YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Oyun Değiştiren Hamle
17 Mayıs 2013 10:06

“Türkiye büyük oynuyor” diye yazdı Financial Times; tam da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ABD yolundayken. Gazete “Çözüm Süreci”ni, Ankara’nın oyun değiştiren bir hamlesi olarak görüyor.

Batının oyun kurucuları, bugüne kadar Türkiye’nin üzerinde ölümcül bir tehdit olarak kullandıkları PKK’nın zararsız hale dönüştürülmesini hayret ve şaşkınlık içinde izliyorlar. O yetmezmiş gibi Kürt siyasal hareketinin Ankara’ya eklemlenmesi ezberlerinin tümden bozulmasına yol açıyor.

Kürt ve Türk’ün enerjisinin buluşmasından çekiniyorlar. Türklerle Kürtlerin yeni bir ittifaka doğru gitmekte olmaları şaşırtıyor onları.

Doğrudur. Ankara’nın bu adımı gerçekten bölgede oyun değiştirecek bir hamledir.

Ama asıl hamle Türkler ile Arapların ittifakıdır. Hiç şüphe yok ki Reyhanlı’da patlayan iki bomba o ittifakı önlemeye yönelikti. ABD Başkanı Barack Obama’ya gönderilen bir selamdı.

“Türk-Arap ittifakı olmayacak” mesajıydı bu.

Etkisi oldu mu? Hayır. Hiçbir işe yaramadığı görüldü.

Obama gönderilen mesaja değil, Erdoğan’a itibar ettiğini gösterdi.

Başbakan Erdoğan’ın ABD ziyareti bölgenin asıl oyuncusunun Türkiye olduğunun ilanıdır.

Gün boyu masada görüşülen Suriye filan değildi. Bölgenin tümü ele alındı.

Azerbaycan, Ermenistan, İran, Irak, Suriye, Ürdün, Filistin, İsrail, Mısır, Cezayir, Libya, Tunus ve Kıbrıs tek tek ele alındı ve bu ülkelerin gelecekleri konuşuldu.

Sadece ülkeler değil, bölgenin ekonomisi, ticareti ve enerji kaynakları elden geçirildi.

ABD ve Türkiye yanlarına Rusya’yı alarak bölgenin geleceğini planlama konusunda bir noktaya gelmiş görünüyorlar.

Bu işbirliğine göre İran, İsrail başta olmak üzere küçük ülkelerin tümü masanın dışında bırakılıyor.

Çin, bu oyunda kaybeden ülke oluyor. Rusya’nın Çin’den uzaklaşması ABD ve Türkiye ile birlikte hareket etmesi Çin için ölümcül bir darbedir.

Avrupa ise büyük oranda oyun dışına itilmiş, pasifleştirilmiş görünüyor. Yine de masaya en yakın bir noktada duruyor. Ancak eskisi gibi söz hakkına sahip değiller.

“Çözüm Süreci” ile Kürt ittifakını kuran Türkiye için bu oyunda ilk adım Irak petrolleri konusunda atıldı. Irak Kürdistan’ı ile birlikte nihayet petrol üzerinde söz sahibi olan bir Ankara ortaya çıkıyor.

Bu Osmanlı İmparatorluğu’nun tasfiyesinden sonra Türkler ve Kürtlerin ilk kez elde ettikleri bir imkan olacak.

Enerji üzerinde sağlanan bu hakimiyetin Türkiye’yi kısa zaman içinde bölge ekonomisini sevk ve idare eder bir noktaya taşımasına kesin gözle bakılıyor.

Bunun anlamı Kafkaslardan aşağıya kadar bölgenin tüm enerji kaynaklarının Batı’ya pazarlanması, taşınması, güvenliği Türkiye’nin uhdesine geçiyor demektir.

Suriye konusunda Türkiye’nin ortaya koyduğu “Esed ve Baas olmaksızın çözüm” iradesi kabul görmüş bulunuyor.

Reyhanlı saldırısı Türkiye’yi Suriye’ye davetti. Ankara o daveti reddetti.

Reyhanlı saldırısı üzerinden Türkiye’nin Suriye politikasını eleştirmek istiyorlar bu yolla Ankara’yı köşeye sıkıştıracaklarını sanıyorlardı. Erdoğan-Davutoğlu ikilisinin geri adım atmasını bekleyenler yanıldı.

Türkiye’nin Cenevre’ye evet demesi bir politika değişikliği değil, Rusya ve Çin’i işin içine sokma isteğidir. Bugüne kadar Suriye konusunda izlediği politikanın kabul görmesidir.

Gazze ve Filistin konusunda Türkiye çizdiği yolda ilerlemeye devam ediyor. Başbakan’ın “Batı Şeria’ya da gideceğim” demesi ABD’nin isteği değil, Ankara’nın başından beri izlediği politikanın devamıdır.

Ankara Hamas ile El Fetih’i buluşturma, birleşik Filistin’i inşa etme konusunda başından beri aynı politikayı izliyor. Gazze ziyareti Filistin’i bölmek için değil, birleştirmek için planlanmıştı.

Bu gezide Recep Tayyip Erdoğan, Barack Obama, John Keryy, Ahmet Davutoğlu ve Hakan Fidan, bölgenin geleceğini konuşan isimler olarak öne çıktı.

TSK adına geziye Savunma Bakanı’nın katılmış olması, ilişkinin askerler üzerinden sivil siyasete kaydığının bir işareti olarak kayda geçti.

Bu ziyaret Türkiye’nin yalnızca 100 yıllık oyunu bozan bir hamle yapmakla kalmadığını, aynı zamanda gelecek 100 yılı planlayan bir oyuncu olduğunu da göstermiş oldu.

 

Celal KAZDAĞLI

17 Mayıs 2013

Yazarın Önceki Yazıları
İslam Ordusu’na ilk davet Irak’tan geldi 18.01.2017Altı ay sonra masaya davet edilen ABD 16.01.2017Ya referandum ya seçim! Neden üçüncü yol değil? 13.01.2017Hiç olmazsa Filistin’e bir Büyükelçi atayalım 11.01.2017Meğer Ortadoğu’yu “bataklık” yapan ABD imiş 09.01.2017Büyükelçiliğin koyduğu o fotoğraf savaş ilanı mı? 06.01.2017ABD Reina’da neden imza bıraktı? 04.01.2017Suriye’de ateşkes, Reina’da katliam, Obama’dan gelen ses 02.01.2017Şimdi Erdoğan suçluyor: “DEAŞ’ı siz destekliyorsunuz!” 28.12.2016Millet Türkiye’nin kiminle savaştığını yeni anlıyor 26.12.2016Bu millet El Bab Şehitleri’ni unutmayacak 23.12.2016Suikast Rusya’yı Türkiye’ye yaklaştırdı ABD’yi uzaklaştırdı 21.12.2016Masalar artık “onlar” olmadan kuruluyor 19.12.2016Sonucu kim belirleyecek: Liderler mi sahadaki örgütler mi? 16.12.2016Ne güzel bir slogan: “Ordu Halep’e!..” 14.12.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.