YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
“Özal’ın Zehirlenerek Öldürülmesi Suçuna İştirak Ettiniz”
03 Nisan 2013 11:10

“Zehirlenme iddiası fos çıktı” deyip medya dosyayı çoktan kapatmıştı.

“19 yıllık şehir efsanesi çöktü” diyenler, 20 yılın dolmasını iple çekmeye başlamışlardı.

“Özal Dosyası zaman aşımından kapanacak” diye pek sevinmişlerdi.

Olmadı. Sevinçleri kursaklarında kaldı.

Dosyanın kapanmasına 17 gün kala 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın dosyası 10 yıl daha uzadı.

Turgut Özal’ın mezarı açılıp Adli Tıp’ta incelendikten sonra savcılığa gönderilen rapordan sonra ne denmişti?

“Zehir var ama zehirlenme yok!”

“Hele acele etmeyin biraz bekleyin” demeye bile fırsat vermeden “tamam artık bu deli saçması iddialardan vazgeçin” diye bir de zılgıt çekmişlerdi.

Özal soruşturmasını yürüten Ankara Cumhuriyet Savcısı Kemal Çetin Hurşit Tolon’u şüpheli sıfatıyla sorguladı.

20 yılın dolmasına 17 gün kala, dosyanın açık kalmasını sağladı.

Halen 28 Şubat davasından tutuklu olan Hurşit Tolon Turgut Özal’ın öldüğü tarihte Ankara Mamak’ta 28. Mekanize Piyade Tugay Komutanı olarak görev yapıyordu.

Savcı Kemal Çetin 4 saat süreyle Hurşit Tolon’u sorguladı.

Ama asıl sorgulama, talimat ile İstanbul’da gerçekleşti.

Emekli Tuğgeneral Levent Ersöz Ergenekon davasının tutuklu sanıklarından. Tedavi gördüğü için Çapa Tıp Fakültesi’nde yatıyor.

Savcı Kemal Çetin Levent Ersöz’ün talimatla ifadesini Hastane’de aldı. Savcı’nın gerekçesi çok önemli; işin boyutunu ortaya koyuyor:

"8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın zehirlenmek suretiyle öldürülmesi suçuna iştirak ettiğiniz sonucuna varılmıştır. Bu suçlama ile ilgili ifade veriniz."

Savcı’nın bu gerekçesi birkaç ay önce dosyayı kapatan medya için tam anlamıyla sürpriz oldu.

Savcı dosyayı kapatmamış, elde ettiği deliller üzerinden Özal’ın zehirlenerek öldürüldüğü gibi bir sonuca ulaşmış, şüpheli gördüğü isimleri de sorgulamaya başlamıştı.

Savcı, Cumhurbaşkanı Özal’ın organize bir şekilde işlenen bir cinayete kurban gittiği yönünde kuvvetli şüpheye sahip bulunuyor. Şimdi o şüpheyi delillerle ispatlamaya çalışıyor.

Savcı’nın geldiği bu nokta çok önemlidir.

Turgut Özal’ın zehirlendiği mahkeme tarafından ortaya çıkarıldığı an Türkiye’de yaşadığımız olaylara bambaşka bir açıdan bakmak zorunda kalacağız.

28 Şubat darbe sürecinin başlangıcı 1993 yılıdır.

Uğur Mumcu suikastı ile başlayan, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis’in öldürülmesi, 33 askerin katledilmesi, Özal’ın zehirlenmesi, Sivas katliamı birbiriyle bağlantılı olaylardır.

Tam da PKK’nın silahsızlandırılıp, bir barış döneminin başlayacağı zamanda oldu bütün bu işler.

Türkiye o tarihten bu yana 20 yıl kaybetti.

Onca kan aktı.

Niçin?

Birileri rahat etsin, kasasını doldursun diye.

Kim o birileri?

Kendi içinde organize olan, tecrübeli, devlet imkanlarını istediği gibi kullanan, iş dünyasını yönlendiren, medyayı kontrol eden bir güç olmadan bu kadar cinayet gerçekleştirilebilir, bir ülkenin Cumhurbaşkanı öldürülebilir mi?

İstanbul’da sürdürülen Ergenekon Davası var. Orada organize bir suç örgütü aranıyor; devlet içine yerleşmiş, devletin imkanlarını kendi amaçları doğrultusunda kullanan bir yapı sorgulanıyor.

Turgut Özal’ı zehirleyerek öldürenleri arayan Savcı, esasen Ergenekon suç örgütünden de büyük, onu da kullanan bir başka yapının peşine düşmüş görünüyor.

Askerlere de, iş dünyasına da, medyaya da emir verebilen bu üst yapıyı ortaya çıkarmayı amaçladığı anlaşılıyor.

28 Şubat Savcısının yapmaya çalıştığı da bundan başka bir şey değil.

O yüzden bu iki dava açılmasın diye kıyametleri koparıyorlar.

Her şey İstanbul’da görülen dava ile kapansın, iş askerlerin omzuna yüklensin; bu dosya da kapanıp gitsin istiyorlar.

Olmuyor.

İnadına dosya açık kalıyor.

 

Celal KAZDAĞLI

03 Nisan 2013

Yazarın Önceki Yazıları
Pentagon ve CIA’ye verilen sınırsız operasyon izni 24.03.2017Terör koridorunu açamayanlar 100 binlik ordu kuruyor! 22.03.2017ABD durmuyor... Cami bombalıyor, YPG’ye helikopter veriyor 20.03.2017İki fotoğraf: Masada üç Komutan... Arabada bir Bakan 17.03.2017Türkiye elindeki “etkili silahı” ne zaman kullanmalı? 15.03.2017Osmanlı; Doğu’da kazanmadan Batı’da sefere çıkmazdı 13.03.2017Barzani ve Rojava Peşmergesinin önü açılıyor 10.03.2017Almanya ABD’nin yerine ne zaman Ankara’ya düşman oldu? 08.03.2017Erdoğan’ın Almanya tepkisine Bahçeli’den gelen destek 06.03.2017ABD askeri PKK/YPG için ölür zannedenler! 03.03.2017Menbiç’te “Hendek Kazan” 500 ABD Askeri 01.03.2017Mehmetçik El Bab’a girdi ABD her yere silah yığdı 27.02.2017AK Parti’nin “evet” sloganı “Geleceğe cüret et” 24.02.2017ABD Rusya’yı sarıyor, İsrail Suriye’yi vuruyor, PYD ilerliyor 22.02.2017Türkiye yola nasıl devam edecek? Batı mı, bölge ülkeleri mi? 20.02.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.