat derken de, asrı saadet şeriatından bahsetmiyorum. Bugünkü, suud ve İran modeli şeriat, kemalistlerin içten içe, istedikleri bir yönetim şeklidir. Paralel yapının önündeki tek güç; Recep Tayyip Erdoğan'dır. Baksanıza, Erdoğansız bir şeriat'a bile razılar....
07 Mart 2014 12:49